Bu haber kez okundu.

Esaretten kurtuluşun 40. yılı
Cumhurbaşkanı Eroğlu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’ndaki törende yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile diğer konukları selamlayarak “hoş geldiniz” dedi.  Cumhurbaşkanı Eroğlu, Ramazan ayı içinde olunduğuna işaret ederek, Kıbrıs Türkü’nün dinine, milletine, inancına ve kimliğine sahip çıkarak, nefsini dizginleyerek, egemenliğine birlik içinde sarılarak, Anavatan Türkiye’ye güvenerek 20 Temmuz’a eriştiğini söyledi. “Eğer nefsimizi dizginlemeyi bilmesek, şahsi çıkarlarımızın peşine düşseydik özgürlüğümüzü, kişiliğimizi yitirecek büyük olasılıkla canımızdan da olacaktık” diyen Eroğlu, dünyada savaşların sona ermesini, barış ve huzur içinde bir dünya diledi. Filistin’de akan kanın mutlaka durması, Filistin sorununun mutlaka Filistinlilerin hak ve hukuku gözetilerek barışçı bir sonuca bağlanması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Burada hemen belirtmeliyim ki Filistin meselesi Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamında neden ısrar ettiğinin en açık göstergelerinden biridir” diye konuştu. 

Bugün bizim yeniden doğuş günümüz 

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Bugün bizim yeniden doğuş günümüz. Bugün bizim coşku günümüz. Barış ve Özgürlük Bayramımız” diyerek, 40 yıl önce Anavatan Türkiye tarafından gerçekleştirilen Barış Harekatı’yla Kıbrıs Türk halkının toplu mezarlara gömülmekten, esaretten kurtulduğunu hatırlattı. 
İstiklal Marşı’nı ruhunda yaşatan, Kurtuluş Savaşı’nı örnek alan, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gitmeyi şiar edinen Mücahitle-Mehmetçik’in barış, insan hakları ve demokrasi için el-ele verdiğini ve Kıbrıs’ta bir destan yazdığını kaydeden Cumhurbaşkanı Eroğlu, 20 Temmuz olmasaydı EOKA-B ve Yunan Cuntası tarafından ilan edilen Kıbrıs Elen Devleti’nin Yunanistan’la birlikte Ada’yı her şeyi ile Yunanlaştıracağını belirtti. “Tabii ki biz direnecektik ama sonumuz büyük olasılıkla Taşkent’te, Muratağa, Atlılar, Sandallar’daki şehit kardeşlerimiz gibi olacaktı. O yüzden kim ne derse desin, gerçek değişmeyecektir” diyen Eroğlu, “20 Temmuz bizim için Barış ve Özgürlük Bayramı’dır, öyle olmaya, öyle kutlanmaya devam edecektir. Dolayısı ile coşalım, gurur duyalım” dedi. 

Milli dava olduğunu unutmadan barış yolunda sabırla yürümek 

Yapılması gerekenin Kıbrıs konusunun “milli bir dava“, yani Türkiye ve KKTC’yi birlikte ilgilendiren bir mesele olduğunu asla unutmadan ve barış yolundan ayrılmadan sabırla yola devam etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs meselesinin 1950’li yıllardan bu yana geçirdiği evrelerin, nereden nereye geldiklerinin canlı tanığı olduğuna işaret etti. 
Nereden nereye gelindiğini yaşadığını, gördüğünü vurgulayan Eroğlu, barışın, özgürlüğün, insan yaşamının kıymetini iyi bildiğini; samimi olarak Kıbrıs’ta bir antlaşma istediğini ve arkadaşlarıyla birlikte buna gayret gösterdiğini söyledi. 
“Bunun aksini iddia edenler haksızlık yapıyor, ya beni tanımıyorlar ya da siyasi istismar peşindedirler” diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, barış ve anlaşma istemesinin, Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu, Anavatan Türkiye’nin hassasiyetlerini, Kıbrıs’la ilgili özel konumunu bir tarafa atacağı anlamına gelmediğini kaydetti. 

Ortak açıklama çerçevesinde bir antlaşmaya varız 

Eroğlu şöyle konuştu: “Kıbrıs’ta var olan gerçeklere dayalı, 11 Şubat 2014 liderler ortak açıklaması çerçevesinde bir antlaşmaya varız, ama 1974 öncesine dönüşe yol açabilecek taleplere asla olur diyemeyiz. Görüşmelerdeki gizlilik ilkesine uyarak ayrıntıya girmekten kaçınacağım, ama bu tarihi günde, Rum tarafının neden geçmişteki yakınlaşmaları reddetmekte olduğunun herkesçe sorgulanmasını istiyorum. Bu sorgulama yapıldığında görülecektir ki zamana oynuyorlar, antlaşma niyetleri yoktur, bizi uzlaşmaz göstermek peşindedirler. Aynı şekilde neden bir yol haritasına ‘evet’ demiyorlar iyice düşünülmelidir. ANKA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100