15 Mart 2007 Perşembe 00:00
525 Okunma
Kadın olmanın ?ızdırap' olduğu ülke: Nijer
Dünyanın en fakir ülkesi. Açlık ve susuzluğun pençesi altındaki Nijer'de, yanlış doğum uygulamalarından dolayı fistül hastalığına yakalanan 200 bin kadın için Türkiye'den bir el uzanıyor ~|~







Orta Afrika ülkelerinden 12 milyon nüfuslu Nijer son yıllarda yaşadığı kuraklık ve çekirge istilasının ardından dünya kamuoyunun gündemine geldi. 1960 yılına kadar Fransa'nın sömürgesi ve nüfusunun çoğunluğu Müslüman, topraklarının yüzde 88'i ise çöl olan ülkede, nüfusun üçte biri açlık tehlikesiyle karşıya karşıya bulunuyor. Yetersiz beslenen yaklaşık bir milyon çocuktan 150 bininin geçen yıl öldüğü Nijer'de, halen 280 bin çocuğun da ölümle burun buruna geldiği belirtiliyor.

Hayat çok kısa
Bebek ölüm oranının binde 257, ortalama yaşam süresinin ise 39 olduğu ülkede, kadın olmanın diğer bir adı bu ülkedeki kadınlar tarafından "ızdırap" olarak adlandırılıyor.
Bebek yaşta ölmeyen 4 çocuktan 3'ü olarak yaşamlarını devam ettirme şansı yakalayan çocuklardan kız olanların çilesi 6 yaşlarında başlıyor. Nüfusunun yüzde 15'i şehirlerde, yüzde 85'i ise kırsal kesimde yaşayan Nijer'de, kadın 6 yaşına gelince evinin yükünü sırtlamaya başlıyor. Sırtına bağladığı küçük kardeşiyle birlikte kırsalda tarlalarda çalışmaya başlayan minik kız çocukları, şehirlerde ise ellerine aldıkları tabakları yemek artıklarıyla doldurmak için hayat kavgası veriyor.

Artıklarla besleniyorlar
Ülkenin başkenti Niamey sokaklarında binlerce 6?9 yaş arasındaki kız çocuğu, sırtlarına bağladıkları kardeşleriyle lokantaların önlerinde bekliyor. Minik kız çocukları, sırtlarına bağladıkları kardeşleriyle açık alandaki lokantalarda yemek yiyenlerin geride bıraktıkları artıkları almak ve evlerine götürmek için mücadele veriyor.
Ülkede bedava iş gücü olarak da görülen kadın, evinin işini görüyor, ısınma ve yemek yapmada kullanmak için ağaç topluyor, tarlada çalışıyor, çocuk bakıyor ve hayatın bütün yükünü sırtına alarak kocasına ve ailesine hizmet ediyor.

Ülkede, kadının hayatın tüm yükünü sırtına alması ise yine anlam ifade etmiyor Nijer'de... Çünkü kadının bu yaşamı da kocasının iki dudağı arasında... Evlenmenin 30 avro gibi düşük fiyata mal olduğu ülkede, evin erkeği ikinci, üçüncü, hatta dördüncü evliliğini yapabiliyor. Kadın, kocasının bu evliliklerine itiraz etme şansına sahip değil. Eğer erkek, beşinci kez evlenmek istiyorsa, eşlerinden birini boşayarak, sokağa terk ediyor. Nijer'de kocası tarafından terk edilen ve ailelerinin de bakmadığı çok sayıda kadın sokaklarda açlıktan ölmemek için mücadele ediyor.
Nijer genelinde okuma yazma bilen yüzde 13 oranındayken, bu durum kadınlarda yüzde 6'lara kadar düşüyor.

Sadece 200 doktor var
Ülke genelinde 200 doktorun bulunduğu ve bu doktorlardan sadece 4'ünün kadın doğum uzmanı olduğu Nijer'de, doğumların yüzde 85'i kırsal kesimde ilkel koşullarda gerçekleştiriliyor. Yanlış ve zorla doğum sırasında mesaneyle hazne arasında yırtık oluşması sonucu kadınlar fistül (idrar kaçırma) hastalığına yakalanıyor.
Bu ülkede, fistül hastalığına yakalanan kadının yaşamı ise ölümden daha beter hale geliyor... Fistül hastalığına yakalanan kadın, kocası tarafından çocuğuyla birlikte sokağa terk ediliyor. Sokağa terk edilen fistül hastası kadınlara aileleri de sahip çıkmıyor. Yine bu kadınlar koktukları için toplum tarafından da dışlanarak yalnızlığa terk ediliyorlar. Çoğu şehirlerin dışında, ağaçların altında gündüzleri çocuklarıyla vakit geçiren bu kadınlar, geceleri ise çöplerden topladıkları yiyeceklerle hayatta kalmanın mücadelesini veriyorlar.

Nijer Sağlık Bakanlığı yetkilileri, 12 milyon nüfuslu ülkede 200 binin üzerinde fistül hastası kadının bulunduğunu ve bu kadınların ameliyat edilip sağlıklarına kavuşturulması için proje hazırladıklarını belirtiyorlar.
Fistül hastalığından basit bir ameliyatla kurtulmanın mümkün olduğu belirtilirken, ülkedeki doktor azlığı ile halkın fakirliği bu ameliyatın masraflarını karşılamaya engel oluyor. Parası olan kadınlar ise hastane önlerinde aylarca "belki sıra bir gün bize gelir" umuduyla aylarca bekliyorlar. Ancak hasta sayısının fazla olması, doktor sayısının ise az olması, parası olan fistüllü kadınlara "umuttan" başka bir şey vermiyor. Ülkede "ölüm öncesi çekilen azap" olarak adlandırılan ve toplumda yalnız kalan fistül hastası kadınlar, gelişmiş ülkelerden destek bekliyor.

Türkiye'den yardım eli uzanıyor
Nijer'deki bu dramı öğrenen Türkiye'deki insanı yardım kuruluşları, ülke genelinde sadece 4 kadın doktor uzmanının bulunduğu Nijer'e yardım elini uzatıyor. Yeryüzü Doktorları Derneği (Worldwide) Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. İhsan Karaman, geçen yıl Nijer'de yaşanan kuraklık ve salgın hastalıkların ardından Türkiye'deki gönüllü doktorlarla burada sağlık hizmeti sunduklarını bildirdi. Nijer'de bu sırada yaptıkları çalışmalarda fistül hastalığının yoğun olarak yaşandığını tespit ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Karaman, ayrıca bu kadınların eşleri ve toplum tarafından dışlanmalarından ise çok etkilendiklerini kaydetti.
Doç. Dr. Karaman, Nijer'de 200 binin üzerinde fistül hastası kadın bulunduğunu ve bu kadınların ölüme terk edildiklerini belirterek, "Ülkede yeterli doktor bulunmaması ve maddi imkanın olmaması kadınların bu hastalıktan kurtulmalarını mümkün kılmıyor. Bu nedenle bu kadınlara el atmak için proje hazırladık" dedi. Doç. Dr. Karaman, hazırladıkları projeyi Deniz Feneri Derneği, Nijer Sağlık Bakanlığı ve Nijer'de bulunan kadın kuruluşu Dimol'le birlikte yürüteceklerini bildirdi.

Protokol imzalandı

Nijer Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile Doç Dr. Karaman, Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Engin Yılmaz ve Dimol kadın kuruluşu temsilcisinin katılımıyla fistül hastalığına yakalanan kadınların tedavisi için protokolün imzalanması başkent Niamey'de gerçekleştirildi. Doç. Dr. Karaman, imza töreninin ardından yaptığı açıklamada, protokol kapsamında, Dimol tarafından ülkedeki fistül hastası kadınların tespit edileceğini ifade etti. Bu kadınların daha sonra öncelik sırasına göre Niamey dışında bulunan Dimol'e ait "Fistül Kurbanı Kadınların Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi"nde bakıma alınacağını belirten Doç. Dr. Karaman, Türkiye'den derneklerinin üyesi gönüllü doktorların ise Nijer'e gelerek bu kadınları hiç ücret almadan ameliyat yapacaklarını bildirdi.

Doç. Dr. Karaman, ameliyat yapılıp sağlıklarına kavuşturulacak kadınların 3 ay boyunca Dimol'e ait rehabilitasyon merkezinde bakımlarının üstlenileceğini ve bu kadınlara meslek öğretileceğini bildirdi.
Sağlığına kavuşan ve meslek öğrenen bu kadınların daha sonra ailelerine teslim edileceğini anlatan Doç. Dr. Karaman, "Daha önce ölüme terk edilen bu kadınları yapacağımız çalışmayla yeniden yaşama döndüreceğiz" dedi.
Doç. Dr. Karaman, projenin yaşama geçebilmesi için Türk halkının desteklerine ihtiyaçları olduğunu ifade etti.

1000 dolar bir hayat kurtaracak
Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Engin Yılmaz ise Yeryüzü Doktorları ile yapacağı bu çalışmada bir kişinin ameliyat ve 3 aylık yeme, içme, barınma ve rehabilite eğitiminin toplam 1000 dolara mal olacağını kaydetti.
Çocuklarıyla birlikte ölüme terk edilen fistül hastası bu kadınları kurtarmak için Türkiye adına çok önemli bir girişimde bulunduklarını vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu: "Bu insanlara insanlık adına sahip çıkmamız lazım. Çünkü yaşamları gerçekten yürek burkuyor. Bizim sevmeye kıyamadığımız çocuklarımız yaşındakiler burada evlendiriliyor. Çocuk yapmaya zorlandıkları için de o küçücük bedenleri buna dayanamıyor. Bu çocuklar fistül hastası olup, çocuklarıyla birlikte yalnızlığa ve ölüme terk ediliyor. Türk halkı, bir kez daha yardım severliğini bu çalışmamıza destek vererek gösterecektir."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100