Bu haber kez okundu.

Küreselleşme kaynağı ABD'nin özellikleri (Dünya hakimiyeti ve terslikler) - I
Amerika'nın ( bütünündeki ) ilk sakinleri, eski yerli halk, Kızılderili'lerdir. Fakat onları Amerikalılar tamamen yok ettiler. Bir kaç yüzyıl tam bir soykırımı uygulandı. Bazı yerlerde, soykırımdan kurtulan az sayıdaki Kızılderililer şu anda numunelik kaldı. Hatta Amerikan tarihine ışık tutmak için, bir nevi korunma altına alındı. Kısacası ABD kurucularının ne kadar demokratik (!) ve ne kadar acımasız olduklarını gösteren tarihi bir belgedir bu kuruluş süresi! Bu tarihi belge ise şu andaki ABD sakinlerinin dedelerinin nasıl bir yapıda olduklarını açıkça göstermektedir!

ABD kurucuları olan beyaz adamların ilk ayak bastığı tarih 1492'dir. Ünlü denizci Vasko de Gama'nın Hindistan'ı aramaya gitmesi dolayısıyla beyaz adamlar oraya varmştır.

İstanbul'un Fethi'nden (1453) yılından sonra, Osmanlı bütün Akdeniz'e tamamen hakim olmuştur. Aynı zamanda Süveyş kanalını da elinde bulunduran Osmanlı İmparatorluğu'nun hakimiyeti batıyı telaşlandırmış, çünkü serbest Hindistan yolları kapanmıştır.

İ~|~lk düşünceleri batıdan yollarına devam ederek sonunda, nasılsa Hindistan'a da varırız şeklindeymiş. Atlantik'teki yolculuk birkaç ay sürmüş. Sonra kara görünmüş ve herkes işte Hindistan'a vardık sanmış.

Daha sonraları ise Amerika'ya adını veren Amerigo Vespuci adındaki bir İtalyan kaşif, oranın yeni bir kıta olduğunu anlamış ve bunu dünyaya ilan etmiş.

Bütün bu olaylar tam Ortaçağ karanlığında husule gelmiştir. Batı ortaçağ karanlığını yaşarken, Osmanlı, dünyanın 1. numaralı gücünü temsil ediyordu. Böylece Osmanlı'nın Akdeniz'e hakimiyeti, Amerikanın bir nevi keşfine sebep olmuştur!

YENİ KITADA YERLİLERLE SAVAŞLAR

Yeni Kıta'nın keşfinden sonra oraya Avrupa'dan yüzyıllarca yeni gelenler olmuştur. Ama Amerika'ya ilk gelenler daha fazla kanun kaçakları ve sürgüne sürülenler olmuştur. İlk tarihlerde, kısacası oraya gönderilenler ve gidenler arasında Avrupa'nın istenmeyen kanun dışı adamları ekseriyeti oluşturuyordu.

Yeni gelen bu beyaz adamlar, oradaki yerli halka, Kızılderililere acımasızca davranarak mallarını, arazilerini, ellerinden zorla alarak, köylerini yakıp yıkarak ve vahşi hayvan avlar gibi her gördüğü yerde öldürerek, hakimiyetlerini temin etmişlerdir. Beyaz adamların bazıları insaflı davranmak istemişse de, bu toprakları paylaşırız dediyse de, diğer canavar ruhluar tarafından sesleri kısılmış ve Kızılderililer'in katliamı devam etmiştir! Ta ki tamamen yok olana kadar.

Bu işgaller daha sonraları daima Kızılderlileri suçlu gösteren meşhur kovboy Hollywood yapımı Western filmlerinde kendini lehlerine işlenmiştir. Şu anda dünya ? haklıları vahşi ve gelişmemiş ? işgalcileri ve zorbaları da gelişmiş, kültürlü ve medeniyetin temsilcisi olarak tanımaktadır.

ABD'DEKİ IRKÇI GELİŞMELER

Tamamen bakir çok büyük yer altı ve yerüstü zenginlikleri olan bu topraklarda kurulan yeni devletler uzun zaman İngiltere hakimiyetinde kalmış, ama bu bölgelerdeki topluluklar zamanla çok güçlenmiş ve İngiltere'den ayrılarak bağımsızlıklarını ilan etmişti.

Fakat kısa süre sonra hızlı gelişen Kuzey devletleri ile toprak ağalarının ve bir nevi feodal sisteme dayanan ve hala köleliği savunan Güney arasında büyük ve tarihi bir savaş başlamış ve bu savaş tabii ki kuzeylilerin galibiyetiyle bitmiştir. Ondan sonra ABD Federe sisteminin ilk tohumları atılmış ve hızlı gelişme başlamıştır. Ama daha uzun yıllar siyah renge, zencilere karşı beyazlar köle muamelesi yapmıştır.

(Not: 1987 yılındaki Dallas Üniversite Hastanesi South?Western Üniversity Center'da bu durumu açıkça gördüm. O tarihte dahi, siyahilere gelişmemiş bir ırk olarak bakıyorlardı.)

ABD'nin ırkçılığı Avrupa'daki Nazileri hiç aratmayacak kadar gelişmiştir. Zaten herşeyi yakıp yıkan, zenci halkına acımasız saldıran ve yok etmek isteyen meşhur "Ku Kluks Klan" yeraltı teşkilatı da devleti uzun zaman meşgul etmiş hatta bugün bile etmektedir.

ABD VE DÜNYA SAVAŞLARI

Gerek 1. gerekse 2. Dünya Savaşları Avrupa'da / Japonya'da ve Rusya'da cereyan etmiş, Amerika ise sadece asker göndererek galibiyetlere katılmıştır. Kısacası yirminci asırda ABD, kendi topraklarında hemen hemen hiç savaş yaşamadı, savaşın kara yüzünü görmedi ve acılarını tatmadı.

Bu psikoloji ise ABD idareci ve vatandaşlarını tam bir "dokunulmaz ülke" vatandaşı yapmıştır. Bu sebeple son 11 Eylül saldırısı, İkiz kulelerin büyük bir gürültüyle yıkılmaları ve binlerce insanın herkesin gözleri önünde perişan olması onları fena çarpmıştır. Şok etmiştir. Rüyalarında dahi göremeyecekleri, adeta bir kurgu filmi gibi olan, saldırı felaketini, canlı olarak yaşadılar.

Bu saldırı onların iç dünyalarını, benliklerini, güvenlerini ve komplekslerini temelinden sarstı! Korku, heyecan, çaresizlik, paranoya seviyesine vardı. Hiç bir yerde emin olamayacaklarını derinliklerinde hissetmeye başladılar. Şu anda ABD bu psikolojiyi yaşadı ve yaşamaktadır. Halen ABD'liler kendi gölgelerinden korkuyorlar. Sİyasetçiler başta Mr. Bush olmak üzere duruma hakim olmak istiyor. Ama başkan büyük gaflar yaptı. Hatta etraftakiler de yapıyor. Bu gafların en büyüğü ise "Crusade" (Adeta İslam'a karşı savaşı) ilan etmesidir. Sonra bütün konuşmalarında böyle düşünmediğini, bu savaşın İslam'a karşı değil, sadece teröre karşı olduğunu defalarca tekrarladı. Hatta camileri ziyaret ederek teröre karşı olduğunu defalarca tekrarladı. Camileri ziyaret ederek hocalarla görüştü beyanatlar verdi. Fakat ABD içinde yabancılara özellikle Müslümanlara karşı potansiyel suçlu olarak bakılmaya başlandı. Bazı yerlerde saldırılar da vuku buldu. Tabii ki İslam ülkelerindeki geniş halk kitlelerinde büyük infialler başladı ve yapılan gösteriler gittikçe şiddetleniyor.

BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ

Amerika'nın coğrafyasında, ABD'nin güneyi Küba adasının kuzeybatısı ve Meksika'nın sahil kısmını, üçgen şeklinde içine alan bir "Bermuda Şeytan Üçgeni" mevcuttur! Bu bölge, kısacası, güvensiz bölge, nedameli saha, olarak bilinmektedir. Bu bölgede denizde güvenli yolculuk pek olmadığını, gemilerin burada kolayca fırtınaya yakalanıp battığını, havadaki uçakların da güvensizliği ortaya sürülmektedir. Uçakların bu bölgeye geldiklerinde kolayca arızalanıp düştükleri iddia edilmektedir.

Büyük bir ihtimalle, son zamanlarda cep telefonları ile ilgili manyetik alan oluşmaları, oranın da yer altındaki bazı alanlarda, böyle bir gücün var olabileceğinden söz edilmektedir. Özellikle ileri teknolojinin bu manyetik alanlardan çok etkileneceği düşünülmektedir. Kazalar olabiliyor! Kısacası ABD'nin ?Teknolojik gücü, bu alanda kısmen etkisiz kalıyor.

Bu üçgene halen ABD bile tam hakimiyet sağlayamamıştır. Küba da bu bölgede ABD'nin bütün itirazlarına ve tehditlerine rağmen tam zıddına giden bir rejim sürdürmektedir.

Devam edecek...

Pr. Dr. Cahit Babuna
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.