23 Mart 2011 Çarşamba 00:00
886 Okunma
Libya'dan sonra sıra kimde?
İsyancılar kazandığında Libya fiili bir bölünme sürecine girecek. Tabi isyancılar yönetimi devraldığında bunun bir teşekkürü olarak Libya halkına ait olan petrol, koalisyon güçlerinin ekonomik kriz içerisindeki ekonomilerine pompalanacak ~|~

Eyüp KABİL - YENİ MESAJ

Son gelişmeler çerçevesinde Libya'ya baktığımızda göze çarpan bazı durumların insanı rahatsız ettiğini farkediyoruz. Öncelikle şunu ifade edelim, Libya'daki olaylar halkın yoksulluk ve işsizlik gibi problemlerinden doğmadı. Kaddafi'nin baskıcı rejiminden bıktıklarını söyleyen bir kısım insanlar ayaklanma başlattılar. Oysaki Libya'da yaşayan halk mutlaka bir kabileye mensup. Kabilenin aldığı karar oradaki vatandaşın kararını doğrudan etkiliyor. Yani Libya'da demokrasiyi uygulamak ne kadar mümkün? Kaldıki isyancılar kazanmış olsa bu sefer Kaddafi yanlıları isyancı durumuna düşecekler. Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında bu kabileleri Kaddafi'ye karşı organize etmek her halde güç olmamıştır.

Krizdeki ekonomilere Libya petrolü
Birleşmiş Milletler aldığı kararda, operasyon çerçevesinde kara saldırısının bulunmadığını açıkladı. Sadece havadan saldırılacak denildi. Kaddafiyi halkını öldürmekle suçlayan Birleşmiş Milletler bu sefer kendisi Libya halkını öldürmeye başladı. Daha şimdiden ölü sayısı 300'e yaklaştı. Aslında koalisyon güçlerinin Libya'yı bölmek ve petrol kuyularını ele geçirmek için bir kara saldırısına ihtiyacı da yok. Çünkü Kaddafi'nin gücünü bombalayarak daha önceden organize ettikleri isyancıları üstün hale getirmeye çalışıyorlar. Sonuçta isyancılar kazandığında Libya fiili bir bölünme sürecine girecek. Tabi isyancılar yönetimi devraldığında bunun bir teşekkürü olarak Libya halkına ait olan petrol koalisyon güçlerinin ekonomik kriz içerisindeki ekonomilerine pompalanacak. Peki Kaddafi petrolü versede bütün bunlar yaşanmasa olmaz mı? Olmaz, çünkü bölünmek şart. Bölünmüş, güçsüz kalmış küçük ülkeler her zaman sömürülebilir.

Haçlı kılıfından kurtuluyorlar
Kaddafi, operasyonu haçlı seferi olarak adlandırdı. Rusya dahi bir Hıristiyan ülkesi olduğu halde operasyonların haçlı seferini çağrıştırdığını belirtti. Oysaki ABD, bir ülkeye saldırmak istediğinde yanına bir takım müslüman ülkeleride alarak haçlı seferi suçlamasından kurtuluyor ve o ülkeye saldırısını kendince meşru bir zemine oturtuyor. Müslüman ülkelerin bu oyunlara ses çıkarmaması ve etkin siyaset üretememeleri müslümanları her an tehlikeyle karşı karşıya bırakıyor. Ara ara bazı ülkelerden cılız sesler çıkıyor ama ne Kaddafi'ye dur diyecek, ne de koalisyon güçlerini durduracak bir toplu ses ve yaptırım gücü çıkmıyor. İslam Konferansı Örgütü bu sesi çıkartabilir. Çıkartmadığı sürecede dünya müslümanlarını çok zor günler bekliyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100