Bu haber kez okundu.

Lübnan'a asker göndermek istemiyorlar

Lübnan'ın güneyinde üslendirilen BM barış gücünün 15 bin askere çıkarılması ve bölgeye 3500 mevcutlu öncü birliklerin gönderilmesi öngörülüyor. New York'taki barış gücüne katılma gönüllüsü devletler buluşmasında 3500 rakamına ulaşmak güçlükle mümkün olabildi

~|~



Birleşmiş Milletler'in Lübnan'daki Geçici Barış Gücü (UNIFIL), 1978 yılında görevlendirildiğinde ilk mavi berelilerin Lübnan'a sevki üç gün sürmüştü. 4 500 kişilik barış gücünün mevcudu daha sonra 8 bine çıkarılmıştı. Bugün ise sekiz ülkeden sadece 2 bin asker Lübnan'da görev yapıyor.

BM Güvenlik Konseyi bu sayıyı yeterli bulmadı ve bir hafta önce Lübnan hükümetine devlet otoritesinin ülkenin güneyinde hakim kılınmasına yardımcı olmak için, 15 bin hükümet askerine ilaveten 15 bin de barış gücü askerinin görevlendirilmesinin öngörüldüğü 1701 sayılı kararı aldı.

Fransa çarketti
Aradan bir hafta geçtikten sonra, gönüllülüğün yerinde yeller esmeye başladı. Öncelikle Fransa büyük hayal kırıklığı yarattı. Güvenlik Konseyi görüşmelerinde, 2000 asker vereceğini söyleyen Fransa bu sayıyı aniden 200'e indirdi. İtalya da çark eden ülkelerden. Almanya muharip göndermeyeceğini, sadece donanma, lojistik ve sınır kontrolü gibi görevlerle yetineceğini duyurdu.

Her ülkenin bir gerekçesi var
Almanya'nın çekimser tavrı Alman?Yahudi tarihiyle ilgili nedenlere dayanıyor. Diğer Avrupa devletlerinin geri adım atmalarının ise somut askeri gerekçeleri var. Paris ve Roma yönetimleri, yeni UNIFIL'in yetki ve işlevleri konusunda tam bilgi sahibi olmak istiyorlar. Barış gücü sadece saldırı durumunda kendini savunma ve kontrol faaliyetleriyle yetinirse eski UNIFIL'den daha başarılı olamaz. Hizbullah gibi silahlı grupları kuvvet zoruyla silahsızlandırılması isteniyorsa, o zaman barış gücüne sağlam ve geniş yetki verilmesi gerekir.

Barış gücünün Hizbullah'tan silahlarını alması gerçekten isteniyor mu? Böyle bir durumda çatışma çıkacağı kesin. Barış gücüne katılması söz konusu olan devletler de askerlerinin canını tehlikeye atmak istemeyeceklerdir. İsrail ise Huzbullah'ı silahlandırmayı denedi ancak bu yolda ağır bir hezimete uğradı. İsrail vahşetine karşı bir varlık gösteremeyen Lübnan ordusunun bunu başaracağı hatta Hizbullah'ı silahsızlandırmak isteyeceği kuşkulu.

Lübnan barış gücünde çok sayıda asker kaybeden Fransa kararlı operasyonların çok pahalıya mal olabileceğini çok iyi biliyor.
Ateşkesi sağlayan son Güvenlik Konseyi kararının itici gücü Avrupa devletleri olmuştu. Avrupa'nın karar için bu kadar ısrar ettikten sonra BM'yi yolda bırakması dikkat çekiyor. Hele barış gücü görevi için aralarında Türkiye'nin de yer aldığı İslam ülkelerine bol bol davetiye gönderdikleri düşünülürse. Başta Endonezya olmak üzere İslam ülkeleri derhal barış gücüne katılmaya hazır olduklarını duyurmuşlar, ama onların tarafsız olmadıklarına kanaat getirilmişti.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100