Bu haber kez okundu.

Problemler ancak Meclis’te çözülür
RECEP BAHAR / ANALİZ
Asya ile Afrika kıtalarının kesişme noktasında, dünyanın en önemli geçiş noktası Süveyş Kanalı’nın üstünde yer alan Mısır’da, Genelkurmay Başkanı Abdulfettah es-Sisi önceki gece bir açıklamayla anayasayı askıya alarak, parlamentoyu feshederek, Cumhurbaşkanı Mursi’yi görevinden uzaklaştırarak yönetime el koydu. ABD Başkanı Obama ve Avrupa Birliği ülkelerinin ilgili kurumları yaptıkları açıklamalarda ‘yeni yönetimi tanımadıkları’nı dile getirmediler. Bu durum Batı dünyasının darbeyi desteklediği şeklinde yorumlanıyor. Türkiye’de ise AKP iktidarı darbeyi eleştirse de, yeni yönetimi ‘tanımadığı’nı belirtmedi. Başta Suudi Arabistan olmak üzere çok sayıda ülkenin ordunun atadığı geçici Cumhurbaşkanı Mahmud Adli’yi arayarak tebrik etti. 

Darbeye giden yol 

Mısır’da geçen ay yapılan bir anket, darbeye giden yolda önemli ipuçları vermişti. Ankete göre, Mısırlıların yüzde 64’ü Mursi yönetiminin beklediklerinden daha kötü bir performans ortaya koyduğunu ifade etmişlerdi. Halkın yüzde 73’ü Mursi’nin ‘sağlıklı, tutarlı ve iyi kararlar’ veremediğini vurgulamışlardı. Söz konusu anketin de ortaya koyduğu gibi, doktorasını ABD’de yapan Muhammed Mursi’nin başarısız olduğu ülkesinde ev dünyada her kesimce kabul ediliyor. Bu durum Müslüman Kardeşler’in hele hele Mısır gibi ekonomik ve sosyal sorunları devasa olan bir ülkeyi yönetecek beceriye sahip olmadığını da gözler önüne seriyor. Peki, Mursi’nin bir yıllık iktidarı döneminde ne oldu da canını ortaya koyup Mübarek’i devirerek demokrasiye geçiş yapmak isteyen Mısır halkını, askeri darbeyi kutlar hale getirdi? Nitekim önce gece Tahrir Meydanı’nda yaşananlar ‘askeri darbe’nin havai fişekler fırlatarak kutlanmasından başka bir muhteva taşımıyordu. Darbeyi kutlayanlar, darbeye karşı çıkanlardan fazlaydı. Öyle ki ülkenin ikinci partisi olan, Şeriat’ın eksiksiz uygulanmasını isteyen Nur Partisi de darbecilere destek verdi. Aralık 2011 ve Ocak 2012 genel seçimlerle Mayıs ve Haziran 2012’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarına bakıldığında Mısır halkının en az yüzde 70’inin son tahlilde askeri darbe yanlısı ortaya çıkıyor. Mursi’nin partisi Özgürlük ve Adalet Partisi dışındaki tüm öne çıkan siyasi partiler darbeye destek verdi? Peki, Mursi ne yaptı da halkı bu kadar kendinden uzaklaştırdı. 

‘Tek adamlık hedefi’ Mursi’yi bitirdi

İşte darbeye götüren icraatlardan bazıları: 
* Parlamenter denetimin yokluğunda iktidar iplerini tümüyle ele geçirmek istedi. Nitekim geçen yıl Kasım ayında kararlarını yargı denetimi dışında bırakan kararnameyi yürürlüğe koyduğunda kitlesel protestolarla karşılaştı. Mursi bu çıkışından geri adım atmak zorunda kaldı. 30 Haziran’da başlayan İsyan (Temerrüd) hareketine katılanlar özellikle ‘özgürlük’ kavramını öne çıkardı. 

Kıptiler Mursi’ye karşı 

* Hıristiyan azınlıklara yönelik saldırılar: Bu yıl Nisan ayında Müslüman kardeşler ile Hıristiyan Kıptiler arasında çatışmalar çıkmıştı. Nitekim son olaylara gelen süreçte 2 Temmuz’da Mısır Kiliseler Konseyi Genel Sekreteri Papaz Bişuvi Hilmi, ordunun ülkedeki krize siyasi çözüm bulunması için 48 saat süre tanıyan açıklamasını, “ülkesine duyduğu derin sevgisini yansıtan harika bir açıklama” şeklinde değerlendirmişti. Avrupa’daki Kıpti Kuruluşları Birliği Başkanı Midhat Kıladi de, ordunun açıklamasını ‘mükemmel’ olarak nitelendirmişti. ‘Sınır Tanımayan Kıptiler’ hareketinden yapılan yazılı açıklamada da şu ifadelere yer verilmişti: “Mısır ordusunu takdir ediyoruz. Ordunun, İhvan yanlısı iktidar karşısında halkın yanında yer alması, halk ve ordu arasında yeni bir sayfanın açılmasına vesile olacaktır.”   
Yerli sermaye de uçup gitti
* Ülkeden sermaye ve yatırım kaçışı: Mursi düzeni ve güvenliği sağlayamadığı için ülkeden yüksek miktarda sermaye çıkışı oldu. Yerli yatırımcıların yatırım şevki istikrarsızlık nedeniyle kırıldı. Bu ortamda yabancı sermaye de gelmedi. Yatırım olmayınca işsizlik oranı artış göstererek yüzde 14 seviyesine çıktı. Sanayi üretimi ise Nisan ayında binde 5 oranında azaldı. Nisan ayı sonu itibariyle dış ticaret açığı ise 35.2 milyar dolara ulaştı. Bütçe açığı yüzde 12.9 oldu. Son bir yılda 1 dolar 6.06 Mısır Lirası’ndan 7.02’ye yükseldi. Mısır Lirası yüzde 15 nispetinde değer yitirdi. 

Akaryakıt bulunamıyorsa...

* Akaryakıt kıtlığı ve elektrik kesintileri kendini göstermeye başladı. Türkiye’de 1980 öncesinde temel sorunlardan biri akaryakıt kıtlığı idi. 
* Mısır devrim öncesinde turizmden yılda 11 milyar dolar gelir sağlıyordu. Askeri yönetim sonrasında iş başına gelen Mursi, düzeni sağlayamadığından turizm gelirleri düşmeye devam etti. Bu durum çok sayıda Mısırlının işsiz kalmasına yol açtı.  
* Mursi’nin ekibinin Mısır’ı ‘ülke bizimdir’ edasıyla ‘küstahça’ yönettiği yaygın olarak iddia edildi. 

En büyük sorun modelsizlik

Mısır’da cumhurbaşkanlığı makamının yanı sıra parlamento çoğunluğunu elinde bulunduran Müslüman Kardeşler, ülkenin devasa sorunlarını çözecek bir model ortaya koyamadı. Gerçi bu dünkü analizimizde ortaya koyduğumuz gibi dünyanı sorunu. Tutarlı bir model ortaya konmayınca işsizlik, sanayileşme, yatırım, tarım, madencilik gibi temel alanlarda iyileşme sağlanamadı. Müslüman Kardeşler böyleyken, muhalefet de farklı değil. Ülkede seçim kazanabilecek partiler için somut fikirleri olan bulunmuyor. Askerler de çözüm üretmekten çok uzak, nitekim Şubat 2011 - Haziran 2012 döneminde yetersizliklerini ortaya koydular. Mursi, ekonomi politikalarında AKP’den destek aldı ancak Türkiye’de uygulanan ekonomi modeli ise 2001 tarihli Kemal Derviş’in IMF modelinden başkası değil. 

ABD darbenin neresinde

Mısır’da önceki akşam askeri darbeye imza atan ordunun ABD ile öteden beri sıkı bağları bulunuyor. ABD, İsrail’in ardından en büyük askeri yardımı Mısır’a yapıyor. Genel kural: Kritik pozisyonda olan İslam ülkelerinde ABD onayı olmadan askeri darbe olmaz. Genelkurmay Başkanı İssi, Mursi tarafından atansa da neticede ABD’de eğitim almış bir general ve ABD’ye bağlı. ABD, Mısır ordusuna her yıl 1.3 milyar dolar karşılıksız destek veriyor. Mursi, ABD’nin İsrail ile anlaşmanın devamı ve Süveyş Kanalı’nın açık olması gibi çıkarlarına hilaf bir adım atmadı. Suriye’de Beşar Esad’ın devrilmesi için Tayyip kadar olmasa da yoğun olarak çalışıyordu. Geçtiğimiz hafta ABD Savunma Bakanı’nın Mısır Genelkurmay Başkanı ile görüşmesi de ‘darbenin geleceği’ açısından önemli bir sinyaldi.  

Ordu her daim etkin

Modern Mısır devletinin kurulduğu 1952 yılından bu yana ordu, Mısır’da etkin role sahip. Ordu, 29 yıl boyunca ülkeyi otoriter bir şekilde yöneten Mübarek’in arkasındaki güçtü ancak Mübarek devrildiğinde protestocuların koruyucusu oldu. Tahrir Meydanı’ndaki göstericiler, kendilerine müdahale eden polise karşı ordu güçlerine sığınmışlardı. Göstericilere bu yakınlık orduya geçici hükümet kurma imkânı tanıdı. Nitekim Mısır’ın 4. Cumhurbaşkanı olan eski Genelkurmay Başkanı Tantavi, Mübarek’in düştüğü 11 Şubat 2011 günü devlet başkanlığı koltuğuna oturarak, bu görevi 30 Haziran 2012’de Mursi’ye devrettiği güne kadar sürdürdü.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100