21 Ağustos 2017 Pazartesi 16:21
544 Okunma
Savaşın faturası çok ağır olacak
Kuzey Kore ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında bir süredir devam eden ve özellikle son bir ayda tırmanan gerilim, dünya kamuoyunda bir nükleer savaş endişesine neden oldu. Nükleer silahlara sahip Kuzey Kore’nin ABD ve Güney Kore’ye karşı meydan okuyucu tavrı, birbiri ardına gerçekleştirdiği füze denemeleri ve karşılıklı tehditler, bu son krizin sıcak çatışmaya dönüşme riskini artırdı.

Kaygıların, önceki krizlere kıyasla daha yüksek olmasının en önemli nedenlerinden birinin, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in, Kuzey Kore’ye gösterilen “stratejik sabır döneminin” sona erdiğini açıklamış olduğunu iddia etmek mümkün. Nitekim ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford 14-17 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirdiği Çin ziyaretinin son gününde Kuzey Kore'ye askeri müdahalenin "korkunç" olacağı ancak ihtimaller arasında yer aldığı şeklinde bir açıklama yaptı.

Dunford’dan kısa süre sonra da Savunma Bakanı Jim Mattis, Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye ya da ABD’ya yapacağı bir saldırının ciddi askeri sonuçları olacağını, bu ülkeye karşı askeri seçeneklerin masada olduğunu söyledi.

Bu açıklamaların, Kuzey Kore’nin, ABD üslerinin bulunduğu stratejik öneme sahip Pasifik’teki Guam Adası’na füze saldırısı tehdidinden geri adım atmasından sonra gelmesi dikkat çekici.

Ateşkes bıçak sırtında

1950 yılında patlak veren Kore Savaşı 1953 yılında fiilen sona erdi. Ancak hassas bir ateşkes anlaşması ile devam eden süreç, sık sık kriz ve sınırlı ölçekli çatışmalara sahne oldu.

Şimdiye kadarki krizlerde görüldü ki Kuzey Kore, “brinkmanship” olarak adlandırılan, gerilimi çatışma eşiğine kadar tırmandırma politikasına sıkça başvuruyor. Bunda en önemli etken kuşkusuz, bu ülkenin sahip olduğu, başta nükleer silahlar olmak üzere ateş gücü. Pyongyang, nükleer silahlara ilaveten yoğun bir ateş gücü ve asimetrik tehdit unsurları ile Güney Kore ve ABD üzerinde caydırıcılık sağlamaya çalışmakta. Ülkenin, “Songun” olarak adlandırılan stratejisi uyarınca, orduya tüm ülke yönetimi ve kaynakların harcanmasında birinci derecede öncelik verilmekte.

Bu kapsamda da özellikle nükleer teknoloji, topçu, roket ve füze sistemlerine yoğun yatırım yapılmakta. Her ne kadar ordunun sahip olduğu teknolojik seviye ve etkinliği konusunda ciddi şüpheler olsa da Kuzey Kore’nin olası bir çatışmada Güney Kore’ye askeri ve ekonomik anlamda ciddi kayıplar verdirmesi mümkün.

60 yaşına kadar herkes asker

Resmî adı “Kore Halk Ordusu” (KHO) olan Kuzey Kore Silahlı Kuvvetleri’nin toplam personel mevcudu 1.2 milyon civarında. Buna ilaveten 5.5-6 milyon mevcutlu “İşçi Köylü Kızıl Muhafızlar” adlı milis gücü de bulunuyor.

Dolayısıyla, yaklaşık 25 milyon nüfusa sahip ülkenin dörtte birinden fazlası silah altında. Zorunlu askerlik süresi kara kuvvetleri için 5-12 yıl, deniz kuvvetleri için 5-10 yıl, hava kuvvetleri için de 3-4 yıl.

Askerlik hizmetinden sonra 40 yaşına kadar her yıl askeri eğitim alınıyor, 40 yaşından 60 yaşına kadar da milis kuvveti mensubu olunuyor. Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nün (IISS) 2016 verilerine göre KHO kara kuvvetlerinin envanterinde 3 bin 500’den fazla ana muharebe tankı ile 560’dan fazla hafif tank ile 2 bin 500’den fazla zırhlı personel taşıyıcı araç bulunuyor.

Kara ordusunun ateş gücünün belkemiğini 16 binden fazla çekili ve kundağı motorlu obüs ve havan teşkil ediyor. Topçu gücünün en önemli unsurlarından biri, “Koksan” adlı 170 mm çapında namluya sahip kundağı motorlu obüs. Bu obüsün azami menzilinin, kullanılan mühimmat tipine bağlı olarak 40 ila 60 km olduğu değerlendiriliyor.

Bu obüs, İran-Irak Savaşı sırasında İran tarafından da kullanılmıştı. Tank ve zırhlı araç filosu büyük ölçüde Rus ve Çin menşeli, 1960’lı yılların teknolojisine sahip araçlardan oluşmakta. Envanterdeki en modern tank, geliştirilmesine 1990’lı yıllarda başlanan ve ilk kez 2010 yılındaki bir geçit töreninde kamuoyuna gösterilen Pokpung-ho. Bu tanktan yaklaşık 200 adedinin hizmette olduğu değerlendiriliyor. Deniz kuvvetleri, modern anlamda harp gemilerine sahip değil. Hizmetteki üç firkateyn ile 35 civarındaki güdümlü füzeli hücumbot 1970’li yılların teknolojisini içermekte.

Bu muharip filoyu, 300 civarında irili ufaklı karakol teknesi ve küçük hücumbot destekliyor. Ancak deniz kuvvetlerinin en dikkat çeken özelliği, envanterde bulunan 70 civarında mini denizaltılar. Yeni inşa edilmekte olan Sinpo sınıfı dizel elektrik tahrikli denizaltıların ana silahı olarak hizmete girecek. 2 bin ton deplasmana sahip Sinpo sınıfından bir adedinin inşası devam ediyor, toplam altı adet botun hizmete alınacağı değerlendiriliyor.

KHO hava kuvvetlerinin muharip gücünün neredeyse tamamı 1950’li ve 1960’lı yılların teknolojisine sahip uçaklardan oluşuyor. Sovyetler Birliği’nden temin edilen MiG-15, MiG-17, MiG-19, MiG-21 ve MiG-23 tipi avcı uçaklarının, modern harp sahasında Güney Kore ve ABD’ye karşı bir etkinlik gösterebilmesi olası değil. 200’den fazla hafif ve orta sınıf nakliye uçağı ile 300 civarında helikopter bulunuyor.

Roket ve füze gücü caydırıcı

Tüm bu envanter yanında Kuzey Kore’nin caydırıcılığının belkemiğini, roket ve füze gücü teşkil ediyor. 1960’lı yıllardan bu yana balistik füze teknolojisine muazzam kaynaklar ayıran ülkenin, kısa menzilli taktik balistik füzelerden en son denemesi yapılan kıtalar arası balistik füzelere kadar çok geniş bir yelpazede bir envanteri bulunuyor.

Kara kuvvetlerinin hizmetindeki 5 bin’den fazla çok namlulu roket sistemi (ÇNRS) gücünün en güçlü unsuru, ilk kez 2014 yılında görüntülenen KN-09. 300 mm çapında sekiz adet roket taşıyan KN-09 sisteminin etkili menzilinin 180-200 km civarında olduğu değerlendiriliyor.

Bu sistemin öncülü olan M1985 ve M1991 adlı 240mm’lik ÇNRS’lerin etkili menzili ise 60-65 km civarında. Rus yapımı SCUD ve FROG-7 taktik balistik füzelerinin üretimi ile başlayan Kuzey Kore balistik füze programında, en son mayıs ayında deneme atışı yapılan Hwasong 12 füzesi ile 5 bin-6 bin km; temmuz ayında ateşlenen Hwasong 14 füzesi ile de 6 bin-10 bin km arasında bir menzile ulaşılmış durumda. 1998 yılında hizmete giren ve Nodong olarak da bilinen Hwasong-7 füzesi ile tüm yarımada, Kuzey Kore’nin vuruş menziline girmiş bulunuyor.

Savaşı kimin kazanacağı belli değil

Savunma ve havacılık teknolojileri uzmanı Arda Mevlütoğlu'nun analizine göre ABD ve Güney Kore’nin önalıcı (pre-emptive) bir saldırısı durumunda, Kuzey Kore’nin yalnızca nükleer silahları ve uzun menzilli balistik füze kabiliyetini değil, aynı zamanda uzun menzilli topçu ve roket gücü ve komuta-kontrol kabiliyetini de büyük ölçüde bertaraf etmesi gerekmektedir.

Anılan tüm bu unsurların sayısı ve seyyar nitelikte olmaları, tespit, teşhis ve takiplerini de zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla ABD ve Güney Kore’nin, yarımadanın kuzeyinde hedef tespit ve teşhisini çok geniş bir alanda, tam, kesintisiz ve yüksek süratli bir şekilde gerçekleştirebilmesi gerekmektedir.

Bu kabiliyetin korunması, olası bir teyakkuz ya da çatışma sürecinde, barış dönemine göre çok daha zor olacaktır. Kuzey Kore’nin, topyekûn konvansiyonel bir çatışmada ABD-Güney Kore ittifakına karşı üstünlük kurabilmesi neredeyse imkânsızdır.

Ancak asimetri, erim kabiliyeti ve niceliksel üstünlükten dolayı olası bir savaşta Pyongyang’ın hasımlarına bir “Pirus Zaferi” sunması mümkündür. Bu nedenle ABD’nin de Kuzey Kore’ye karşı siber ve elektronik harp başta olmak üzere yeni nesil teknik, taktik ve stratejilerini yoğunlaştırması beklenebilir.

Son Güncelleme: 21.08.2017 16:23
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hamid 2017-08-22 15:55:41

inşAllah Amerikayı zayıflatıcı bizden de uzakta böyle bir savaş çıkar da şu melanet baş şeytan Amerikanın bizde etkileri azalır. Hakkımızda hayırlı bir şeyler olacak bekliyoruz.

Avatar
Erman 2017-08-22 02:52:39

Kuzey kore oltadaki yemdir,kurdun kuzuyu yeme bahanesidir.Elindeki silahlarla hiçbirşey yapamaz.Savaş büyük güçler arasında gerçekleşir.Bu da 3.defa dünyaya mal olur

banner100