16 Nisan 2014 Çarşamba 00:04
783 Okunma
Suriye’den BM’ye şikâyet mektubu

Suriye Dışişleri Bakanlığı başta ABD, Fransa, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye olmak üzere Suriye ve halkına karşı komplolar kuran devletlerin krizin başından beri düşmanlıklarını sürdürmek amacıyla bahane yaratmaya çalışmaları konusunda Birleşmiş Milletler genel sekreteri ve Uluslararası Güvenlik Konseyi başkanına eş iki mektup gönderdi.  SANA’nın bir nüshasını aldığı mektubunda Bakanlık; bu suçlamaların başında 21-08-2013 tarihinde Şam kırsalının Doğu Ğuta Bölgesinde silahlı terör gruplarının işledikleri ve masum halktan onlarca kişinin kurban gittiği katliamın bulunduğunu ifade etti. Bu katliamdan bir yıldan az bir süre geçmesinin ardından arkasında ABD, Türkiye ve söz konusu diğer devletlerin bulunduğunun araştırmalar sonucunda kanıtlarla tespit edildiğine dikkat çeken Bakanlık; aynı devletlerin bu katliama ilaveten 15-03-2013 tarihinde Halep kırsalı Han el Asel Bölgesinde de yine kimyasal silahlarla gerçekleştirilen katliam dâhil Suriye’nin daha birçok yerinde işlenen insanlık dışı katliamların arkasında olduklarının belgelerle kanıtlandığına vurgu yaptı. 

Türkiye suçlamaların hedefinde

 Bakanlık; Türkiye hükümeti ve ABD idaresinin Suriye’deki terör çetelerinin sivil masum insanlara karşı kimyasal kullanmaları arkasında yer aldıkları ve direk ilişkilerinin bulunduğuna dair çıkan araştırma sonuçları ve medya raporlarına dikkat çekti. Türkiye hükümeti ve ABD idaresinin desteği ile Suriye’de kimyasal silah kullanan Nusra Cephesinin Kaide örgütünün bir kolu olmasının yanında Güvenlik Konseyinin terör örgütleri listesinde yer aldığına dikkat çeken Bakanlık; Suriye hükümetine suçlamalarda bulunmanın yanında Nusra cephesinin bu insanlık dışı kimyasal saldırılarına örtü teşkil etmenin yaratacağı büyük tehlikeye vurgu yaptı. Terör çetelerinin Suriye’de daha önce bulundukları ve gelecekte bulunacakları olası kimyasal saldırılardan ABD, İsrail, Suudi Arabistan ve daha başka terör örgütlerinin sorumlu olduklarının altını çizen Bakanlık; Nusra Cephesinin son olarak Hama kırsalının Kefar Zeyta Bölgesinde masum sivil insanlara karşı zehirli gaz kullandığına işaret etti. Mektubunun sonunda Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Suriye Arap Cumhuriyetinin BM ve Güvenlik Konseyine gerekli tüm bilgileri takdim etmesiyle bu gibi terör suçlarını engellemede üstüne düşen misyonu üstlenmesini, Türkiye hükümeti ve sözü geçen diğer devletlerden hesap sormasını talep ettiğini vurguladı.

Türkiye’nin adı Keseb saldırısında da geçiyor

İngiltere’de yayımlanan Daily Telegraph gazetesi “Suriye’deki Ermeni köyü Keseb’i ele geçiren isyancılara Türkiye’nin yardım ettiğini” öne sürüyor. Ruth Sherlock imzalı haberde Suriyeli isyancıların askeri açıdan iyi korunan Türkiye sınırında geçmelerine göz yumulduğu belirtiliyor. Gazete, isminin açıklanmasını istemeyen Suriyeli bir muhalifin açıklamalarını şöyle haberleştiriyor: “Rejime farklı bir taraftan saldırmamız gerekiyordu. Sahil şeridinden tek geçiş Türkiye sınırıydı. Kısaca bu (Türkiye’nin sağladığı yardım) büyük bir yardımdı.” Telegraph gazetesine konuşan Bedros adında bir takma isim kullanan 45 yaşındaki Kesepli bir Ermeni saldırıyı şöyle aktarıyor: “Top ateşi sesleriyle uyandık. Giyinmek için zamanımız yoktu. Eşimi ve çocuklarımı alarak kaçtım. Hiçbir şey almak için zamanımız yoktu. Bazı insanlar gecelikleriyle kaçmak zorunda kaldı.” Gazete, Keseb’in El Nusra gibi El Kaide bağlantılı İslamcı grupların eline gelmesi sonrası 2 bin kişinin kasabayı terk ettiğini yazıyor. 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100