03 Temmuz 2015 Cuma 00:13
839 Okunma
Suriye’den Putin’e övgü
HABER MERKEZİ

Rusya Today Televizyonu’na röportaj veren Suriye Başbakan Yardımcısı Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Velid Muallim, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in terörle mücadele için bölgesel bir ittifakın kurulması ve kendisinin bunun bir mucizeye ihtiyaç duyulduğu yönündeki açıklamalarına ilişkin soruyu cevapladı. Muallim soruya cevabında dört yılı aşkın bir süredir Suriye halkına karşı komplolar kuran, dünyanın 100 ülkesinden terörist toplayıp finanse etmesi, eğitmesi ve silahlarla donatması ardından Suriye’ye girişlerini kolaylaştıran devletlerin terörle mücadele eden devletlere dönüşmelerinin gerçekten bir mucizeye ihtiyacı olduğunu söyledi. Uluslararası Güvenlik Konseyi’nin devletleri terörle mücadeleye zorunlu kılmayı hedefleyen kararlar almasına rağmen kulak asmadıklarını belirten Muallim, söz konusu kararlarda teröre finans, eğitim ve silah sağlanmasını yasakladığının altını çizdi. Muallim bundan dolayı da böyle bir ittifakın sağlanması için mucizeye ihtiyaç duyulduğunu söylediğini açıkladı. Terörün Suriye ve Irak’tan Arap körfez ülkelere intikal etmesi ve son olarak Suudi Arabistan’ın yanı sıra Kuveyt’te meydana gelen bombalı eylemlerin bir uyarı alarmı teşkil ettiğine işaret eden Muallim, Putin’in de politikada öngörüşlü olup bu durumu idrak ettiğine dikkat çekti. Muallim Moskova ile bölgede önemli başkentler arasında yapılan temasların da Putin’in vardığı ve ilan ettiği sonuca yol açtığını söyledi.

Terör sürekli büyüyor
Türkiye konusunda ise Muallim, Türkiye halkının Erdoğan’ın tutum ve politikalarına karşı öfkesine vurgu yaparken, Suriye halkının ise tam tersine Esad’ı desteklediğini ve Suriye’yi güvenli karaya ulaştırmada Esad’ı garantör olarak gördüğünü belirtti. Sözlerine devam eden Muallim, her şeye rağmen söz konusu bu devletlerin ‘Suriye’de Esad gitmeden sükunetin sağlanmasına ya da şiddete son verilmesine hayır’ demelerinin siyasi deneyimden uzak oldukça saçma bir tutum olduğunun altını çizdi. Söz konusu bu devletlerin finanse ettikleri ve destekledikleri terörün kendilerine döneceğini idrak etmeleri gerektiğini belirten Muallim, “bu devletlerde meydana gelen terör eylemlerinde kaç kardeşimizin kurban gitmesi gerekiyor ki yöneticileri uyansınlar ve ‘yeter artık’ desinler...” sorusunu dile getirdi. Suriye’nin terörle mücadelede herkesle koordinasyona hazır olduğunu belirten Muallim, terör olgusunun sürekli olarak büyümekte olduğunu, sadece bölge devletleri değil de tüm dünya halklarının güvenlik ve istikrarını tehdit ettiğini ifade etti.

Siyasi çözüm vurgusu
Son çatışmaların görüşmelerde Suriye hükümetine baskı uygulama ve ödün vermeye zorlama amaçlı olup olmadığı yönündeki soruya cevabında Muallim; karşı tarafın bu yönde planlar yaptığını söyledi. Muallim fakat Suriye’nin sonuç itibariyle çözümün siyasi olduğunu inandığını, ordu operasyonlarının da sadece ve sadece Suriye halkını savunma, can ve mal güvenliğini koruma amaçlı olduğunun altını çizdi. Suriye ve ordusunun da bundan başka seçeneği olmadığını vurgulayan Muallim; saha durumlarının önemli olmasına rağmen sonuç itibarıyla nihai çözümün siyasi çözüm olduğuna dikkat çekti. Suriyeliler arasında Moskova’da düzenlenen istişare görüşmelerinin 3. turunun düzenlenmesi konusunda Muallim, bu görüşmelerin Cenevre-3 için uygun bir zemin hazırlayabileceğini belirtti. Muallim fakat bu yönde her ilerlemek için Rusya’nın önerdiği program cetvelini hayata geçirmek gerektiğini ifade etti.

ABD’nin gizli emelleri var
IŞİD’e karşı ABD komutasında teşkil edilen uluslar arası koalisyonun başarısızlığı gölgesinde Şam’ın terörle mücadeleye bakışına ilişkin soruya cevabında Muallim; ABD’nin hava operasyonlarının sonuçsuz olduğunu söylemenin doğru olmadığını belirtti. Muallim ABD’nin bu hava operasyonlarının arkasında gizli bir stratejiye sahip olduğunun altını çizdi. Koalisyon uçaklarının bir kısmının hava bombardımanlarında bulunduğunu ifade eden Muallim, bir kısmının ise cephanesiyle birlikte üslerine döndüklerini söyledi. Muallim bir kısmının ise hedef vurmadan çölde boş alanları bombaladığını, tüm bunların da ABD’nin gizli stratejisine hizmet ettiğine dikkat çekti. Bu operasyonlarda IŞİD’e karşı mücadele kararlılığı konusunda ise kesinlikle kararlılık ya da ciddiyet olmadığını ifade eden Muallim, Suriye’nin bunu görmediğini söyledi. IŞİD’in bölgedeki ilk çekirdeğinin Irak işgali sırasında başladığını ve ‘Ebu Musab el Zerkavi’ zamanında Irak’ta meydana geldiğini belirten Muallim, Suriye’deki durumları fırsat bilip yayıldıklarını ve bu terör örgütüne ‘Irak-Şam İslam Devleti’ adını verdiklerini söyledi. Muallim bu örgütün Suriye, Irak ve başka devletlere karşı bir örgüt haline geldiğini belirtti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100