Bu haber kez okundu.

Zalimlerin dili ortak
YENİ MESAJ/İSTANBUL
Bosna’da 1992-1995 yılları arasında 11 bini çocuk olmak üzere 250 bin Boşnak Müslüman Sırplar tarafından katledildi,  60 bin kadının namusu kirletildi. Filistin’de ise 2000 yılından bu yana yüzde 95’i Gazze’de olmak üzere 5 binde fazla Filistinli öldürüldü. Boşnakların katili Radovan Karaciç, 6 yıldır Lahey’deki Eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanıyor. Temmuz 2008’de Belgrad’da yakalanan Karaciç, son duruşmasına 29 Eylül’de çıkarak, kendince ideolojik savaşını sürdürdü. Bosnalı Sırpların eski lideri soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından yargılanıyor. Beş yıldır devam eden davada savcılar; Karaciç’in Bosna’da etnik temizlik, Saraybosna’nın kuşatılması, Srebrenitsa katliamı ve BM askerlerinin kaçırılması ile ilgili yaptığı vahşetin delillerini ortaya koyuyor. Davada son ifadelerin alınmasına başlandı. Lahey’deki mahkemede 29 Eylül’de başlayan ve yarın sona erecek olan duruşmalarda, savcılık ve savunma makamı son kez söz alacak. Mahkeme, son sözlerin söylenmesinin ardından, 7 Ekim’de taraflara son kez itiraz hakkı verecek.
2009’dan bu yana 400’den fazla tanık mahkemede ifade verdi. Saraybosna’yı top ateşine tutan, Bosna’da terör estiren Karaciç ise utanmadan anlattığı hikâyeyi baştan beri hiç değiştirmedi. O hikâye şuydu: “Sırp güçleri Avrupa’nın ortasında İslam devleti kurmak isteyen genç Bosna ordusuna karşı savaştı. Siviller, kadınlar ve çocuklar hedef alınmadı.” 11 Eylül 2001’de ABD’deki saldırılara sığınan Sırp katil, El Kaide’nin Bosna’yı eğitim ve eleman devşirme sahası olarak kullandığını ileri sürdü. Oysa o dönemde El Kaide diye bir örgüt henüz ABD tarafından icat edilmemişti. Karaciç’e göre Sırp güçler direnmekten başka bir şey yapmadı. Karaciç’in bu anlattıklarına karşı mahkemede ifade veren Boşnak mağdurlar, yaşadıkları kâbusları anlattı. Bir mağdur, Sırp milislerin bıçakla çenesine üç tane haç işareti oyduğunu söyledi. 

Yalan makineleri

Karaciç yalanlarında tek başına değil… Bosna-Hersek’teki iki entiteden biri olan Bosna Sırp Cumhuriyeti’nin mevcut Cumhurbaşkanı Milorad Dodik, geçen yıl Nisan ayında mahkemede verdiği ifadede ‘etnik temizlik’ iddialarını yalanlayarak “Hırvatlarla Boşnakların yurtlarından çıkarılmadığını, yaşanan kaostan korkarak kaçtıklarını” savundu. Hatta Karaciç’i kucaklamak için hâkimlerden izin istedi ancak bu talebi kabul görmedi. 
Karaciç’in avukatları Bosna’ya silah gönderen Pakistan, İran gibi İslam ülkelerinin arşivlerini açmalarını;  Bill Clinton ile dönemin İran Dışişleri Bakanı’nın, bazı ajanlar ile silah tüccarlarının ifadeye çağrılmasını talep etti. Mahkeme heyeti ise bu talepleri reddetti. Bosna’daki savaşta Sırpların siyasi liderliğini yapan Radovan Karaciç, sahte kimlikle uzun süre saklandıktan sonra 2008 yılında Belgrad’da yakalanmıştı. Karaciç’in Lahey’deki yargılanmasına 26 Ekim 2009 yılında başlanmıştı. Savcılık, Karaciç’in müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etmişti. Karaciç ile kararın önümüzdeki yılın ortalarında verilmesi bekleniyor. 

Netanyahu’dan aynı terane

Gazze’de 8 Temmuz ile 26 Ağustos arasında 50 günde 2200’den fazla Müslümanın katlettiren İsrail Başbakanı Netanyahu da BM Genel Kurulu’nda 29 Eylül’de yaptığı konuşmada Karaciç’in ifadelerine benzer sözler söyledi. Netanyahu; Filistin’de yaptığı katliamı meşrulaştırmak için İŞİD’i, El Kaide’yi, Boko Haram’ı, Hamas’ı, İran’ı aynı kefeye koydu. Oysa İran’ın Batı’nın kurduğu o örgütlere karşı ne kadar sert olduğunu dünya biliyor. Netanyahu’nun şu sözleri dikkat çekiciydi: “Hata yapmayın. IŞİD yenilmelidir. Fakat IŞİD’i yenilgiye uğratıp İran’ı nükleer güç olmanın eşiğine taşımak, muharebeyi kazanıp savaşı kaybetmek anlamına gelir.” Netanyahu’nun konuşmasının neredeyse yüzde 90’ını İran’ın nükleer kapasitesine tahsis etmesi dikkat çekiciydi. Ne ilginçtir ki, BM Genel Kurulu’nda Gazze’de yaptığı katliamın hesabı da Netanyahu’dan sorulmadı. 












Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100