Bu haber kez okundu.

‘Allah’ım, bizi âhiret işlerine meylettir’

İmam Gazali Hazretleri şöyle buyurdu:

Cenab-ı Hakkın büyük minnetlerine ve sonsuz nimetlerine baksan, senin için din ilmini öğrenmek, Allah'a âit bilgide derinleşmek ve O’na yaklaşmak, büyük hata ve günahlardan temizlenmek müyesser olur. Bu suretle senin için nice şeref ve güzel huylarla üstün faziletler hâsıl olur. Eğer bu sonsuz nimetlere şükredip, dilinle Allah'a hamd ve minnet, kalbinde O’na sevgi, organların ve bütün vücudunla hizmet ve ibadet etsen bu kâmil olgun amelin, hamd ve şükrün, senin isyan etmene ve günah işlemene engel olur. Batınî (iç) amellerinde tasarruf sahibi olur, tehlikeli amel ve düşüncelerden uzak kalarak kendi kusurlarını itiraf etmiş olursun. Şayet herhangi bir sebeple şükründe, gaflet, amellerinde gevşeklik gösterir, sözlerinde hafiflik vaki olursa, o zaman tekrar Cenab-ı Hakka sığınmaya başlar, ibadet ve taatına daha büyük bir azimle devam edersin. Ve dersin ki: “İlahi ya Rabbî! Evvelce lâyık değilken fazlınla ihsan ettin. Senin yolunda olmayı öğrettin, kerem ve lutfunla o ihsanını tamamla, beni dinimden, imanımdan ayırma. Ya Rabbi, Senin nimetlerin, istidat ve kabiliyet gözetmeden herkese yaygındır.”

Ondan sonra Cenab-ı Hakka içten ve gizli bir sesle seslenerek şu âyet-i kerimeyi okursun: “Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi saptırma, tarafından bize rahmet ihsan et! Şüphesiz ki Sen çok çok bağışlayansın.” (Âl-i İmrân, 8).

Nitekim veliler, erenler sâlih zatlar, kerametin tacını giymiş, hidayete ermiş, Allah'a kulluk zevkini tatmış, kalplerini ibadetin lezzetiyle süslemiş oldukları halde yine âkıbetlerini, ayrılığın yanıklığını, sapıklığın dehşetini, ihanetten sonra kabahatin ağırlığını düşünür ve ibadetin lezzetini yok etmekten, marifetullahı (Allah’ı bilmeyi) silmekten korkup Cenab-ı Hakka sığınırlar. Ellerini kaldırıp O’na yalvarıp, yakarırlar. Yalnızlığa çekilip münacatta bulunur ve yukarıda yazdığımız âyet-i kerimeyi, (Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra...) daima okurlar.

Bu âyet-i kerimenin manası ve saadetinin belirtisi şudur ki: Ey Rabbimiz, gönlümüzü yanlış ve bozuk işlere, yâni dünya işlerine meylettirme, âhiret işlerine meylettir. Senden gördüğümüz nice nimetlerden daha fazlasını ihsan et! Çünkü büyük verici ve lutuf edicisin. Nitekim ilkinde nimetlerin çokluğu ile mükerrem kıldın, sonunda da nimetlerini tamamlamakla bizi nimetlendir.

(Âbidlerin Yolu’ndan…)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100