03 Nisan 2018 Salı 00:47
'Ard arda gelen âlimlerin vârisidir'

(dünden devam...)

İmam Muhammed Bâkır (a.s.) buyurdu ki:

"Kaim (aleyhisselam) o gün Mekke’dedir. Sırtını Beyt’ullah-ı Haram’a dayamış olarak şöyle nida edecek: Ey halk! Biz Allah’tan yardım istiyoruz. Halktan kim bize icabet edecek? Biz, sizin peygamberiniz Muhammed’in (s.a.a.) Ehli Beyt’iyiz. Ve biz Allah’a ve Muhammed’e (s.a.a.) halkın en evla olanıyız. Kim benimle Adem hakkında tartışırsa, ben halkın Adem’e en evla olanıyım. Kim benimle Nuh hakkında tartışırsa, ben halkın Nuh’a en evla olanıyım. Kim benimle İbrahim hakkında tartışırsa, ben halkın İbrahim’e en evla olanıyım. Kim benimle Muhammed (s.a.a.) hakkında tartışırsa, ben halkın Muhammed’e (s.a.a.) en evla olanıyım. Ve kim benimle peygamberler hakkında tartışırsa, ben peygamberlere halkın evla olanıyım. Allah Kitabının muhkem ayetinde şöyle buyurmuyor mu: 'Doğrusu Allah; Adem’i Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini seçti ve alemlere üstün kıldı. Birbirlerinden türemiş soylardır onlar ve Allah duyandır, bilendir.' Ben Adem’den geride kalan, Nuh’tan zahire olan, İbrahim’den seçilen ve Muhammed’in seçkiniyim, Allah'ın salatı hepsinin üzerine olsun.

Her kim benimle Allah’ın Kitabı hakkında tartışırsa bilin ki ben Allah’ın Kitabına halkın en evlasıyım. Her kim benimle Resûlullah’ın sünneti hakkında tartışırsa bilin ki ben Resûlullah’ın sünnetine halkın en evlasıyım.

Benim bu sözlerimi bugün burada hazır olanlar ve duyanlar Allah aşkına burada olmayanlara bildirsin. Allah’ın hakkı, Resûlünün hakkı ve benim hakkım için sizden istiyorum. Şüphesiz benim Resûlullah’a olan yakınlığımdan dolayı sizlerin üzerine hakkım vardır. Bizlere yardım edin ve bizlere zulüm edenlere karşı bizi savunun. Biz korkutulduk ve mazlum olduk, diyarımızdan ve evlatlarımızdan uzaklaştırıldık. Bizlere zulüm edildi ve hakkımız elimizden alındı. Bâtıl ehli de bizlere iftira attılar. Allah için, Allah için bize dikkat edin sözlerimize önem verin. Bizleri yalnız bırakmayın, bizlere yardım edin ki Allah Teala da sizlere yardım etsin."

İmam Bâkır (a.s.) şöyle devam etti: "Allah onun üçyüzonüç kişi olan ashabını onun etrafında toplayacak. Allah onları önceden haber vermeden toplayacaktır. Tıpkı dağınık sonbahar bulutlarının biraraya toplanmaları gibi. İşte ey Cabir bu, Allah’ın Kitabında buyurduğu şu ayettir: 'Nerede olursanız olun Allah hepinizi birlikte toplar. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.' Onlar Mehdi’ye Kâbe ile makam arasında biat edecekler. Yanında bulunan Resûlullah’tan ulaşan ahiti evlatlar babalarından miras almışlardır. Ve ey Cabir! Kaim, Hüseyin’in evlatlarından olan birisidir. Allah onun durumunu bir gecede ıslah edecektir. Halka (kabullenmesi) zor gelen şudur ki ey Cabir, o Resûlullah’ın oğludur ve birbiri ardınca gelen âlimlerin vârisi olmasıdır. Tüm bunlar(ı kabullenmek) zor olsa dahi, gökten gelen ses(i kabullenmek) onlara zor gelmeyecektir. O zamanda onun adı, babasının ve annesinin adı nida olunacaktır.”

Ebu Basir şöyle der:

İmam Ca'fer es-Sâdık (a.s.) şöyle buyurdu: “Kaim, Aşura günü kıyam edecek.” (Gaybet-i Numanî, Şeyh Muhammed bin İbrahim-i Numanî).

OKAN EGESEL

Son Güncelleme: 04.04.2018 02:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.