logo
16 NİSAN 2024

Bir an dahi zulme izin yok

Abdullah b. Abbas, Hz. Ali'ye, "Muaviye dünya ehlidir, onu yerinde bırak, biat etsin, sonra onu oradan söküp atmayı ben taahhüt ediyorum" dediğinde, Hz. Ali buyurdu ki: "Zamanımda, zulmeden birisinin, ümmetin başında bir an bile bulunmasına razı olamam"
21.12.2015 00:00:00
 

Hz. Ali, Hicret'in otuz altıncı yılında her yere valiler tayin etti. Huneyf oğlu Osman'ı Basra'ya, Şihâb oğlu Ammâre'yi Kufe'ye, Abbas oğlu Übeydullah'ı Yemen'e, Sa'd ibn-i Ebû-Ubâde oğlu Kays'ı Mısır'a, Huneyf oğlu Sehl'i Şam'a, Mihnef oğlu Süleym'i Isfahan ve Hemedan'a vali yapıp gönderdi.
Sehl, Tebük'e varınca bir orduyla karşılaştı. "Sen kimsin" dediler. "Valiyim" dedi. "Nerenin valisisin" diye sordular. "Şam ülkesinin" dedi. "Eğer" dediler, "Osman yolladıysa ne âlâ, buyur; fakat başkası gönderdiyse dön geri." Sehl, oradan geri dönüp Medine'ye geldi, bu işi Hz. Ali'ye haber verdi. Sa'd oğlu Kays da Mısır'a varınca Mısırlıların bir kısmı ona tâbi oldu, bir kısmı olmadı. Kays, bunu bir mektupla Hz. Ali'ye bildirdi. Huneyf oğlu Osman, Basra'ya girdi. Basralıların bir kısmı, valiliğini kabûl etti, bir kısmı, "Medineliler ne yaparlarsa biz de onu yaparız; hele biraz bekleyelim" dedi. Ammâre, yolda, Hz. Osman'ın kanını almak için ayaklanmış olan Tulayha'ya rastladı, geri döndürdü. O da dönüp Medine'ye geldi, olayı Hz. Ali'ye bildirdi. Abbas oğlu Übeydullah, Yemen'e girince Hz. Osman'ın valisi olan Munye oğlu Ya'lâ, hazinede ne kadar mal varsa toplayıp Mekke'ye gitti.
Hz. Ali Sebret'ül-Cüheni ile Muaviye'ye bir mektup gönderdi, mektup şuydu: "Allah kulu Mü'minler Emiri Ali'den Ebû Süfyân oğlu Muâviye'ye.
Gerçekten sen de bilirsin ki Osman'ın öldürülmesinde benim hiç bir ilişkim olmadığı gibi ona karşı hiçbir kötülükte de bulunmadım; nihâyet olan oldu, biten bitti. Söz uzun, bahsedildikçe de uzar. Geçen geçti, olacak oldu. Sen de sana uyanlarla beraber bana biat et." (Vakıdi, Nehcü'l-Belâga, 2, s.370).
Sebre, bu mektubu Şam'a götürüp Muaviye'ye verdi. Muaviye, mektuba cevap vermediği gibi, Sebre'yi gâh vaadlerle oyalamaya, gâh tehditlerle korkutmaya başlamış, üç ay bu sûretle vakit kazanmıştı. Üç ay sonra Kubaysa adlı birisiyle üstünde, "Allah kulu Muâviye'den Ali'ye" yazılı bir tomar göndermiş, bu zâta söyleyeceği sözleri de belletmişti.
Kubaysa, Medine'ye gelip Hz. Ali'nin huzuruna çıkmış, tomarı ters tutarak vermişti. Tomar açılınca içinde hiçbir yazı olmadığı görüldü. Şam ne halde diye sorulunca, "bana aman veriyor musun" dedi. Hz. Ali, "elçiye zevâl yoktur" buyurunca, dedi ki: "Şamlılardan altmış bin kişi, Osman'ın kanlı gömleği altında kısas istemek için yemin ettiler." Hz. Ali, "Osman'ın kanını benden mi istiyorlar" diye sorunca, "evet" dedi. Hz. Ali, "Allah'ım, Sen de bilirsin ki benim Osman'ın kanıyla hiçbir ilişkim yok" buyurdu. Gerçekten de Şamlılar, Osman'ı öldürenlerle savaşıp onun öcünü almadıkça yataklarında yatmamaya, hatta şer'i zaruret olmadıkça suya dokunmamaya yemin etmişlerdi. (Üsdü'l-Ğabe, 3, 110).
Muaviye, bu zatla beraber Hz. Ali'nin gönderdiği Sebre'yi de Medine'ye yollamıştı. Şam Vâlisinin hilesi anlaşıldı, Hz. Ali, Kubaysa'ya Şam'a gitmek için izin verdi. Bazı kimseler elçiyi dövmek istedilerse de mâni oldu.
Muâviye, Talha'yla Zübeyr'in, Osman'ın kanını almak için ayaklandıklarını duyup Zübeyr'e bir mektup göndererek üst olmaları temennisinde bulunmuş ve "her hususta ben de sizinle beraberim" demişti. Zübeyr, mektubu alınca pek sevinmiş, Talha'ya da göstermişti.
Hz. Ali halife olunca Mugiyra, kendisine gelerek, "Muaviye'yi ve diğer valileri hemen azletme; onları memuriyetlerinde bırak. Sana biat etsinler, ortalık yatışsın, ondan sonra dilersen azledersin" demiş fakat Hz. Ali, onun sözünü dinlememişti. Abbâs oğlu Abdullah, Mugıyra'nın Hz. Ali ile konuştuğunu görünce Mugıyra gittikten sonra ne diyor bu adam diye Hz. Ali'ye sormuştu. Hz. Ali, "dÜn geldi, Osman'ın tayin ettiği valileri azletme, biat etsinler, sonra dilersen azledersin dedi. Ben kabul etmedim; bugün gelmiş, bana hak veriyor" buyurdu.
Abbas oğlu, "Mugıyra'nın dünkü sözü doğru, bugünkü sözü hile ve nifak. Muaviye ve diğer Ümeyyeoğulları, dünya ehlidir. Onları yerlerinde bırakırsan memnun olurlar, azledersen Şam ve Irak halkını aleyhine kışkırtırlar. Hatta ben Talha'yla Zübeyr'den de emin değilim. Muaviye'yi yerinde bırak, biat etsin, sonra onu oradan söküp atmayı ben taahhüt ediyorum" dedi.
Hz. Ali, bir an düşündükten sonra, "Zamanımda, zulmeden birisinin, ümmetin başında bir an bile bulunmasına razı olamam" buyurdu.
Hz. Ali doğruydu, doğruluğun tâ kendisiydi, ancak böyle hareket edebilirdi. Eğer o da öbürleri gibi desiseye, hileye sapsaydı faziletle rezaletin, doğrulukla hilenin, adâletle zulmün ne farkı kalırdı?
75 kişi hayatını kaybetti, 10 bin 810 kişi yaralandı
Bayram trafiğinin acı bilançosu
Ticaret Bakanlığı'ndan çimento açıklaması
9 Nisan'dan önce gümrüklemesi yapıldı
Yerel seçimi kazanan CHP'yi uyardı
Bahçeli'den yeni anayasa çıkışı
Yargıtay'da başkanlık krizi sürüyor
17 turda da sonuç çıkmadı
Ölümden dönen Zehra nine konuştu
'Parçalayacaklardı, zor kurtuldum'
Sadece karın doyurmanın maliyeti
Minimum 16 bin 646 TL
Tarımda maliyetler yükselmeye devam ediyor
Tarım ÜFE yıllık yüzde 61.87 arttı
Metin Cihan'dan İsrail'le ticaret konusunda yeni belge
'Bize yalan söylediler'
Altınok'u memleketinde bile geride bıraktı
Yavaş AKP'nin kalelerini de yıktı!
Tarladaki fiyatı 7 liraya kadar düştü
Enkaz kentte bereketli hasat
Uğur Dündar'dan 'babalık davası' hakkında açıklama
'Benim için konu kapanmıştır'
Yapılmaması gereken 5 yanlış
AKP'ye kurtuluş reçetesi yazdı
31 Mart sonuçları da masada olacak
Seçim sonrası ilk kabine toplantısı
2 metrelik engerek yılanı görüntülendi
Isırığı bir insanı öldürmeye yetiyor
İran korkusu geçti, katliam devam ediyor
İsrail ordusu camiyi bombaladı
75 kişi hayatını kaybetti, 10 bin 810 kişi yaralandı
Bayram trafiğinin acı bilançosu
Ticaret Bakanlığı'ndan çimento açıklaması
9 Nisan'dan önce gümrüklemesi yapıldı
Yerel seçimi kazanan CHP'yi uyardı
Bahçeli'den yeni anayasa çıkışı
Yargıtay'da başkanlık krizi sürüyor
17 turda da sonuç çıkmadı
Ölümden dönen Zehra nine konuştu
'Parçalayacaklardı, zor kurtuldum'
Sadece karın doyurmanın maliyeti
Minimum 16 bin 646 TL
Tarımda maliyetler yükselmeye devam ediyor
Tarım ÜFE yıllık yüzde 61.87 arttı
Metin Cihan'dan İsrail'le ticaret konusunda yeni belge
'Bize yalan söylediler'
Altınok'u memleketinde bile geride bıraktı
Yavaş AKP'nin kalelerini de yıktı!
Tarladaki fiyatı 7 liraya kadar düştü
Enkaz kentte bereketli hasat
Uğur Dündar'dan 'babalık davası' hakkında açıklama
'Benim için konu kapanmıştır'
Yapılmaması gereken 5 yanlış
AKP'ye kurtuluş reçetesi yazdı
31 Mart sonuçları da masada olacak
Seçim sonrası ilk kabine toplantısı
2 metrelik engerek yılanı görüntülendi
Isırığı bir insanı öldürmeye yetiyor
İran korkusu geçti, katliam devam ediyor
İsrail ordusu camiyi bombaladı

Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliğine Basri Bağcı seçildi

Anayasa Mahkemesi (AYM) üyesi Basri Bağcı, Yüksek Mahkemenin başkanvekilliği görevine seçildi

16.04.2024 12:39:00 / Güncelleme: 16.04.2024 12:44:12
AA
Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliğine Basri Bağcı seçildi
Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliğine Basri Bağcı seçildi

AYM Başkanı Zühtü Arslan'nın görev süresinin 20 Nisan'da dolacak olması nedeniyle 21 Mart'ta yapılan seçimde başkanvekilliği görevini yürüten Kadir Özkaya, Yüksek Mahkemenin yeni başkanı seçilmişti.

Edinilen bilgiye göre, Özkaya'dan boşalan başkanvekilliği görevi için AYM Genel Kurulunda seçim yapıldı. Basri Bağcı, 9 oy alarak salt çoğunluğu sağladı ve Anayasa Mahkemesi Başkanvekili oldu.

Bağcı'nın öz geçmişi

Basri Bağcı, 1967'de Ankara'nın Elmadağ ilçesinde doğdu, 1988'de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.

Ankara adli yargı hakim adayı olarak 1989'da mesleğe başlayan Bağcı, sırasıyla Sivas Gürün, Siirt Pervari, Konya Hüyük'te cumhuriyet savcılığı, Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığında adalet müfettişliği, adalet başmüfettişliği ve çeşitli görevlerinin ardından 2017'de Yargıtay üyeliğine seçildi.

Bağcı, 2 Nisan 2020'de Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmiş, 6 Nisan 2020'de görevine başlamıştı.

Yargıtay Başkanı seçimi 17. turda da sonuçsuz kaldı

Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca'nın 4 yıllık görev süresinin dolması nedeniyle yapılan başkanlık seçimlerinin 17. turunda da hiçbir aday salt çoğunluğu sağlayamadı

16.04.2024 12:13:00 / Güncelleme: 16.04.2024 12:34:24
AA
Yargıtay Başkanı seçimi 17. turda da sonuçsuz kaldı
Yargıtay Başkanı seçimi 17. turda da sonuçsuz kaldı

Mehmet Akarca, Yargıtay Başkanlığı görevine 24 Mart 2020'de seçildi, 4 yıllık görev süresi 24 Mart itibarıyla doldu.

Bu kapsamda Yüksek Mahkemenin 4 yıl boyunca görev yapacak yeni başkanını belirlemek için Yargıtay üyeleri 25 Mart Pazartesi sandık başına gitti.

Seçimin ilk 16 turunda hiçbir adayın, 348 Yargıtay üyesinin salt çoğunluğu olan en az 175 oyu alamaması üzerine bugün 17. tur oylaması yapıldı.

Oylama sonucu Mehmet Akarca 105, 3. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Kerkez 104, 3. Ceza Dairesi Başkanı Muhsin Şentürk ise 108 oy aldı. Seçime katılım 328 olarak kayıtlara geçerken, 1 boş oy kullanıldı, oylardan 10'u da geçersiz sayıldı.

Salt çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle seçime 18. tur oylamayla devam ediliyor.

Seçimlerde üye tam sayısının salt çoğunluğunun hazır bulunması gerekiyor. 

Metin Cihan: Bize yalan söylediler! İsrail'e çimento ihracatı devam ediyor

Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı 54 ürün arasında yer alan çimentonun İsrail'e sevkiyatının sürdüğü ortaya çıktı.
16.04.2024 10:08:00
Haber Merkezi
Metin Cihan: Bize yalan söylediler! İsrail'e çimento ihracatı devam ediyor
Metin Cihan: Bize yalan söylediler! İsrail'e çimento ihracatı devam ediyor
Gazeteci Metin Cihan, Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı 54 maddelik İsrail'e ihracat kısıtlaması kararına rağmen listede yer alan ürünlerin ihracartının devam ettiğini ortaya çıkardı. Metin Cihan, kısıtlama kapsamındaki çimentonun hala Türkiye üzerinden İsrail limanlarına gittiğini belgeledi.

Kamuoyunun tepkisi üzerine, Gazze'de 35 bin kişiye yakın sivili katleden İsrail ile ticaretin kısıtlandığı iddia edilmişti. Ticaret Bakanlığı'nın 9 Nisan'da açıkladığı kararda, 54 ürünün İsrail'e ihracatına kısıtlama getirilmişti.

"Çimento sevkiyatı devam ediyor"

Gazeteci Metin Cihan, Ticaret Bakanlığı'nın 9 Nisan'da İsrail'e yapılan ihracatı kısıtlama kararı aldığını duyurduğu 54 ürün arasında yer alan çimentonun, gerçekte halen İsrail'e sevk edildiğini açıkladı. Cihan, Çanakkale'deki Akçansa limanından kalkan ve İsrail'in Aşdod limanına doğru yola çıkan "Kazime Ana" adlı geminin güzergahını ve sevkiyat bilgilerini sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Gazeteci, bu bilgilerin uluslararası deniz trafiği kayıtları ile teyit edilebileceğini de ekledi.

Gazze'deki savaş ortamında İsrail ile ticareti devam ettiren Türkiye'nin bu politikası, kamuoyunda ve muhalefet çevrelerinde büyük tepkilere neden olmuştu. "Utanç sevkiyatını durdurun" çağrılarına rağmen devam eden ticaret faaliyetleri, seçimler sonrası yapılan kısıtlama açıklamalarıyla son bulacağı umulmuştu. Ancak Metin Cihan'ın ortaya koyduğu belgeler, hükümetin bu yöndeki adımlarının yetersiz kaldığını gözler önüne serdi.

Bakan'a çağrıda bulundu

Gazeteci Metin Cihan, toplum adına yapılan çağrılara kulak asmayan ve İsrail ile ticareti sürdürdüğü tespit edilen Türkiye'nin, bu ikiyüzlü politikasına son vermesi gerektiğini vurguladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a seslenen Cihan, yaptırımların gerçekten uygulanması gerektiğini ifade etti.


Metin Cihan'ın sosyal medya hesabı X'ten yaptığı paylaşım şu şekilde:

"Bize yalan söylediler. Maalesef, Ticaret Bakanlığı'nın "İsrail ile ticareti kısıtlama" açıklamasının gerçeği yansıtmadığını tespit etmiş bulunuyorum. Aşağıda kanıtları sunuyorum. Bildiğiniz gibi, İsrail'e düzenli gönderdiğimiz ürünlerden biri çimento idi. Hatta şöyle de diyebiliriz, İsrail'in neredeyse bütün çimento ihtiyacını biz karşılıyoruz. Ticaret Bakanlığı'nın 9 Nisan'da duyurduğu İsrail ile ticareti kısıtlama kararının içeriğinde 54 ürün listelenmiş ve Çimento bu listede yer almıştı. Bugün net olarak görüyor ve gösteriyorum ki, resmi açıklamaya rağmen, İsrail'e çimento göndermeye devam ediyoruz.

Düzenli Çimento gönderen şirketlerden biri de Sabancı Holding'e bağlı Akçansa. Dün Çanakkale'deki Akçansa limanından kalkan Kazime Ana adlı Türk gemisi şu an Ege Denizinde yoluna devam ediyor ve istikameti İsrail. İki gün sonra Aşdod limanına varıp çimentoyu teslim edecek. Akçansa'dan çok sayıda gemi İsrail'e çimento taşıyor. Kazime Ana bunlardan sadece biri ve şimdiye dek 168 kez İsrail'e sevkiyat yapmış. Çanakkale - Aşdod arasında düzenli olarak gidip geliyor. Verdiğim tüm bilgiler uluslararası deniz trafiği kayıtlarından teyit edilebilir. Ekran görüntülerini de paylaştım. Bilgilerin netliği karşısında Ticaret bakanlığı'nın ya da gönderici şirket Akçansa'nın bir yalanlamaya yelteneceğini düşünmüyorum ancak herhangi bir açıklama yaparlarsa burada paylaşacağımı bilmenizi istiyorum. Toplum adına Ticaret Bakanı Ömer Bolat'tan şunu talep ediyorum: Bu ikiyüzlülüğe ve halkı kandırmaya artık son verin. Listelediğiniz ürünler dahil olmak üzere İsrail ile ticaretin devam ettiğini açıkça söyleyin. Yaptırım uyguluyorsanız da gerçekten uygulayın. Uyguluyormuş gibi yapmayın."

Kırmızı bültenle aranan Nurlan Zharımbetov İstanbul'da yakalandı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul'da düzenlenen 'Mahzen-27' operasyonuyla hakkında İnterpol'ün kırmızı bültenle dolandırıcılık suçundan, sarı bültenle 2 ayrı hırsızlık suçundan aranma kaydı bulunan Kazakistan uyruklu Nurlan Zharımbetov'un yakalandığını açıkladı.
16.04.2024 08:44:00
İhlas Haber Ajansı
Kırmızı bültenle aranan Nurlan Zharımbetov İstanbul'da yakalandı
Kırmızı bültenle aranan Nurlan Zharımbetov İstanbul'da yakalandı
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın verdiği bilgilere göre, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalar sonucu Kazakistan tarafından "Dolandırıcılık ve Hırsızlık" suçlarından kırmızı ve sarı bülten ile aranan Nurlan Zharımbetov İstanbul'da düzenlenen "Mahzen-27" operasyonuyla yakalandı.


Bakan Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; hangi büyüklükte olursa olsun, hangi bülten ile aranırsa aransın, halkımızın huzurunu kaçıran uluslararası organize suç örgütlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacağız. Hepsini tek tek adalete teslim edeceğiz' ifadelerine yer verdi.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.