05 Ekim 2017 Perşembe 17:10
118 Okunma
‘Dua orada kabul olur’

Şeyh Saduk, Uyun-u Ahbari’r-Rıza isimli eserinde şöyle anlatıyor:

Ebu Tâlib Hüseyin bin Abdullah bin Benanî diyor ki:

Ben Muhammed bin Ömer en-Nevkanî’nin şöyle dediğini duydum: “Nevkan’da karanlık bir gecede çatıda uyumuş idim. Aniden uyandığımda Sinabad’a, İmam Rıza (a.s)’ın türbesinin olduğu tarafa doğru baktım. Bir nurun yükseldiğini, hatta Meşhed’in onunla aydınlandığını gördüm. Sanki gündüz olmuş gibiydi.

Benim İmam Rıza (a.s) hakkında şüphem vardı. Onun hak olduğuna inanmıyordum. Annem de onu İmam olarak kabul etmiyordu. Bana şöyle dedi: ‘Ey yavrum! Sana ne oluyor?’ Ben anneme şöyle cevap verdim: ‘Ben yayılmış bir nur gördüm. Onunla Sinabad’da olan Meşhed aydınlandı.’ Annem de bana, ‘Bu bir şey değildir; yalnız, şeytanın işi olabilir’ diye karşılık verdi.

Önceki geceden daha karanlık bir gecede, o nuru tekrar gördüm. Meşhed yine onunla aydınlanmıştı. Anneme haber verdim. Nuru ve Meşhed’in onunla aydınlandığını görmesi için onu da yanıma çağırdım. Gözleriyle görünce şaşırarak bunun çok yüce bir şey olduğuna inandı. Allah’a hamd ve şükürler etmeye başladı.”

Ebu Tâlib Hüseyin bin Abdullah bin Benan et-Taî şöyle diyor:

Ebu Mensur bin Abdurrezak, Tus bölgesinin hakimi Biverdî’ye, “Çocuğun var mı?” diye sordu.

Biverdî, “Hayır, yok” dedi.

Ebu Mensur ona tekrar şöyle sordu: “Neden Meşhed’e İmam Rıza (a.s)’ın ziyaretine gidip de onun yanında, Allah’ın sana çocuk vermesini istemiyorsun? Ben Allah’ı o mekânda zikrettim, hacetlerimi istedim, bana verdi.”

Bunun üzerine Meşhed’e (orda olana selam olsun) gittim, İmam Rıza (a.s)’ın yanında Allah’ı zikrederek evlat vermesini istedim. Allah da bana bir erkek çocuk verdi. Ben Ebu Mensur’un yanına gelip Allah’ın duama icabet ettiğini, bana çocuk vererek  bununla ikram ettiğini haber verdim.”

Kitabın yazarı Şeyh Saduk diyor ki:

Ben 352 yılında Meşhed’e İmam Rıza (a.s)’ın ziyaretine gitmek için Ruknu’d-Devle’den izin istedim. Aynı yılın Receb ayında bana izin verdi. Dışarı çıktığımda beni tekrar çağırarak şöyle dedi: “Gideceğin yer, mübarek ve kutsal bir yer olan Meşhed’dir. Orayı ziyaret edip içinde olan hacetlerimi Allah’tan istedim, bütün isteklerim verildi. Dua ve ziyaretinde beni de unutma. Çünkü dua orada kabul olur.”

Ben ona da dua etmek için söz verdim. Sözümde durup ona da dua ettim. Meşhed’den (orada olana selam olsun) döndüğümde, onun yanına geldim. Bana şöyle sordu: “Bana da dua edip yerime ziyaret ettin mi?”

Cevabında, “evet” dedim.

Bana şöyle dedi: “Aferin, sağ ol, duanın Meşhed’de kabul olduğu ispatlandı.”             OKAN EGESEL

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100