29 Şubat 2016 Pazartesi 17:23
856 Okunma
Dünya, Allah dostlarının secdegâhıdır
 İmam Ali Efendimizin dünya ve ahiret konusundaki hikmetli sözlerinden bazıları şunlardır:
"Dünyadakiler, uykuda yol alan kervan ehline benzerler."
"İnsanların solukları, ecellerine doğru attıkları adımlardır."
"Şaşarım o gülene, benliğe düşen kişiye ki dün bir meni parçasıydı yarın bir leş kesilecek."
"Allah'ın bir meleği vardır; her gün bağırır: Doğun ölüm için; toplayın yok olmak için; yapın yıkılmak için."
"İnsanlar, dünyanın oğullarıdır; insan anasını severse kınanmaz."
"Dünya başkaları için yaratılmıştır, kendi için değil."
"Ey dünya aldanışlarına kapılan, uyduruşlarına aldanan, dünyaya kapılıyor, sonra da onu yermeye mi girişiyorsun? Sen mi dünyayı suçlamadasın, dünya mı seni suçlamada? Ne vakit dünya seni şaşırttı, ne vakit aldattı? Toprağa atıp çürüttüğü babalarının helak oldukları yerlerle mi adattı seni; yoksa yer altına attığı analarının yattıkları yerlerle mi kandırdı seni?"
"Ne kadar çalıştın onlardan derdi, hastalığı gidermeye. Ne kadar uğraştın onları tedavi ettirmeye. Onların iyileşmelerini diledin; onları iyileştirmek için hekimlere başvurdun. Bu esirgemelerin, onların hiçbirine fayda etmedi. Onların devasını aradın, çaresi olmadı; gücünle-kuvvetinle ölümü gidermedin onlardan.
Dünya, onlara ettiği işte, sana örnek verdi; öldükleri yerle öleceğini gösterdi. Oysa dünya, sözünü gerçekleyene gerçeklik yurdudur; sözünü anlayana kurtuluş evidir. Ondan azık toplayana, zenginlik diyarıdır; öğüdünü tutana öğüt mahallidir.
Dünya, Allah dostlarının secde yeridir; Allah meleklerinin namazgâhı. Allah vahyinin indiği yerdir, Allah dostlarının alış-veriş yurdudur. Orada rahmet elde edenler, orda kâr edinirler; cenneti kazanırlar. Dünya, ölümü açıkça haber verdiği, kendisinden ayrılacağımızı seslenip bildirdiği, kendisinin ve kendinden olanların akıbetini anlattığı halde, kimdir ki onu kınar, kimdir ki onu yermeye kalkar?
Dünya, belalarıyla belayı gösterir ehline; sevinciyle teşvik eder onları. İnsan, esenlikle dünyada akşam eder, musibetle sabahı bulur. Bu, taate yöneltmesidir onun; isyandan korkutmasıdır; çekinmeyi telkin etmesidir onun.
Nedametle sabahlayanlar kınarlar onu. Başkalarıysa, kıyamet günü överler onu. Çünkü dünya onlara sonucu anlatmıştır, onlar da anlamışlardır; ne olacağını söylemiştir onlara, onlar da gerçeklemişlerdir onu; öğüt vermiştir onlara, onlar da öğüdünü tutmuşlardır onun.
Hz. Ali (a.s.) akıl ve bilgi ile ilgili de şunları söylemiştir:
"Akıllının dili gönlünün ötesindedir; ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde."
"Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras, danışmak gibi arka olamaz."
"Bilgisiz kişiyi bir işte bir fikirde ya pek ileri gitmiş görürsün, ya pek geri kalmış."
"Nerede olursa olsun, hikmeti almaya bak; çünkü hikmet, münafığın gönlünde, oradan çıkıp ona sahip olan mü'minin gönlüne girerek karar edinceye dek sakin olmaz."
"Bilmiyorum demeyi bırakan kişi, öleceği yerden yaralanır gider."
"İlim ikidir: Yaradılıştan olan, duyup bellenen. Duyulup bellenen bilgi, yaradılışta bilgi kabiliyeti yoksa fayda vermez."
"Her kaba bir şey konunca daralır; ancak bilgi kabı müstesna; ona bilgi kondukça genişler."
"Âlim, ölü olsa bile diridir; cahil, diri olsa bile ölü."
"Cahiller çoğalınca bilginler garip olurlar."
"İki şey vardır ki sonu bulunmaz: Bilgi, akıl."
"Cahil dostundan ziyade akıllı düşmanına güven."
"Kendini bilen, Rabbini bilir."
Son Güncelleme: 29.02.2016 17:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100