Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt’e itaat farzdır
Cenab-ı Allah'ın, Hz. Peygamberi göndermesinin içerdiği sebeplerden biri de Ehl-i Beyt’in velayetidir. Bu mealdeki ayette ne buyuruluyor: "Senden evvel gönderdiğimiz peygamberlerden sor." (Zuhruf /45).

Bu ayetin tefsirinde, Hafız Ebu Nuaym'in tahric ettikleri tatmin edecek mahiyettedir. Ayrıca Salebi, Nişaburi ve Berki'nin, tefsirlerinde tahric ettikleri, Himvini ve diğer Ehl-i Sünnet âlimlerinin yazdıkları yeterlidir. Bilhassa Tabersi'nin bu ayetin tefsirinde Mecmu’l-Beyan'ında, Hz. Ali'den yazdıkları önemlidir. Yine Gayetu’l-Meram'ın 44-45. Babındaki ifadeler yine bu manayı destekler mahiyettedir.

O öyle bir velayetir ki, Cenab-ı Hak, Kalu Bela gününden beri insanlardan, onun üzerine söz (ahid) almıştır; aynen şu ayetin tefsirinde söylendiği gibi: "Hatırla ki, Rabbin Âdemoğullarının bellerinden zürriyetlerini çıkarıp, onları nefislerine karşı şahit tutarak, ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ diye buyurduğu zaman onlar da, ‘Bela (Evet) Rabbimizsin, şahit olduk’ dediler.” (A'raf/172)

"Ve Adem, Rabbinden tevessül kelimelerine nail olduktan sonra, Allah onun tevbesini kabul etti." (Bakara/37).

Şafii olan İbn-i Meğazili, İbn-i Abbas'tan şu tahrici yapıyor: "Hz. Peygamber’e (s.a.a) telkin edilen kelimeler nedir?” diye sordukları zaman şöyle buyurdu: "Allah Teâlâ ona Muhammed, Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin'in sevgisini sordu.” Müspet tefsir budur.

Yine, "Allah onlara azap verecek değil ya" (Enfal/33) diye buyuran ayet-i kerimede de Ehl-i Beyt kastedilmektedir. İbn-i Hacer'in Savaik'inin 11. babında ayet bu yönde tefsir edilmiştir.

Ayrıca kıskanılan insanlar da Ehl-i Beyt’tir. Bu manadaki ayet de şöyledir: "Yoksa Allah'ın fazlına şayan olmuş insanları mı kıskanıyorlar?" (Nisa/54).

İbn-i Hacer, bu ayetin de onlar hakkında indiğini itiraf etmiş ve altıncı ayet olarak Bab 11'de irad etmiştir. Keza İbn-i Meğazili, İmam Bâkır’ın (a.s), "Kıskanılan insanlar biziz" dediğini tahric etmiştir. Yine Gayetu’l-Meram’ın 60-61. bablarında bu hususta 30 tane sahih ve sarih hadis vardır.

İlmin derinliğine inenler de onlardır. İşte ayet: "O Kur'an'ın tevilini ancak Allah bilir. İlimde kökleşmiş kimseler ise, ‘Biz ona inandık, iman ettik’ derler." (Al-i İmran/7).

Sikatü’l-İslam Muhammed b. Yakub, sahih bir senetle tahric ettiği bir haberde İmam Sâdık’ın (a.s), “İlmin derinliğine inenler ve kıskanılan insanlar biziz, bize itaat edilmesini Cenab-ı Hak farz kılmıştır” buyurduğunu yazıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100