Bu haber kez okundu.

Gadir-i Hum’da büyük müjde

Resûlullah (s.a.a) Hicretin onuncu yılında hacca gitmeyi kararlaştırmıştı. Bu kararı açıkladığında, Resûlullah ile birlikte hacca gitmek için Medine’ye çok sayıda insan geldi. Bu hacca Veda Haccı denilmektedir.

Resûlullah (s.a.a) Zilhicce ayından beş-altı gün önce Cumartesi günü Medine’den yola çıktı. Resûlullah (s.a.a) Medine’den çıktığında onunla birlikte eşleri, Ehl-i Beyti, Muhacir, Ensar ve diğer Arap kabilelerinden büyük bir topluluk da yola çıktı. (Tabakat-ı İbn-i Sa’d, c. 3, s. 225; İmtau’l-Makrizi, s. 510; İrşadu’s-Sari, c. 6, s. 429).

Resûlullah (s.a.a) Medine’den yola çıktığı o günlerde Medine halkından birçok kimse çiçek veya kızamık hastalığına yakalanmıştı. Bu yüzden birçok insan Resûlullah (s.a.a) ile Hacca gitmek şerefine erişemediler. Buna rağmen çok büyük bir insan topluluğu onunla beraber Medine’den hareket etti.

Bazıları Resûlullah ile birlikte hareket edenlerin sayılarının 90 bin kişi, bazıları 114 bin kişi, bazıları 120 bin kişi, bazıları 124 bin kişi, bazıları da bundan daha fazla olduğunu yazmışlardır. Bunlar Hz. Peygamberle birlikte hareket edenlerin sayısı olup Mekke’de olanlar, Yemen’den Hz. Ali (a.s) ve Ebu Musa ile gelenler de onlara eklenirse o zaman hacıların sayısı bu rakamların çok üzerinde olacaktır. (Es-Siretu’l-Halebiyye, c.3, s.283; Siret-u Ahmed Zeyni Dehlan, c.3, s.3; Tarihu’l-Hulefa, İbnü’l-Cevzi, c. 4; Tezkiret-u Havassi’l-Ümmet, s. 18; Dairetu’l-Mearif, Ferid Vecdi, c. 3, s. 542).

Pazartesi günü Merr-uz Zahrana vardılar. İkindiyi orada geçirerek akşamleyin Serefe ulaştılar. Akşam namazını kılmadan Mekke’ye ulaştılar. Geceyi Mekke girişindeki dağın arasında geçirdiler ve salı günü sabahleyin Mekke’ye girdiler. (İmtau’l-Makrizi, s. 513-517).

Resûlullah (s.a.a) hac amellerini yaptıktan sonra, Mekke’ye geldiği insanlarla Medine’ye geri dönerlerken, Medine, Mısır ve Iraklıların yol ayrımı olan Gadir-i Hum’a ulaştıklarında, Cebrail şu ayeti indirdi: “Ey Peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yapmayacak olursan, O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır.” (Maide/67).

Allah-u Teâlâ bu ayetle, Resûlullah’ın (s.a.a), Hz. Ali (a.s)’ı imam olarak halka tanıtmasını ve velayet hakkında nazil olanı, onlara tebliğ etmesini emretti ve ona itaat etmeyi herkese farz kıldı. Bu olay Zilhiccenin 18. Günü vuku buldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemal 3 ay önce

Gadirhum bayraminiz mubarek olsun cümleten