16 Aralık 2015 Çarşamba 15:50
543 Okunma
Hz. Ali’nin ikazlarını dinlemedi

Muaviye’nin başını çektiği bir grup Hz. Osman’ın halifeliğinin son dönemlerinde fitne ateşini iyice alevlendirmişti.

Bir cuma günü Hz. Osman, mescitte taşlandı ve bayıldı. Ebû Vakkas oğlu Sa'd, Sâbit oğlu Zeyd ve Ebû Hüreyre, bazı kimselerle beraber savaşa niyetlendilerse de Osman onları men etti ve evlerine gönderdi.

Osman, evine gidince Hz. Ali, Talha'yla Zübeyr'i alıp Osman'ın yanına gitti. Osman’ın yanında Mervan vardı. Mervan, Hz. Ali'yi görünce, “Bu işi başımıza sen getirdin, bizi berbat ettin. Muradına erersen and olsun Allah’a bütün dünya aleyhine döner” diye söylendi. Bu sözü duyan Hz. Ali, Talha ve Zübeyr, gücenerek evden çıktılar. Ubeydullah oğlu Talha da Osman'a gidip şiddetli sözler söyledi ve valilerin azlini istedi. Hz. Aişe de, Osman'a bu hususta haber göndermişti.

Gene bu sıralarda Mervan, kapı önünde toplananları tahkir ederek halkı büsbütün galeyana getirmişti. Bazıları yine Hz. Ali'ye başvurunca, “Ne yapayım, bilmem, evime kapansam, Osman, ‘beni terk ettin, hakka riayet etmedin’ der, gidip söylesem kabul eder fakat Mervan gelir, benim sözümü tutturmaz, onu başka yere sevk eder.”

Buna rağmen Hz. Ali yinr Osman’ın yanına gitmiş, gene öğütler vermişti. Hatta zevcesi Nâile bile, “Halk arasında Mervan'ın nüfuzu yoktur, Ali'yi razı et, bu gaileden seni ancak o kurtarır” demişti.

Halk, artık Osman’ı namaz kıldırmak için mescide de çıkarmamaya başlamıştı. Halka kim namaz kıldıracak diye Ali'ye başvurmuşlar, Hz. Ali, “Hâlid ibn-i Zeyd'e söyleyin, o namaz kıldırsın” buyurmuştu. Bu suretle birkaç gün Hz. Ebû Eyyûb'ül Ensâri namaz kıldırmıştı. Bir rivâyette bayram namazına kadar Hz. Ali'nin emriyle Huneyf oğlu Sehlü’l-Ensari namaz kıldırmış, bayram namazını Hz. Ali kılmıştı. Bayramdan sonra da gene Hz. Ali namaz kıldırmaktaydı.

Nihayet gene halk Hz. Ali'ye başvurmuş, Osman da ona haber göndermişti. Hz. Ali, Muhacirlerle Ensardan otuz kişi alıp gelenlerle görüştü. Onlar da valiler azledildiği takdirde dağılıp gideceklerini söylediler. Osman da bunu kabul etti. Mısır'a Ebû Bekir oğlu Muhammed'i tayin etti. Halk dağılıp yola düştü.

Mısırlılar, Ebû Bekir oğlu Muhammed'le beraber memleketlerine giderlerken siyahi bir adamın aceleyle Mısır'a doğru gitmekte olduğunu gördüler. Şüphelenip bu adamı durdurdular. Nereye gittiğini ve kim olduğunu sordular. Adam Mısır'a gitmekte olduğunu söyledi. “Gâh Mervan'ın kölesiyim, gâh Osman’ın kölesiyim” dedi. Mısırlılardan biri, Osman’ın kölesi olduğunu tanıdı. Üstünü aradılar. Bir şey bulamadılar. Hâlbuki “Mısır valisine mektup götürüyorum” demiş, Muhammed, “vâli benim” deyince de “sana değil, eski valiye götürüyorum” gibi lâflar etmişti. Nihâyet yanındaki mataraya baktılar. İçi bomboştu. Matarayı yarınca içinden bir kâğıt çıktı. Mührünü açtılar. İçinde, “vâli gelince hemen öldürün” meâlinde bir yazı vardı.

Bunu gören halk ve Muhammed, fena halde kızıp gerisin geri Medine'ye döndüler. Medineliler de bunu duyunca hiddetlendiler. Osman, yeminle te'min ederek kendisinin bu işten haberi olmadığını bildirdi. Bu kâğıdı, Mervan'ın yazdığı anlaşıldı. Hz. Ali, Mervan'ı azlederek halka teslim etmesini Osman'a tavsiye etti. Fakat Osman, ne Hz. Ali'nin sözünü tutup Mervan'ı teslim etti, ne de halkın istediği gibi halifelik makamından çekildi.

Okan Egesel

Anahtar Kelimeler:
Hz. AliHz. OsmanMervan
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100