Bu haber kez okundu.

‘İki çeşit adamla savaşırım’
 Hz. Ali (a.s.) şöyle buyurdu:
“Hamd hiçbir göğün diğer bir göğü ve hiçbir yerin de diğer bir yeri kendisinden gizleyemediği Allah’a mahsustur.
Birisi (Sa’d b. Ebi Vakkas) bana, ‘Ey Ebu Tâlib’in oğlu, sen bu işte (hilafet konusunda) çok hırslısın’ dedi. Ben dedim ki: ‘Hayır, vallahi ona uzak olduğunuz halde siz daha hırslısınız. Ben ise ona daha layık ve daha yakınım. Ben hakkımı aradım, siz benimle onun arasına girdiniz (engel oldunuz) ve ondan dolayı benim yüzüme vurdunuz.’
Onu orada bulanların önünde delil gösterdiğimde şaşırdı da, bana ne cevap vereceğini bilemez hale geldi.
Allah’ım, Kureyş’e ve ona yardım edenlere karşı bana yardım et, onlar akrabalık bağımı kestiler, büyük olan makamımı küçülttüler. Bana ait olan iş (hilafet) için karşımda birleştiler. Sonra, ‘hakkı alman da var, hakkı terk etmen de’ dediler, (bir yerde ‘hilafeti alman haktır’ dediler, bir yerde de ‘terk etmen...’).
Çıkıp Resûlullah’ın hürmetini sürüklediler; bir halayığı satın alıp götürür gibi onu alıp Basra’ya götürdüler. O ikisi kendi kadınlarını ise evde sakladırlar. Resûlullah’ın (s.a.a) haremindeki zevcesini kendileri ve başkaları için meydana çıkardılar, isteyerek ve zorlama olmaksızın bana biat etmiş bir ordu ile yollara düşürdüler. Basra’daki valime, Müslümanların beytülmalinin koruyucularına ve diğer ahaliye saldırdılar; bir kısmını işkenceyle, bir kısmını da hileyle öldürdüler.
Vallahi Müslümanlardan yalnızca biri bile suçsuz olduğu halde zulümle katledilseydi, (o suçu işleyeni değil) o orduyu toptan katletmek bana helal olurdu. Çünkü orda bulunanlar da bu işe aldırış etmeyip elleriyle ve dilleriyle karşı koymadılar. Bırak bunu da, onlar kendilerinden oraya girenler sayısınca Müslüman öldürdüler.”
Hz. Ali Efendimiz, Medine’de, hilafete layık olan kimse hakkında şöyle buyurmuştur:
“Ey insanlar! Bu işte (hükümet işinde) insanların en haklısı; bu işte en güçlü olan ve Allah’ın emirlerini bu konuda en iyi bilendir. Fitne çıkarandan hakka dönmesi istenir. Kabul etmezse onunla savaşılır. Ömrüm hakkı için, imametin bütün insanların bir araya gelip rey vermesiyle gerçekleşmesine imkân yoktur. Ancak onların ehil olanları, orada bulunmayanlar adına görüş bildirebilirler. Sonra şahit olanın dönmesi, orada bulunmayanın (başka birini seçme) hakkı olmaz. İki çeşit adamla savaştığımı bilin: Biri, kendisinin olmayanı istiyor; diğeri, üzerine düşeni yapmıyor. Allah’ın kulları, Allah’tan sakınmanızı tavsiye ederim; çünkü bu, kullara tavsiye edilecek en hayırlı şeydir.
Allah katında işlerin en hayırlı sonu takvadır. Bu bayrağı ancak sabır ve basiret ehli, hak konularında bilgi sahibi olan kişiler taşıyabilir. Size buyrulanı yapın, nehyedilenden sakının. İyice bilinmeden hiçbir işte acele etmeyiniz. Zira sevmediğiniz işlerde, (Allah’ın emrine aykırı olmadıkça bizim de görüşümüzü) değiştirme hakkımız vardır. Uyanık olun, elde etmeyi dileyip arzuladığınız, sizi bazen üzen, bazen de hoşnut eden dünya; konaklamak için yaratıldığınız, davet edildiğiniz eviniz değildir. Bilin ki dünya size baki değildir, siz de orada ebedi kalacak değilsiniz. O sizi aldatmışsa da, şerriyle sakındırmıştır. Sakındırdığı sebebiyle aldanmayı, korkuttuğu sebebiyle de tamahlanmayı terk edin. Orada çağırıldığınız yurt için yarışın, kalplerinizi ondan uzaklaştırın. Hiç biriniz, elinden bir şey alınınca halayıklar gibi sızlanmasın. Allah’ın hakkınızdaki nimetinin tamamlanması için sabırla, Allah’a itaat ederek Allah’ın korunmasını emrettiği kitabını muhafaza edin. Dininizi ayakta tutarak koruduktan sonra dünyadan bir şey kaybetmenizin size zarar vermeyeceğini bilin. Dininizi kaybettikten sonra da dünyanıza ait her şeyi korumanız size fayda vermez. Allah kalplerinizi ve kalplerimizi hakka yöneltsin, hepimize sabır/direniş ilham etsin.”
(Nehcü’l-Belağa’dan…)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.