Bu haber kez okundu.

‘İki deniz’ Ali ve Fâtıma’dır
Şûra sûresinin, “Bu Allah’ın, inanan ve iyi işlerde bulunan kullarını müjdelemesidir işte. De ki: Sizden, tebliğime, risalete karşılık bir ecir, bir ücret istemiyorum; istediğim, ancak yakınlarıma sevgidir ve kim, güzel ve iyi bir iş yaparsa, onun mükâfatını arttırırız; şüphe yok ki Allah, suçları örtendir, iyiliğe mükâfatla karşılık verendir” mealindeki 23. ayet-i kerimesindeki “yakınlar”dan maksadı, Ali b. Hüseyin (a.s), Said b. Cübeyr, Amr b. Şuayb ve bir topluluğa göre, Hz. Peygamber’in (s.a.a) yakınları yani, Ali, Fâtıma ve onun evladı Hasan ve Hüseyin’dir (a.s). İmam Muhammed Bâkır ve Ca’fer es-Sadık’tan da böyle rivayet edilmiştir. (er-Rıyadu’n-Nadıra; 2, 207.
Said bin Cübeyr, bu ayet inince İbn-i Abbas’a, “Sevmemiz emredilenler kimlerdir?” diye sorulduğunda, Hz. Peygamber’in (s.a.a.), “Ali, Fâtıma ve evladı” diye cevap verdiklerini rivayet eder. Taberi’nin Tefsir’inde (25, 16-17), Keşşaf’ta, Müstedrik’te (3,172), Usdü’l-Gâbe’de (5, 367), Zehairü’l-Ukba’da (s. 35), Savaik’te de (101-102), bu yorum ve bu yoruma ait hadisler vardır. Ehl-i Beyt İmamlarından gelen rivayetlerde bu hususta ittifak mevcuttur.
Casiye sûresinin, “Yoksa kötülük kazananlar, kendilerini de iman edenler ve iyi işlerde bulunanlarla eşit mi tutacağız, hayatları da, ölümleri de onlarla bir mi olacak sanıyorlar? Ne de kötü hükmediyorlar” mealindeki 21. ayet-i kerimesinin, Hz. Ali, Hz. Hamza ve Ubeyde’yle Utbe, Şeybe ve Velid b. Utbe hakkında indiğini, iniş sebebinin de, adları geçen müşriklerin (Ubeyde, Utbe, Şeybe, Velid), “Sizin sözleriniz gerçek olsa bile dünyada halimiz sizden üstün olduğu gibi ahirette de üstün oluruz biz” demeleri üzerine, hükümlerinin gerçek olmadığını beyan olduğunu Fahr-i Razi, Tefsir’inde, Kelbi’den rivayet eder.
Muhammed sûresinin, “Hem de doğru yol kendilerince apaçık anlaşıldıktan sonra gerisin geriye eski dinlerine dönenlere gelince; Şeytan, yanlış hareketlerini, onlara bezemektedir ve onları, uzun-uzun dileklere düşürmektedir. Bu, böyledir; çünkü onlar, Allah’ın indirdiği şeyden hoşlanmayanlara, ‘Biz, bazı işlerde size itaat edeceğiz’ demişlerdir ve Allah da, onların gizlice konuştuklarını bilmektedir. Nasıl olacak halleri o zaman ki melekler, canlarını alırken yüzlerine, ardlarına vurmaktadır. Bu, böyledir; çünkü onlar, Allah’ın gazab ettiği şeylere uymuşlardır ve razılığından hoşlanmamışlardır da O da, yaptıklarını mahvetmektedir. Yoksa gönüllerinde hastalık olanlar, Allah, onların kinlerini, hasedlerini hiç meydana çıkarmayacak mı sanmaktadırlar? Ve dileseydik onları, sana gösterirdik de yüzlerinden tanırdın elbet ve elbette sözlerinden tanırsın, anlarsın onları ve Allah, yaptıklarınızı bilmektedir” mealindeki 25-30. ayet-i kerimelerinin tefsirinde Suyûtî, İbn-i Merdveyh ve İbn-i Asakir, Ebu Said el-Hudri’den, “Elbette sözlerinden tanırsın, anlarsın onları” beyanını “Ebu Tâlib oğlu Ali’ye buğzetmeleriyle” tarzında yorumladığını tahric ederler.
Rahman sûresinin, “İki denizi salmıştır, nerdeyse karışacaklar; aralarında bir berzah var, karışmazlar. Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? İkisinden inci ve mercan çıkar” mealindeki 19-22. ayet-i kerimelerinin tefsirinde Suyûtî, İbn-i Abbas’tan, “iki denizi”, Ali ve Fâtıma (a.s), “berzah”ı Hz. Peygamber (s.a.a), “inci ve mercanı” da Hasan ve Hüseyin (a.s) olarak yorumlar. Nurü’l-Ebsar’da da (s.lOl) aynı yorum vardır. 
Anahtar Kelimeler:
iki deniz ali fâtıma dır
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.