01 Haziran 2018 Cuma 02:04
'İnsanlar onları ayaklarıyla çiğnerler'

Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: “İnatçı cebbar Lailahe illallah demekten çekinen kimsedir.” (et-Tevhid, 22/9).

Yine Resûlullah (s.a.a.), “Cebbarlar ve kibirli kimseler kıyamet günü karınca suretinde haşrolurlar. İnsanlar onları ayaklarıyla çiğnerler. Zira Allah nezdinde hor ve hakirdirler” buyurdu. (Tenbih’ul-Havatir, 1/199).

Aynı konuda İmam Ali (a.s.), “Cebbarın ameli temiz ve tezkiye olmuş değildir” buyurdu. (Gurer’ul-Hikem, 10587).

Yine İmam Ali (a.s.) buyurdu ki: “Benimle cebbarlarla konuşulduğu gibi konuşmayın. Benden kötü gazaplı hakimlerden sakınıldığı gibi sakınmayın. Bana riya ve gösteriş ile yaklaşmayın.” (Nehc’ul-Belağa, 216. hutbe).

İmam Sadık (a.s.) da, “Cebbarlar kıyamet gününde insanlardan Aziz ve Celil olan Allah’a en uzak olanlardır” buyurdu. (Vesail’uş-Şia, 11/304/7).

Cebbarların kötü sonu ile ilgili olarak, İmam Ali (a.s.), “Cebbarlık eden darmadağın olur” (Gurer’ul-Hikem, 7697) ve “Cebbarlık edeni Allah hor ve hakir düşürür, aşağılık kılar” buyurdu. (a.g.e., 8471).

Yine İmam Ali (a.s.), “Allah’ın kullarına cebbarlık taslamaktan sakın. Allah şüphesiz tüm cebbarları bozguna uğratır” buyurdu. (a.g.e., 2695).

İmam Ali (a.s.), cebrin bâtıl oluşu hakkında şöyle buyurmuştur: “Böyle (zorlama) olsaydı sevap, ceza, emir, yasaklama ve sakındırma bâtıl olurdu. Söz ve tehdit kalkardı. Kötüyü bir kınayan olmaz iyiyi bir öven bulunmazdı. İyilik eden günahkâra oranla daha çok kınanmayı hak ederdi. Günahkâr iyilik sahibinden daha çok iyiliği hak ederdi. Cebir inancı putperestlerin ve Rahman’ın düşmanlarının sözüdür.” (a.g.e, 5/13/19).

İmam Sâdık (a.s.) da şöyle buyurdu: “Kulu kınayabileceğin her iş ondandır. Kulu kınayamayacağın her iş ise Allah’ın işindendir. Allah-u Teala kula, 'Neden isyan ettin, neden kötü işler yaptın, neden içki içtin ve neden zina ettin?' der. İşte bu kulun fiillerindendir. Ama ona 'Neden hasta oldun, neden boyun kısadır, neden beyazsın, neden siyahsın?' diye söylemez. Zira bunlar Allah’ın işlerindendir.” (a.g.e., s. 59/109).

İmam Kâzım (a.s.) ise, “Şüphesiz günahlar için üç varsayım vardır: Ya Allah tarafındandır -ki değildir- Rabbin kulu işlemediği bir şey esasınca cezalandırması doğru olmazdı. Ya hem O’ndan ve hem de kuldandır -ki böyle değildir- zira güçlü olan ortağın güçsüz olan ortağına zulmetmesi doğru olmazdı. Ya da kuldandır -ki öyledir- bu taktirde de eğer kulu affederse bu O’nun kerem ve cömertliğindendir. Eğer cezalandırırsa bu da kulun günah ve suçu sebebiyledir.” (a.g.e., 78/323/23). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.