18 Eylül 2017 Pazartesi 16:31
121 Okunma
İnsanların hayırlısı takvası fazla olandır

Şeyh saduk, Uyun-u Ahbari’r-Rıza isimli eserinde şöyle anlatıyor:
Hekim Ebu Ali Hüseyin bin Ahmed el-Beyhakî, Ebu Abdullah Muhammed bin Mûsa bin Nesrî el-Razî’den babasının şöyle dediğini naklediyor:
Birisi İmam Rıza (a.s)’a gelerek, “Allah’a and olsun ki, yeryüzünde senden değerli yüce bir baba yoktur” dedi.
Bunun üzerine İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Takva onları şereflendirmiş, itaatte faydalandırmıştır.”
Bir başkası da “Allah’a and olsun ki, sen insanların en hayırlısı ve iyisisin” deyince İmam ona karşı şöyle buyurdu: “Ey şahıs! Yemin etme, benden daha hayırlısı Allah’tan daha çok korkup takvası daha fazla olan ve ona daha çok itaat edendir. Allah’a and olsun ki, şu ayet nesholmamıştır: ‘Ey insanlar! Şüphe yok ki biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve sizi tanışasınız diye aşiretler ve kabileler haline getirdik. Şüphe yok ki, Allah katında sevabı en çok ve derecesi en yüce olanınız, (ondan) en fazla çekineninizdir.’ 
(Hucurat/13).”
Temim bin Abdullah bin Temim el-Kureşî (r.a), babasından şöyle naklediyor:
Ebu Salt el-Herevî’den şöyle sordum: “Memun, İmam Rıza (a.s)’a o denli ikram, muhabbet ve ilgiden sonra onu kendine veliaht tayin eden bir insan olarak onu nasıl şehit edebilir (kalbinden nasıl böyle bir şey geçebilir)?”
O, cevabında şöyle dedi: “Memun’un, İmam Rıza (a.s)’a ikram ve ilgisi onun faziletini tanıyıp bildiğinden dolayıydı. Ama veliaht etmesi, halka onun da dünyaya ilgi gösterdiğini ispatlayabilmek içindi. Böylece insanların gözünde ona karşı olan makam, inanç ve akideleri yok olacaktı. Ama Memun, İmam (a.s)'ın aleyhine halka bir şey gösteremedi; tam tersine onun fazileti daha çok bilindi, kalplerde olan sevgi ve itikat daha da arttı. Çeşitli şehirlerden mütekellimler çağırarak onlardan birinin de olsa İmam (a.s)’a galip gelerek alimler yanında değerini yok etmek istiyordu. Böylece onun da eksikliğinin olduğunu halka yaymayı tasarlıyordu. İmam (a.s) Yahudî, Nesâra, Mecus, Sabiîn, Berahime, Mülhit, Dehriye ve İslam fırkalarından muhalif olanlarla her münazara ettiğinde onlara galip gelip delilini ise kabul etmelerine mecbur kılmıştır.
Halk, bu yüzden şöyle söylüyordu: ‘Allah’a and olsun ki bu, hilafete Memun’dan daha layıktır.’
Haberci ve casusları bunu Memun’a ulaştırdıklarında Memun çok öfkelendi, ona olan kıskançlığı daha da arttı. Öte yandan, İmam (a.s)’ın Memun’dan hiçbir korkusu yoktu. Hakkı söylerdi. Bazen Memun’a da hoşuna gitmeyen cevaplar verirdi. O, buna sinirlenip kinini kalbinde saklardı, bunu da dışarı vurmayıp bildirmezdi. Onun bütün hilesi sonuçsuz kalınca; İmam (a.s)’ı zehirle şehit etti.” 
OKAN EGESEL

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100