Bu haber kez okundu.

‘İslam âlemi onların elinden çok çekecek’
Hz. Ebuzer’in sürülmesiyle ilgili ortaya çıkan durumda Hz. Ali Efendimiz ile Osman karşı karşıya gelmişlerdi. Osman’ın yasaklamasına rağmen Hz. Ebuzer’i uğurlamaya giden Hz. Ali kendisini engellemeye kalkan Mervan’ı kovmuştu. Bunun üzerine Halife Osman, Mervan’dan yana tavır koyup Hz. Ali’nin (a.s) mukaddes makamına hakaret etmeye kalkışmıştı. Halife, kendi damadı Mervan ile Ali (a.s) arasında hiçbir fark gözetmeyerek ikisini eşit saydı. Ali (a.s) ile Mervan ile nasıl kıyas edilebilir ki?
Nasıl olur da Kur’an-ı Kerim’in, “Resûlullah’ın (s.a.a) nefsi” olarak tanıttığı Hz. Ali (a.s), soyu bozuk Mervan ile aynı kefeye konulabilir!
Mervan ve babası İslam’ın en büyük düşmanlarından idiler ve Resûlullah (s.a.a) ile hiçbir muhalefetten çekinmiyorlardı. Öyle ki Resûlullah (s.a.a), onları Taif’e sürdü ve Osman’ın halifelik dönemine kadar orada kaldılar.
Mervan, sadece Resûlullah (s.a.a) zamanında değil, hatta Hz. Ali’nin (a.s) hilafeti döneminde de, ona muhalefet ediyordu. Hatta Cemel savaşında Talha ve Zübeyr’in ordusuna katılarak İmam’a karşı savaştı.
Emirü’l-Müminin’in (a.s) askerleri, Mervan’ı esir tuttuklarında Hasaneyn’e (a.s) yalvarıp babalarının yanında kendisine şefaat etmelerini istedi.
Emirü’l-Müminin (a.s), Hasaneyn’nin (a.s) şefaatini kabul ederek onu azad etti.
Bazıları sordu: “Ya Emirü’l-Müminin! Mervan sana biat edecek mi?”                                                                   
Hz. Ali (a.s.) buyurdu: “Osman öldükten sonra benimle biat etmedi mi? Benim, onun biatına ihtiyacım yoktur. O, Yahudi sıfatlı ve hilekârdır. Eğer bugün eliyle bana biat etse, yarın başka bir uzvuyla bozacaktır.”
Daha sonra şöyle buyurdu: “O, çok az bir müddet hükmedecektir. O dört kuvvetli ve tehlikeli koçların babasıdır. İslam âlemi onların elinden çok çekecektir.”
İslam tarihinde Mervan’ın çok kötü bir geçmişine rağmen Osman’ın onu, Ali (a.s) ile terazinin aynı kefesine koyup “Sen benim yanımda Mervan’dan daha iyi değilsin” demesi nasıl değerlendirilir!
Osman’ın, İslam’ın zıddına olan işleri kendi zamanında herkese açık ve belliydi. Resûlullah’ın (s.a.a) yarenlerinden bir grup da onun bu işlerini devamlı olarak eleştiriyordu. Daha sonraki asırlarda mutaassıp muhaddisler ve tarihçiler halifenin, Resûlullah’ın (s.a.a) mücahit dostu Hz. Ebuzer’i sürgün etme suçunu örtbas etmek için, nice yalanlar ve yorumlar nakletmişlerdir.
Hz. Ebuzer asla halifeyi, Allah’ın Kitabından ve Resûlullah’ın (s.a.a) sünnetinden başka bir şeye davet etmedi. Onu, hesapsız kitapsız bağışlarda bulunmaktan ve haksız yere Emevileri savunmaktan alıkoymaya çalışıyordu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100