Bu haber kez okundu.

‘Mü’minin göğsü her şeyden geniştir’

Mü’minin niteliği hakkında, Hz. Ali (a.s.) buyurdu ki: "Mü’minin sevinci yüzünde, hüznü kalbindedir. Göğsü her şeyden geniş, nefsi her şeyden alçaktır. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır. Gamı uzun, himmeti yücedir. Sükûtu çoktur, vakti hep doludur. Çok şükredendir, çok sabırlıdır. Derin düşüncelidir. Kimseden bir şey istemez, tabiatı yumuşaktır, mütevazıdır. Nefsi kayadan daha serttir (tavizsizdir) ama bir köleden daha alçak gönüllüdür."

"İnsan ecel ve sonunu görürse, arzu ve gururuna düşman kesilir."

"Her kişinin malında iki ortak vardır; mirasçı ve hadiseler."

"İstenilen, söz vermedikçe hürdür."

"Amelsiz dua eden (veya davetçi), kemansız ok atan gibidir."

"İlim, iki türlüdür: Yaratılıştan gelen ve sonradan kazanılan. Yaratılıştan gelen ilim olmadığı zaman, sonradan kazanılan da fayda vermez."

"Doğru görüş, kudret ve mal ile birliktedir; onun yönelmesiyle yönelir, gitmesiyle de gider."

"İffet, fakirliğin, şükür de zenginliğin ziynetidir."

"Zalime çatan adalet günü, mazlumun zulme uğradığı günden daha çetindir."

"En büyük zenginlik, insanların elinde olanlardan ümidi kesmektir."

"Allah nezdinde bütün sözler korunmuş, bütün sırlar aşikârdır ve ‘Her nefis kazandıklarının rehinidir.’ (Müddessir: 38). Allah'ın koruduğu dışında tüm insanlar nakıs ve kusurludur. Soru soranlar halka eziyet eden, cevap verenler ise cevap vermede külfet içindedir. Onların en üstün görüşlüsünü, hoşnutluk ve gazap, güzel görüşünden alıkoymaktadır. Onların en sağlamını, bir bakış kırmakta veya bir kelime değiştirmektedir."

"Ey insanlar, Allah'tan sakının! Birçok arzulayanlar arzusuna ulaşamaz, birçok bina eden binasında oturamaz, birçok toplayan kısa bir süre sonra onu terk eder. Bâtıl yoldan topladığı, bir hakkı engelleyerek elde ettiği ve haram yoldan kazandığı mallar yüzünden günahlara girmiş, o günahlarıyla ahirete dönmüş ve Allah'ın huzuruna hüzünle çıkmıştır. ‘O, dünya ve ahirette zarara uğramıştır. İşte bu, apaçık bir hüsrandır.’ (Hac: 11).”

"Günahtan berî olmak da, bir nevi ismettir."

"Yüzünün suyu donmuştur; istekte bulunmak onu eritip damlatır; o halde kimin yanında onu döktüğüne dikkat et!"

"Kişiyi layık olduğundan çok övmek yalakacılık; layık olduğundan az övmek ise ya acizlik veya hasettir."

"Günahların en şiddetlisi, sahibinin önemsemediğidir."

"Kendi nefsinin ayıbını gören başkalarının ayıbıyla meşgul olmaz. Allah'ın rızkıyla hoşnut olan, kaybettikleri için üzülmez. İsyan kılıcını sıyıran, onunla öldürülür. Kendinizi zorlayarak bütün gücünü işlere veren helak olur. Tehlike girdaplarına atılan boğulur. Kötü yerlere giren, töhmet altında kalır. Çok konuşanın, hatası çok olur; hatası çok olanın, hayâsı azalır; hayâsı az olanın takvası (günahlardan çekinmesi) azalır; takvası azalanın, kalbi ölür; kalbi ölen ise ateşe girer. İnsanların ayıbını görünce onları sevmeyen, fakat o ayıpları kendisi için beğenen kimse, ahmağın ta kendisidir. Kanaat tükenmeyen bir maldır. Ölümü çok düşünen, dünyanın az nimetine de razı olur. Sözünün de amelinden sayıldığını bilen kimse, zaruret dışında konuşmaz.”

(Nehcü’l-Belağa’dan…)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.