Bu haber kez okundu.

O günlerde oruç iyidir

(dünden devam...)

Abdulvahid bin Muhammed bin Ubdus el-Nişaburî hicri 352 yılının Şâban ayında Ali bin Muhammed Kuteybe’den, o da Fazl bin Şâzan’dan şöyle naklediyor: Memun, İmam Rıza (a.s)’dan kendisi için özet bir şekilde halis İslam’ı yazmasını istedi. Bunun üzerine İmam (a.s) ona şöyle yazdı:

“Facir (fasık) kişilerin arkasında namaz kılınmaz, velayet ehlinden başkasına iktida edilmez, murdar ve yırtıcı hayvanların derisinin üzerinde namaz kılınmaz...

Farz namazlarda yani; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarında kunut tutmak gerekli sünnettir. Ölüye kılınan namazın beş tekbiri vardır. Kim noksan tekbir getirirse (sünnete) muhalefet etmiştir. Ölü kabre konduğu zaman ayak kısmından kabre bırakılmalıdır.

Besmeleyi bütün namazlarda sesli okumak sünnettir. Her iki yüz dirhemden (gümüş para) beş dirhemini zekât vermek gereklidir. Eğer bu miktardan az olursa zekât vermek gerekmez. Bir malın üzerinden bir yıl geçmedikçe o mala zekât vacip olmaz. Velayet ehli oldukları meşhur olmayanlara zekât vermek caiz değildir. Buğday, arpa, kuru üzüm ve hurma beş veske (her vesk altmış sâdır; her sâ da dört muddur; yani yaklaşık 850 kg.) ulaştıkları zaman bunların onda biri zekât olarak verilir.

Fıtır zekâtı kişi başına vaciptir. Bu kişilerin büyük, küçük, hür, köle, kadın veya erkek olması arasında hiçbir fark yoktur. Fıtra zekâtı buğday, arpa, hurma ve kuru üzümden bir sâ (3 kg.) verilmelidir. Bu zekâtı velayet ehlinden başkasına vermek caiz değildir.

Kadınların hayız dönemleri en çok on gün ve en az üç gün sürer. Hayızlı kadın namazı terk eder ve kaza da etmez fakat orucu terk etmeli ve sonra kazasını tutmalıdır.

Ramazan ayının orucu farzdır. Ayın görülmesiyle oruca başlanır ve tekrar görülmesiyle oruç sona erdirilir.

Her ayın ilk ve son on gününün Perşembe günlerinde ve ortadaki on günün Çarşamba gününde oruç tutmak sünnettir. Şâban ayının orucu, oruç tutan kimse için iyidir. Ramazan ayında (bazı mazeretlerden dolayı) tutulmayan oruçların kazasını ard arda tutmasan da yeterlidir (peş peşe yerine getirilmesi şart değildir).

Hacca gitmeye istitaati olan kimsenin hacca gitmesi farzdır. İstitaattan kasıt azık, binek ve sağlıktır. Mekke şehrinde olmayanlar için Temettü Haccı'ndan başkası caiz değildir. Ehl-i Sünnet’in yaptığı İfrat ve Kıran haccı, sadece Mekke ehline caizdir. Mikat’a ulaşmadan ihrama girmek caiz değildir. Allah-u Teala buyuruyor ki “Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın.” (Bakara/196) İğdiş edilmiş (hayaları çıkarılmış) hayvanı kurban kesmek caiz değildir. Çünkü o nakıstır. Hayaları ezilen hayvanı da kurban kesmek caiz değildir.

Cihat adil imamın emriyle farz olur. Kim malını koruma yolunda öldürülürse şehittir. (bu hükümler Ehl-i Beyt Ekolüne göredir). (devam edecek...) OKAN EGESEL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100