Bu haber kez okundu.

Onun ihtiramı büyük kılınmıştır
Kuleyni, kendi senediyle Ali b. Hüseyin el–Abdi’den şöyle dediğini rivayet etmiştir:
Ben İmam Sâdık’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Her yılda Gadir–i Hum günü oruç tutmak, kabul olmuş yüz hac ve umreye bedeldir. Bugün Allah’ın büyük bayramıdır.”
Şeyh Saduk, El–Hisal kitabında kendi senediyle Mufazzal b. Ömer’den şu rivayeti naklediyor:
Ravi: “Müslümanların kaç bayramı vardır?”
İmam Sâdık: “Dört bayramları vardır.”
Ravi: “İki bayramla cuma gününün bayram olduklarını biliyorum.”
İmam: “Bu bayramların büyüğü ve ten şereflisi Zilhicce ayının on sekizinci günüdür. O gün Hz. Resûlullah’ın İmam Ali’yi halk arasında imam olarak tayin ettiği gündür.”
Ravi: “O gündeki görevimiz nedir?”
İmam: “Bu günde Allah’a şükür ve hamd olarak oruç tutmanız gerekir. Gerçi Allah her saatte şükredilmeye layıktır. Önceki peygamberler de vasilerinin tayin edildiği günde oruç tutmayı ve bayram yapmayı emrederlerdi.”
Şeyh Tusi de el–Misbah adli kitabında kendi senediyle Ammar b. Harizi el–Abdi’den şöyle rivayet etmiştir:
Zilhicce ayının on sekizinde Hz. Sâdık’ın (a.s) yanma gittim, onun oruçlu olduğunu gördüm.
İmam bana şöyle buyurdu: “Bugün çok büyük bir gündür. Allah onun ihtiramını mü’minlere büyük kılmıştır. Bugünde dinini onlar için kâmil kıldı; nimetlerini onlara tamamladı ve onlardan almış olduğu misak ve ahdini yeniledi.”
İmam’a, “Bu günde oruç tutmanın sevabı ne kadardır?” diye sorulduğunda, İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Bugün bayram, şenlik, sevinç ve Allah’a şükür olarak oruç tutma günüdür. Bugünde oruç tutmak, haram aylarından atmış ay oruç tutmaya bedeldir.”
Abdullah b. Ca’fer–i Himyeri’den, o da Harran b. Müslim’den, o da Ebu’l–Hasan Leysi’den Hz. Sâdık (a.s)’ın, nezdinde bulunan dostlarına şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Allah’ın İslam dinini yücelttiği, dini aydınlığa kavuşturduğu, bizlere ve dostlarımıza bayram kıldığı günü bilmiyor musunuz?”
Hazır bulunanlar, “Allah, Resûlü ve Resûlullah’ın oğlu daha iyi biliyor, ey efendimiz, o gün Fıtır Bayramı günü müdür?” dediler.
İmam (a.s.), “Hayır” buyurdu.
Hazır bulunanlar, “O gün Kurban Bayramı günü müdür?” deidler.
İmam (a.s.), “Hayır, gerçi bu günlerin her ikisi de çok değerlidirler ancak dininin aydınlığa kavuştuğu gün onlardan daha değerlidir. O, Zilhicce ayının on sekizinci günüdür…” buyurdu.
Himyeri’nin hadisi, Gadir gününün şükür namazı zikredildikten sonra şöyle devam ediyor: “Ve secdelerinde şöyle dua okursun: Allah’ım, bizi, mevlamız Emirü’l–Mü’minin Ali b. Ebu Tâlib’in velayeti ile şereflendirdiğin günde açık ve güler yüzlü oluyoruz, suratımızı asmıyoruz.”
Feyyaz b. Muhammed b. Ömer el–Tusi, hicri iki yüz elli dokuzda şu rivayeti nakletmiştir: “Ben Gadir günü, Hz. Ali b. Musa er–Rıza’nın (a.s) yanındaydım. Özel ashabından olan bir grup kimseler de huzurunda bulunuyorlardı. Onları iftar yemeği için bekletmişti. Onların evlerine yemek, hediye, elbise, hatta yüzük ve ayakkabı bile göndermişti. Hem kendi durumu ve hem de etrafındakilerin durumlarında belirgin değişiklik yapmıştı. Önceki günlerde normal olmayan yeni araç gereçler kullanılıyordu. Hazret ise bugünün geçmişi ve faziletiyle ilgili sohbet yapıyordu.” (Allame Emini, el–Gadir).

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.