24 Aralık 2017 Pazar 02:27
‘Sanki o bizim babamız gibi’

Cabir bin Abdullah Ensâri’den rivayetle;

Yemenlilerden bir grup Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve âlih) yanına gelince Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Yemenliler sevinerek geliyorlar. Bunlar öyle bir kavimdir ki kalpleri yumuşaktır ve imanları sağlamdır. Onlardan Mansur adlı biri ortaya çıkacak, benim halifeme ve halifemin vasisine yetmiş bin kişiyle yardım edecektir. Onların kılıçlarının bağı, deridendir.”

Dediler ki: “Ya Resûlallah! Senin vasin kimdir?”

Buyurdu ki: “O öyle birisidir ki yüce Allah ona sarılmanızı emrederek şöyle buyurdu: Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve ayrılmayın!” (Âl-i İmran, 103).

Dediler ki: “Ya Resûlallah! Bu ipin ne olduğunu bize açıklar mısın?”

Şöyle buyurdu: ‘O, yüce Allah’ın şu ayetindir: Fakat Allah’tan bir iple ve halktan bir iple!’ (Âl-i İmran, 112). Allah’ın ipi, Allah’ın Kitabıdır. Halktan olan ip ise Benim vasimdir.”

Dediler ki: “Ya Resûlallah! Kimdir Senin vasin?”

Şöyle buyurdu: “Allah onun hakkında şu ayeti nazil etmiştir: Bir nefis sonunda diyecek ki: Allah’ın yanında olduğu halde ona aldırış etmedim.” (Zümer, 56).

Dediler ki: “Ya Resûlallah! Allah’ın yanında olan bu şey nedir?”

Şöyle buyurdu: “Allah-u Teala onun hakkında buyurmuştur ki: ‘O gün zalim elini ısırarak der ki: Keşke Resûlullah’ın yolunu izleseydim.’ (Furkân, 27). O Benim vasimdir ve Benden sonra Bana ulaşan yol odur.”

Dediler ki: “Ya Resûlallah! Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a and olsun ki, bize vasini göster. Onu görmeyi çok istiyoruz.”

Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Allah, kıyafetleri tanıyan mü’minlere onu bir ayet olarak karar kılmıştır. Eğer kalbi sağlam ve kulağı olan bir şahit gibi ona bakarsanız onu tanırsınız. Tıpkı Benim peygamber olduğumu anladığınız gibi onun da vasim olduğunu anlarsınız.”

Safları karıştırarak çehrelere bakmaya başladılar. Çünkü yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki: “Halktan bir bölümünün kalplerini onlara doğru yönelt.” (İbrahim, 47). Yani ona ve onun evlatlarına.

Eş’arilerden Ebu Âmir-i Eş’ari kalktı. Hevlâni’lerden ise Ebu Gurret’il Hevlâni, Beni Kays’dan Osman bin Kays ve Zebyân ayağa kalktılar. Düsilerden de Arne-î Düsî ve Lâhik bin Alakâ ayağa kalktılar. Safları karıştırıp çehrelere baktılar ve saçının önü dökülmüş hafif şişman (Hz. Ali’nin meşhur ve maruf vasıflarındandır. Cihadının çokluğuna ve ilimle dolu olduğuna delalet eder) birinin elinden tuttular.

Dediler ki: “Ya Resûlallah! Kalbimiz buna doğru yöneldi.”

Hz. Peygamber de buyurdu ki: “Peygamberiniz onu tanıtmadan siz onu tanıdığınız için siz Allah’ın seçkinlerisiniz. Onun vasi olduğunu nasıl anladınız?”

Ağlayarak dediler ki: “Ya Resûlallah! Kavmin çehresine baktığımızda hiçbir şey hissetmedik. Ama buna bakınca kalplerimiz titredi. Sonra ona tam olarak güvendik ve mutmain olduk. Sonra ciğerlerimiz yandı ve gözlerimiz yaşardı ve kalplerimiz serinledi. Sanki o bizim babamız, biz de onun evlatları gibiydik.”

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlih) buyurdu ki: “Onun te’vilini sadece Allah bilir ve ilim de derin olanlar. İşte siz onlardansınız.”

Cabir şöyle der: “Bu yüce kavim Emirülmüminin Ali (aleyhisselam)’a Cemel ve Sıffin’de yardım etti ve Sıffin savaşında şehid oldular. Ve Resûlullah onları cennetle müjdeledi ve onların Ali bin Ebi Tâlib’le savaşırken şehit olacakları haberini verdi.” (Gaybet-i Numanî, Şeyh Muhammed bin İbrahim-i Numanî)

OKAN EGESEL

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Akçakoca 2017-12-25 10:41:34

Allahım bizi sevdiklerinden ve zatini sevenlerden eyle ve ayırma.....