Bu haber kez okundu.

Ümit beslenenlerin en hayırlısı Sensin
 İmam Ali (a.s.) bir hutbesinde buyurdu ki:
“Allah, rızkı azaltıp çoğaltarak düzenlemiş; dar ve geniş olarak bölmüştür. Bu düzeni; kolayını ve zorunu isteyecek olanları tespit etmek, zengin ve fakirin şükrünü ve sabrını denemek için adalet üzere kurmuştur. Bolluğa sıkıntıları, sağlığına hastalıkları, sevinçlerine kederleri eklemiştir. Ömürleri uzatıp kısaltarak, öne salıp erteleyerek yaratmıştır. Ölüme birtakım sebepler takdir etti, ölümü hayat düğümlerini çözen bir unsur kıldı. O gizleyenlerin içindeki sırrı, fısıldaşarak konuşulanları, kuşkuları ve kesin inançları, gafil olunanları, gönüldekileri, görünmeyenleri, kulakların gizlice dinlediklerini, karıncaların yazlıklarını, haşeratın kışlıklarını, yaslı kadınların hazin inleyişlerini, ayakların yavaş sesini, meyvelerin gizlendiği tomurcukların perdelerinin içini, dağ ve vadilerdeki vahşi hayvanların inini, sivrisineklerin ağaçların dal ve yaprakları arasında gizlendiği yeri, yaprakların dallara iliştiği yeri, nutfenin sulbden döküldüğü yeri, bulutların çıkıp kaynaşmasını, damlaların buluttaki yığınağını, kasırgaların kuyruklarıyla taşıdıklarını, yağmurların selleriyle süpürdüklerini, kum ve çakıl tepelerinde gizlenen haşereleri, kanatlıların dağ zirvelerindeki durağını, cıvıldayanların karanlık yuvalarındaki şakımalarını, sedeflerin içinde gizli incileri, deniz dalgalarının bağrındakileri, gece karanlığının gizlediği veya gündüz aydınlığının açtığı, karanlığın ve aydınlığın kendisini takip ettiği şeyi, ayak izini, hareket hissini, sözün kaynağını, dudak kıpırtısını, ruhun karar yerini, zerrenin ağırlığını, her hüzünlünün inleyişini, ağaçtaki meyveleri, düşen yaprağı, nutfe yatağını, kan dolaşımını ve kan pıhtılaşmasını bilmektedir.
Bu, O’na zor gelmez. Yarattıklarını yaşatma ve gözetmekte güçlük çekmez. İşlerini yürütmek ve yaratılmışları gözetmek usanıp ara vermeden yaptığı işlerdendir. İlmi onları ihata etmiştir. Sayılarını bilir. Adaleti hepsini kuşatmıştır. Yarattıkları onu övmede kusur ettiği halde, yine de fazlı ve keremi devam etmiştir.
Ey Allah’ım, Sen, bütün güzel vasıfların sahibisin, çok övülmeye layıksın. Ümit beslenenlerin en hayırlısı Sensin. İsteneceklerin en hayırlısı da Sensin.
Allah’ım, bana öyle şeyler bağışladın ki, Senden başkasına hamd ve sena edemem. Ümitsiz kılanları ve güvenilir olmayanları dilimle övemem. Sen dilimi insanları övmekten, yaratılmış kullara sena etmekten uzak kıldın.
Allah’ım, her övenin övgüsünün bir karşılığı ve armağanı vardır. Ben de bunun için, rahmet ve mağfiret hazinelerinin kılavuzu olarak Sana ümit bağladım.
Allah’ım, bu makam; Sana özgü tevhide erenlerin ve bu övgü ve makamlara Senden başkasını layık görmeyenlerin makamıdır. Sana, Senden başkasının zenginleştiremeyeceği şekilde muhtacım. Kereminden başkası, bu fakirlikten kurtaramaz beni. Bize bu mekânda rızanı ihsan eyle. Bizi Senden başkasına el açtırma. ‘Senin her şeye gücün yeter.’(Âl-i İmran: 26).”
(Nehcü’l-Belağa’dan…)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100