23 Aralık 2015 Çarşamba 11:50
303 Okunma
‘Ümmetin arasını açan ilk topluluksunuz’

Savaş bitip Cemel ashabı kaçmaya başlayınca Hz. Ali, tellallar çıkartıp bağırttı: “Kaçanın ardına düşüp kovalamayın, yaralılara dokunmayın, evlere girmeyin, kimsenin silahını, elbisesini, malını mülkünü almayın. Silahını bırakan emindir. Evine girip kapısını kapayan emindir.”

Hz. Ali, daha Hz. Aişe, Basra'daki eve nakledilmeden yanına gitmiş, hâlini hâtırını sormuştu. Sonradan bazı kimseler ziyaretine varmışlar, onlara, “Keşke, bundan yirmi yıl önce ölseydim” demişti.

Ertesi günü Hz. Ali, savaş meydanını gezmiş, ölülerden bazılarını kaldırtıp, “Ben, Rabbimin vaad ettiğini elde ettim, sen de elde ettin mi” demiş, “Bedir kuyusuna atılan müşrikler, Hz. Muhammed'in sözlerini nasıl duydularsa bunlar da benim sözlerimi duydular” buyurmuştu. Sonra da ölülerin gömülmesini emretmişti. Basralılar çıkıp ölülerini gömdüler. Hz. Ali taraftarlarıyla karşı tarafın ölüleri sayıldı, sayı, on bini buldu.

Hz. Ali, askerin elindeki malları toplattı, Basra mescidine gönderdi, üstlerinde beylik damgası bulunanlardan başka hepsini sâhiplerine verdi. Bazı kimseler, müşriklerin evlât ve ayalleri gibi esirlerin ve mallarının paylaşılacağını sanmışlar, bu hususta sözler söylemişlerdi. Hz. Ali, “Onlar bizim kardeşlerimizdi, bize isyan ettiler” buyurup “Sizin sandığınız gibi olursa Aişe kimin hissesine düşecek” sorusunu sorup susturdu.

Hz. Ali, savaştan üç gün sonra, Basra'ya girmiş, mescide gitmişti. Halk mescidde toplanmıştı. Hz. Ali, minbere çıkıp Allah'a hamd ettikten, onu övdükten sonra buyurdu ki: "Şüphe yok ki Allah'ın rahmeti, yarlıgaması pek geniştir, dâimidir, affı boldur fakat azâbı da çetindir. Rahmeti, yarlıgayışı, affı, halkından itaat edenleredir ve doğru yolu bulanlar, O’nun hidâyetiyle bulur, böyle takdir edilmiştir bu. Azabı, ikaabı da halkından isyan edenleredir, böyle takdir edilmiştir bu. Hidâyeti bulduktan, apaçık delilleri gördükten sonra sapanlar, artık sapmaz, aklı olan doğru yolu bırakmaz. Ey Basralılar, biatimden döndünüz, düşmanıma uydunuz, ona yardımda bulundunuz, size ne yapacağımı umuyorsunuz?"

Halktan biri ayağa kalkıp dedi ki: “Hayır ummadayız senden. Bize üst oldun, kudret buldun. Cezalandırırsan bu bizim hakkımız fakat bağışlarsan bil ki bağışlamak, Allah’ın en çok sevdiği şeydir.”

Hz. Ali, sözüne şöyle devam etti: "Sizi affediyorum fakat fitneden sakının, çünkü siz, biatten ilk dönen ve bu ümmetin arasını ilk olarak açan, bölen topluluksunuz."

Sonra minberden inip oturdu. Halk, birer birer biat etti. Kays oğlu Ahnef de Sa'd oğulları boyuyla gelip biati yeniledi. Bu biatte savaşta yaralananlar bile bulundu.

Hz. Ali, kendisine biat edildikten sonra beytülmâli teftiş eti. Mevcut olanı beşer yüz, beşer yüz, bütün bu paraları kendisiyle beraber bulunanlara dağıttı. Orda bulunanlardan biri, “Ey Mü'minlerin Emiri, kalbimle seninle beraberdim fakat bedenen beraber bulunamadım, bana da bir şey versene” dedi. Hz. Ali, bu adama da kendisine düşeni verdi ve böylece kendisi bir şey almadı.

Hz. Ali, Hz. Aişe'nin yol azığını, bineğini hazırladılar, kardeşi Muhammed'le ve kırk tane Basralı kadınla yola çıkardılar. Receb’in ilk günü olan Cumartesi günü Basra'dan hareket etti. Hz. Ali, oğullarıyla bir günlük yola kadar uğurladılar.

Okan Egesel

Anahtar Kelimeler:
Hz. AliCemelBiat
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100