05 Ağustos 2017 Cumartesi 17:15
246 Okunma
Zalimi, bütün hesapları elinde tutana havale et

Şeyh Saduk, Uyun-u Ahbari’r-Rıza isimli eserinde şöyle anlatıyor:

Ali bin Ahmed bin Muhammed bin İmran-ı Dekkak (r.a) Muammer bin Cellad’dan ve bir grup cemaatten şöyle naklediyor: İmam Rıza (a.s)’ın yanına gittiğimizde, içimizden bazıları İmam'a şöyle dediler: Allah bizi sana feda etsin, her zamankinden farklı bir haliniz var, bir şey mi oldu yoksa? İmam (a.s): Dün gece geç vakte kadar yatmadım ve Mervan bin Ebu Hafsa’nın söylemiş olduğu şu şiiri düşünüyordum:

"İmkânsız bir şeydir ki, kızın evlatları (torunlar) amcalarının yerine miras alır olsunlar!"

Sonra uyudum ve rüyamda, kapısının dört bir köşesini eline alan bir şahıs gördüm, şöyle diyordu:

"İmkânsız bir şeydir ki müşrikler İslam bayrağının taşıyıcısı olsunlar. Kızın evlatları (torunlar) dedelerinden nasiplerini alırlar. Halbuki amcalar irs almadan kenara çekilirler. Küfrün askerleri içerisinde savaşırken Müslümanlar tarafından esir edilip fidye ile özgürlüğüne kavuşan nasıl Peygamber'in mirasçısı olur? Onun kılıç korkusuyla iman etmediği nereden malum! Kur’an önceden senin buna liyakâtını bildirmiş ve onunla ilgili bütün hükümleri bildirmiştir. Fatıma’nın oğlu ki meşhur olmuş odur Peygamberin irsini amcalardan alan ama Nuteyle’nin oğlu kenarda şaşkın ve ağlayarak duruyor, yakınları da ona eşlik ediyor."

Babam (r.a) Sâd bin Abdullah’dan, o İbrahim bin Hişam’den, o da Abdullah bin Mugayre’den şöyle naklediyor: İmam Rıza (a.s)’ın şöyle dediğini duydum: "Sen şu anda bir evde geçici bir süre için kalmaktasın ve bu kısa sürede her amel edenin ameli kabul olur. Acaba ölümün, bu evi her taraftan sardığını görmüyor musun ki arzu ve istekleri yok edip duruyor. Bu kısa zamanda nefsini ve şehvetini tatmin etmek için çaba sarf ediyor, tövbeni ve Allah’a dönüşünü erteleyip duruyorsun. Halbuki ölüm, habersiz ve aniden gelir; o halde kişinin aklı ve fikriyle ne yaptığına bakmalı.”

Hasan bin Abdullah Said-i Askerî (r.a), Ahmed bin Hüseyin-i Kâtibî'den, o da Ebu Feyyaz’dan, o da babasından şöyle naklediyor: Bizler Ali bin Mûsa Rıza (a.s)’ın toplantısında bulunuyorduk, birisi kardeşini İmam’a şikayet etti. İmam (a.s) onun için şöyle bir şiir okudu:

"Kardeşini günahında mâzur gör, kötü amellerini ve ayıplarını örtmeye çalış. / Sana uydurulmuş olan bühtanlara ve zamanın zorluklarına karşı sabırlı ol. / Kendi büyüklüğünü koruyarak ona cevap verme. / Zalimi bütün hesapları elinde tutana havale et.”

OKAN EGESEL

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100