Allah, “… De ki: Ben sizden Ehl-i Beyt’imi sevmekten gayri bir karşılık istemiyorum…” (Şûrâ, 23) buyurarak Peygamber Efendimizin, peygamberliğinin mükâfâtı olarak, bize, O’nun yakınlarını böyle bir sevgiyle sevmemizi emretmiştir.
Âyet-i kerîmede geçen “meveddet” kelimesi, muhabbetten daha şiddetli bir sevgiye denir. Ehl-i Beyt’i çok sevmek, mü’minlere farzdır. Son nefeste îmân ile gitmeye vesîledir.
Sa’lebî’nin “el-Kebîr”, Zemahşerî’nin “el-Keşşâf” ve Fahreddin Râzî’nin “el-Kebîr” isimli tefsirlerinde Şûrâ Sûresi 23. âyet-i kerimesinde geçen “meveddet” kelimesinin tefsiri sadedinde şu ifadelere yer verilmiştir:
“Biliniz ki, her kim Ehl-i Beyt’in muhabbetiyle ölürse, bağışlanmış olarak ölmüştür. Biliniz ki, her kim Ehl-i Beyt’in muhabbetiyle ölürse, tevbe etmiş olarak ölmüştür. Biliniz ki, her kim Ehl-i Beyt’in muhabbetiyle ölürse, îmânı kâmil olan mü’min olarak ölmüştür. Biliniz ki, her kim Ehl-i Beyt’in muhabbetiyle ölürse, ölüm meleği onu cennetle müjdeler.”
Peygamber Efendimiz (s.a.a.) yine Ehl-i Beyt’i kastederek şöyle buyurmuşlardır:
“Allâh’a yemin ederim ki, sizi Allah için ve benim yakınlığım dolayısıyla sevmedikçe hiçbir Müslüman kişinin kalbine îman girmez.” (Nesaî, Tirmizî).
İmam Şâfiî, Ehl-i Beyt’in muhabbetiyle ilgili olarak bir gazelinde şöyle demektedir:
“Ey Rasûlullâh’ın Ehl-i Beyt’i! Sizi sevmek, Allah tarafından Kur’ân’da farz kılınmıştır. Size bu kadar büyüklük ve fazilet yeter ki; size salavât göndermeyenin namazı bâtıldır.”
Şimdi ise, “Biz Hz. Ali’yi onlardan daha çok seviyoruz” diyenlerin ama Hz. Ali’yi ancak 4. halifeliğe layık görenlerin, O’na kılıç çeken Muaviye’ye ‘cennetliktir’ diyenlerin (ör. bkz: Said-i Kürdi) aslında Ehl-i Beyt’i sevmediklerini bilmeliyiz. Ayrıca Ehl-i Beyt hakkında ne biliyorlar ki Ehl-i Beyt’i sevsinler?
İmam Caf’er Efendimizin bu konuya şöyle açıklık getirir: “Dili ile Ehl-i Beyt taraftarı olduğunu söyleyen ama aksine amel eden kimse taraftarlarımızdan değildir.” (Bihar, 68/164/13).
Yine İmam Sâdık şöyle buyurur: “Bizi hem tanımayıp, hem de inkâr etmeyen kimse sapmıştır. Ne zaman ki, Allah ona hidayeti nasib eder ve tekrar bize itaat etmeye yönelirse, işte o zaman kurtulur. Eğer sapkınlık içinde ölürse, Allah (c.c) istediği şeyle onu bitirir.” (Usul-î Kâfi, 1/187).
İmam Musa Kâzım ise şöyle buyurmaktadır: “Yani onların cevabı telkin, adet ve dilde söylemekten başka bir şey değildir. İlmi olmayan kimse şehadet etse de yine şek, hased ve inat içindedir. Bunun için Araplar şöyle diyor: Bir şeye cahil olan ona karşı düşman olur. Bir şeyi aczinden terk eden onu ayıplar ve onu inkâr eder.” (Tuhefu’l-Ukul, s. 442).
Peki, bugün sizlerin Ehl-i Beyt’i tanımadığınızın bundan dolayı sevmediğinizin en büyük nişanesi nedir biliyor musunuz? Eylül 2014’te başlayıp Mayıs 2015’e kadar devam eden her hafta Türkiye genelinde 200 ayrı yerde alanında uzman 3 veya 4 konuşmacı ile gerçekleşen yani toplam 1.000’in üzerinde ‘Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt’ konulu panelleri icra ettiren kişiyi seviyor musunuz?
Cevabınız hayır ise Ehl-i Beyt sevginizde bir problem var demektir.
Tarih boyunca eşi yazılmamış olan 9558 sayfalık dev Ehl-i Beyt külliyatının yazarı olan; dünya genelinden binlerce kişinin katıldığı 8 uluslararası Ehl-i Beyt Sempozyumu gerçekleştiren lideri seviyor musunuz? Cevabınız hayır ise Ehl-i Beyt sevginizde bir problem var demektir. “Tevella” nedir biliyor musunuz?
Bakın mübarek İmam nasıl açıklıyor: “Her kim biz Ehl-i Beyt dostlarından veya düşmanlarından olduğunu öğrenmek istiyorsa kalbini şununla imtihan etsin: Eğer bizi sevene muhabbeti varsa bizim düşmanlarımızdan değildir. Eğer kalbinde bizi sevenlere düşman ise bizim dostlarımızdan değildir.” (Bihar-ul Envar, c.27, s.53). 
Sonuç olarak Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Haydar Baş’ı sevmeyen yahut O’na destek olmayan, O’nu anlatmayan sizler Ehl-i Beyt sevginizi gözden geçirmelisiniz. Çünkü siz imanın şartlarından olan Ehl-i Beyt’e olan sevginizde samimi değilsiniz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100