Bu haber kez okundu.

AB, Hıristiyan Avrupalılarınkinin dışında özgürlüğü önemsemez
Afrika Kıtası devletlerinin tarihi, "misyonerlikle başlayan işgal süreci"ni bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır. Bu maddede son derece önemli bir gerçek ile karşılaşmaktayız; ülkemizde yaygınlaştırılan "AB'ye girersek muhafazakar insanların inançlarını daha rahat yaşayacakları" dezenformasyonu ile, millet ve devlet karşı karşıya getirilmek istenmektedir. ~|~

 

İmamın konuşmasına bile tahammül edemiyorlar
Bugün camide imamın yaptığı konuşmaya bile tahammül edemeyen AB'nin bu gayr?i vicdani ve gayr?ı insani tavrının, yarın bundan farklı bir tutum olarak ortaya çıkacağını beklemek elbette mümkün değildir. Kaldı ki, ülkemizde kilise çanları özgürce çalarken; AB topraklarında açıktan ezan okumak dahi mümkün olmamakta, hatta hasbelkader açıktan ezan okumaya kalkışan olsa, derhal suç işlemiş kabul edilmektedir. Dolayısıyla Sosyal Devlet/Milli Devlet olarak, gerçek özgürlüklerin ülkemizde yaşandığına dikkat çekerken; bütün dünyaya geçmişte olduğu gibi bugün de örnek olacak milletin, tarihi, gelenekleri ve kültürü ile "Türk milleti" olduğunu göstermemiz gerekmektedir.

AB misyonerliği körüklüyor
2006 İlerleme Raporu'nda, "Diyarbakır Protestan Kilisesi ve Yehova Şahitlerinin dernek kurma talepleri kabul edilmiş bu olumlu bir adımdır, ancak azınlık vakıflarının mülkiyet hakları ile ilgili kısıtlamalar devam etmektedir'' deniliyor.  Azınlık vakıfları ile ilgili hükümetin verdiği birçok tavize rağmen; AB'nin istedikleri, açıkça Lozan öncesine dönülmesidir, Sevr'in hayata geçirilmesidir. Anadolu'nun binlerce yıldan beri Türk toprağı olduğu gerçeğini göremeyen AB ile, gerçekten sadece iletişim problemi değil, aynı zamanda köklü bir doku uyuşmazlığı yaşandığı ortadadır.

AB'nin Lozan'ın delme niyeti öne çıkıyor
2006 İlerleme Raporu'nda, "Ekümenik Patriğin bu sıfatını kamusal alanda kullanması yasaktır.Bunun önündeki engeller kaldırılmalıdır''. Fener Patrikliği, Lozan antlaşması ile Fatih ilçesi kaymakamına bağlanmıştır. AB'nin talebi istikametinde şayet "ekümeniklik" diye sıfatı kabul edilirse; hem Lozan hiçe sayılacak, hem de sur içinde bir "din devletinin temeli atılmış" olacaktır.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET-MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Vugar Seidov / Budapeşte Üniv., Macaristan:
Milli Devlet, küreselleşmenin egemenliğine son verecek
"Sosyal Devlet Milli Devlet" kongresi son derece önemli bir kongredir. Gelecekte daha önce Almanya'da yapılan Milli Ekonomi Modeli kongresi gibi bir kongrenin tekrar Avrupa'da yapılmasını istiyorum. Beni Avrupa'da bir elçiniz olarak kabul ederseniz bundan büyük şeref duyacağımı ifade etmek isterim.  Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Sosyal Devlet Milli Devlet" tezi son derece cesur bir girişimdir. Bu kongre küreselleşme hegemonyasını kıracak bir girişimdir. Bilim dünyasının sahip çıkıp, istifade etmeleri gereken bir modeldir. Bu model teorik bir temeli olan ve pratikteki yolları da açıkça göstermiş yeni bir modeldir. Tez bana özet halinde getirildiğinde, hayran kaldım ve defalarca okudum. Bu kongreyle birlikte yeni bir devlet anlayışının doğuşuna sahne oluyoruz. Bu model, diğer devletlere karşı ekonomik sömürü politikaları uygulayan güçlerin ayaklarını adeta yerden kesmiştir. Tezin ve modelin tüm dünyaya açılıp uygulamaya geçirilmesi için birlikte hareket etme ve çalışma çağrısında bulunuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100