Bu haber kez okundu.

AB süreciyle Kıbrıs Rumlara devrediliyor
AB, adada hiçbir zaman iki devletin olduğu gerçeğini kabul etmemiş; Rum tarafını "adanın tek sahibi" olarak "Kıbrıs Cumhuriyeti" şeklinde tanımıştır. ~|~

 

Elbette böyle bir AB'ci yaklaşım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ve adadaki Türk askerini işgalci konumuna itmektedir. Şimdi istenilen Türk askerinin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin işgalci olduğunun Türk Devleti tarafından kabul edilmesidir.

AKP'den son derece sakıncalı açılımlar
Bu bağlamda son günlerde AKP hükümetinin bir liman ve hava sahasını açalım teklifi son derece sakıncalıdır. Çünkü bir limanın açılması ile on tanesinin açılması arasında bir fark bulunmamaktadır. Türk hükümetinin böyle bir AB'ci manevraya soyunması, Kıbrıs'ın yegane sahibinin "Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla Rum Kesimi olduğunun fiilen ilan edilmesi, KKTC'nin fiilen ilgasını kabul edilmesi ve adadaki Türk askerinin kendi irademizle "işgalci" olarak nitelendirilmesi olmaktadır.

AB, bizi azınlıklara bölmek istemektedir
? "1923 yılında yapılan Lozan antlaşmasındaki azınlık tarifi değiştirilmelidir. Yahudi, Ermeni ve Rum'ların dışında Avrupa standartları çerçevesinde azınlık olarak tanımlanan başka topluluklar vardır" (2006 AB İlerleme Raporu) Oysa Türk milletinin içerisinde bulunan etnik farklılıklar onları azınlık yapmamaktadır. Kültürü, inancı, tarihi, örfü, kökeni vb özellikleri ile "tek bir millet" olan Türk milleti, etnik ayrımcılığa tabi tutularak parçalanmak istenmektedir.

AB, camilerdeki vaazlara bile müdahale etmektedir
? "Yerel dini makamlar, vaaz ve yayınlarında zaman zaman misyonerlik faaliyetlerine karşı hasıma ne tutum içerisinde olmaktadır"
(2006 AB İlerleme Raporu)
Camide imamın yaptığı konuşmaya bile müdahale eden AB, hangi vicdan ve din özgürlüğünden bahsediyor; elbette bunu anlamak mümkün değildir. Kaldı ki, misyonerlik faaliyeti, siyasi bir olgu olup; ülkelerin işgal edilmesinde öncü kuvvet vazifesi görmektedir.

 

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. F.R. Grabau / Magdeburg Üniversitesi?Almanya:
Modeli bütün kalbimle destekliyorum
Prof. Dr. Baş'ın Sosyal Devlet?Milli Devlet tezinde, sosyal devlet projeleri çerçevesinde vatandaşa kaynak aktarılması isteniyor. Bu son derece doğru bir yaklaşımdır. Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" tezinde ifade ettiği "belirli bir gelirin altındakilerden vergi alınmaması" formülünü destekliyorum. Prof. Dr. Haydar Baş çarpıcı son eseri, "Sosyal Devlet ? Milli Devlet" ile devletlerin dış boyunduruğa girmeden kendi gücüyle nasıl ayakta durabileceğini açık bir şekilde ortaya koymuştur.  Almanya için de modelin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'tan yardım istememiz gerekeceği kanaatindeyim.
Özellikle "vatandaşlık maaşı" Alman vatandaşlarının da yarasına merhem olacak ve Almanya'daki tartışmalara ışık tutacaktır.  Model, yalnızca Türk vatandaşlarına karşı değil, tüm dünya insanlarına karşı sorumluluk taşıyor. Bu yeni bakış açısını bütün kalbimle destekliyorum. Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet Milli Devlet tezlerinin kimseyi hayal kırıklığına uğratmayacağını düşünüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100