06 Ağustos 2009 Perşembe 00:00
126 Okunma
ABD, Kyoto protokolünü imzalamaktan kaçınmaktadır
Sera gazı etkisinden en fazla zarar görecek ülkelerin başında ABD gelmesine rağmen; Kyoto protokolüne atılan imza 2001 yılında Bush döneminde geri çekilmiştir. Bunun iki sebebi olabilir. ~|~

 

Bu gazların atmosfere salınmasına en fazla sebep olanlar enerji kartelleridir. Buna ABD'nin imza atması onların ticari karlarına zarar getirecektir. Elbette global şirketlerin hamisi ABD'nin bu şirketlerin zararını göze alması, hele Bush döneminde bunun olması mümkün değildir.

ABD Ortadoğu'yu vatan seçmiştir
Bir diğer sebep ise ABD'nin Amerika kıtasından göç ederek BOP ekseninde kendisine Anadolu ve Ortadoğu'yu vatan olarak seçmesidir. ABD'nin bölgemiz üzerindeki işgaller süreci, sözkonusu planın uygulamasıdır; ABD, "Gulf?stream"de yaşanan değişikliğin sonuçlarından, "işgal ederek edindiği yeni coğrafya"ya yerleşerek ve bu coğrafyayı kendine "vatan edinerek" korunmayı düşünmektedir. Global şirketlerin Millenyum raundu çerçevesinde ormanların kesilmesinin önündeki engellerin kaldırılması için yoğun çaba sarf ettiğini biliyoruz. Günümüzde Amazon ormanlarının tahrip edilmesinin sebebi de altında bulunan petrolden başka bir şey değildir.  Milli Devlet, çevrenin korunmasını, insanlığın korunmasına eşdeğer olarak görmektedir. Uluslar arası düzeyde alınacak kararlarla, çevreye dikkat etmeyen firmaların ürünlerine gümrük engelleri getirilecektir. Sadece üretilen ürünün sağlığa zararlı olup olmadığa bakılmayacak; aynı zamanda üretim aşamasındaki çevresel etkiler de dikkate alınacaktır. Zamanla getirilecek bu tarz kısıtlamalar, bütün firmaların çevre konusunda daha duyarlı olmasına neden olacaktır. Sera etkisi yaratmayan enerji kaynaklarının devreye konulması sağlanacaktır. Bu bağlamda Türkiye'nin çok büyük bir avantajı bulunmaktadır. Geleceğin enerji kaynağı bor madenidir. Sadece yüksek enerji elde edilmesinin yanında çevresel zararlarının olmaması bor madenini asrın madeni yapmaktadır.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Ömer EYERCİOĞLU / Gaziantep Üniversitesi
Sorunların çözümünde, devlet-millet birlikteliği esastır
Prof. Dr. Haydar Baş'ın milli devlet anlayışında, devlet ve millet birbiriyle çatışan iki unsur değil, aksine devlet-millet birlikteliğini, bütün sorunların çözümünde ve devletin bekasında temel kabul edilmektedir. Burada devlete yüklenen vazifelerin yanında, millete de yüklenen önemli bir görev vardır; devleti yaşatmak. Bu vazife, millete bir zorlama ile değil, fertlerin bizzat kendi istek ve arzularıyla yerine getirilecektir. Bu doğal birlikteliği sağlayacak olan temel unsurlar, yine Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan ve milli devletin ekonomik anlayışını ortaya koyan Milli Ekonomi Modeli'nde mevcuttur.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın sosyal devlet/milli devlet anlayışı, kapitalizmin sermayeye dayalı mutlak kazanç ve dolayısıyla bunları elinde bulunduran mutlu bir azınlığın devlet mekanizmalarındaki tahakkümünü kabul etmediği gibi, marksizmin özel mülkiyetleri tamamen reddeden ve bireylerin özgürleşmesi için devletin ortadan kalkması gerektiği fikirlerini de kabul etmez. Çağımıza damgasını vuran her iki sistemin sonuçları, kan, gözyaşı, huzursuzluk vs. olarak ortadadır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100