19 Ağustos 2015 Çarşamba 00:10
689 Okunma
ABD’nin pamuğuna muhtaç hale düştük
EKONOMİ SERVİSİ
Pamuk ekili alanların son birkaç yılda 500 bin dönümden 300 bin dönüme kadar gerilediği Adana’nın en büyük çiftçi kuruluşu Yüreğir Ziraat Odası’nın Meclis Başkanı Şevket Uludağ, pamukta girdi maliyetlerinin artmasına rağmen teşviklerin yetersizliğinin üreticiyi mısır, buğday, soya gibi riski daha az ürünlere yönlendirdiğini söyledi. Türkiye’nin geçen yılki pamuk ithalatının 800 bin tona dayandığını, son 10 yılda ithal pamuğa yaklaşık 15 milyar dolar ödendiğini ifade eden Uludağ, “Ekim alanları daraldı. İthalatımız arttı. ABD’nin pamuğuna muhtaç olduk” dedi. Bir tekstil ülkesi olmamıza rağmen, pamuk üretiminin sanayicinin ihtiyacı olan pamuğa yetmediğini belirten Şevket Uludağ, dünyada pamuk lifi veriminde ikinci olan Türkiye’nin, ithalatta da Çin’in ardından dünya ikincisi olduğunu kaydetti. Uludağ, “Pamuk ithalatı için milyarlarca dolar döviz ödüyoruz. Pamuğumuzu ABD pamuğundan koruyamıyoruz. Maliyeti bizden düşük olan ve daha fazla destekle beslenen ABD çiftçisi pamuğunu sıfır gümrükle Türkiye’ye satıyor. Öncelikle yapılması gereken pamukta gümrükle koruyamadığımız üreticilerin mağdur olmaması için, maliyet bedelinin üzerinde bir fiyatın piyasada oluşmasını sağlayıcı tedbirler almak olmalıdır” diye konuştu.

Hükümet üreticiyi pamuktan soğuttu
“Bir zamanlar ‘Beyaz altın” cenneti olarak bilinen, dağın taşın pamuk ekili olduğu Adana’da son yıllarda çiftçinin neden pamuktan kaçtığına bakmak gerekir” diyen Uludağ, şöyle devam etti: “Yoğun bir bakım gerektiren sulaması, çapası, yabani ot ve zararlı mücadelesi için büyük zahmet ve masraf gerektiren pamuğun maliyetleri son yıllarda çok arttı. Buna karşılık devletin kilo başına verdiği 65 kuruş fiyat ise çok yetersiz kaldı. Destekleme fiyatlarındaki yetersizlik pamuktan zarar eden üreticiyi beyaz altından soğuttu. Kazanamayan üretici, nispeten riski daha az olan mısır, buğday, soya gibi ürünlere yöneldi. Sonuçta da ekim alanlarımız daraldı ve kendimize yetecek hatta daha da fazlasını üretebilecek konumda olduğumuz pamuğu, yüksek miktarlarda ithal etmeye başladık. Destekleme yoluyla çiftçimizin cebine girebilecek olan para, ithalat yoluyla başka ülkelere döviz olarak aktarılmaya başladı. Hem millet hem de devlet zarar etti. Oysa bu paralar yabancı ülkeler yerine kendi üreticimize aktarılsa, hem çiftçimiz hem de ülke ekonomimiz bundan kazançlı çıkar.”

Tüccar kazanıyor üretici değil
Pamuğun lifiyle, Türkiye’nin ana ihraç ürünü olan tekstilin temel ham maddesini oluşturduğunu, küspesiyle hayvancılığı, çekirdeğiyle yağ sektörünü desteklediğini kaydeden Şevket Uludağ, “Son yıllarda tekstil sektörünün hızlı gelişimine ayak uydurma paralelinde, sektörün artan ham madde ihtiyacını karşılanmak için yapılması gerekenlerin aciliyeti her geçen gün daha fazla hissettirir hale gelmiştir.”dedi. 2014 yılı kütlü pamuk fiyatının 1 TL’ye kadar düştüğünü kaydeden Şevket Uludağ, “Şu sıralar pamuk fiyatlarında bir miktar yükselme eğilimi olsa da bu stoğun hepsi tüccarın elinde olduğundan üretici yine bundan kazanamayacak. Dolar yükseldikçe fiyatlar yükselecek. Ancak piyasayı kontrol eden üç-beş tüccar yine istedikleri fiyattan pamuğu almaya devam edecekler” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100