09 Ağustos 2009 Pazar 00:00
155 Okunma
Afrika ülkelerinin doğal kaynakları sömürülmeye örnektir
Dünyanın en fakir ülkesi Sierra Leona, dünyanın elmas madenleri bakımından en zengin ülkesidir. Elmas madenleri global aktör De Beer tarafından sömürülen bu ülke insanı, yıllık yaklaşık 417 dolar gelirle yaşamak zorundadır. ~|~

 

Nijerya, Yemen, Etyopya, Tanzanya, Burundi gibi ülkeler de zengin maden yataklarına sahip olmalarına rağmen; bu yatakları global maden firmalarına kaptırdıkları için aynı "yokluğu ve açlığı" yaşamaktadırlar.

Ülkeler için en önemli kaynak yeraltı zenginlikleridir
Bir ülke için en önemli kaynak, belki de yer altı zenginlikleridir. Eğer devletler, yer altı kaynaklarını, yabancılara çıkarttırıyor ve işlenmeden hammadde olarak satılıyorsa; bu durum, millete ait yeraltı kaynaklarının yabancılara aktarılması demektir. Çünkü birçok ülke, ihraç ettiği yeraltı kaynaklarını işlendikten sonra 100 kat, hatta 1000 kat daha fazla para vererek tekrar geri almaktadır.

Yabancılar çıkardıkları madenleri o ülkede işlemezler
Madenlerin işletim hakkının yabancı firmalara devredilmesi ile, bu madenlerin devlet tarafından işlenmeden hammadde olarak dışarıya satılması arasında pek bir fark bulunmamaktadır. Global maden firmaları, bir ülkede çıkardıkları madeni, asla o ülke topraklarında kurdukları tesislerde işlemezler. Gelişmiş kabul edilen ülkelerde kurulan tesislere gönderirler. Sömürülen ülke topraklarından çıkartılan madenler, ihraç edilen ülkedeki yine o maden firmasına ait şirkete dünya fiyatlarının çok altına ihraç edilir. Bu işlemde transfer fiyatı (transfer pricing) denilen fiyat uygulanır. Böylece talan edilen ülkede kurulan şirket nerede ise zarar ediyor gösterilir. Yine bu madenler, ham cevher olarak ülke dışına çıkarılırken; sanki bu madenin değersiz olduğu ve ticari yönünün fazla olmadığı imajı oluşturulmaya çalışılır. Ham cevherin içindeki saf maden oranları düşük gösterilir. Ülkemizde yaşanan bu örnek dünyada olanları daha iyi anlamamıza imkan tanıyacaktır?

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden



SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Ata SELÇUK / Fırat Üniversitesi
Sosyal devlet ancak MEM'le mümkündür
Haçlı seferlerinin başlatıldığı bu asırda, İslam ülkelerinin birliği kaçınılmazdır. Ne yazık ki ülkemiz bu kargaşanın tam merkezindedir. Bu nedenle bu ülkeye sahip çıkması gerekenlerin hiç vakit geçirmeden gerekeni yapmaları şarttır. İşte kurtuluşun şartlarından en önde geleni Tam bağımsız güçlü bir MİLLİ DEVLET olmaktır. Milli devletin ise en güzeli SOSYAL DEVLET yapısıdır. Fertlerini koruyan, gözeten, her türlü problemlerini anında halletmeye hazır, adaletli, herkese iş, ve kazanç sağlayan, fertlerini koruyan eksiksiz, baba bir devlet, elbette en ideal yapıdır. Bu devlet yapısı MİLLİ EKONOMİ MODELİ İLE tam bir uyum içinde olacaktır. Güçlü olduğu nedenle de Milli ekonomi modelini eksiksiz yerine getirecek ve her geçen gün, gücüne güç katmaya devam edecektir. Milli Devlet-Sosyal Devlet projesi ve Milli Ekonomi Modeli ayrılmaz bir bütündür. Her ikisi de dahiyane düşüncenin ortak mahsulüdür. Milli Devlet olmazsa sosyal devlet mümkün değildir. Sosyal Devlet, Milli Ekonomi Modelinin hayata geçirilmesidir. Bu nedenle Milli Devlet şarttır. Yani tam bağımsız, kaynaklarına, topraklarına, bayrağına, kanunlarına, parasına, inancına,  örfüne taşına toprağına, suyuna, ceddinin kutsal huyuna,  tarihine, şehitlerine, kırmızı çizgilerine sahip çıkan bir devlet. Ancak bunun sayesinde sosyal devlet kolaylıkla oluşacaktır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100