30 Kasım 2012 Cuma 11:07
1067 Okunma
Aile şirketleri krizden az etkileniyor

Danışmanlık kuruluşu PwC’nin dünya çapında 30’dan fazla ülkeden 1952 aile şirketi yöneticisi ile gerçekleştirdiği, Türkiye’den de 500 kişilik bir örneklem içinden istatistiki bir yöntemle seçilen 99 aile şirketinin yer aldığı 2012 Küresel Aile Şirketleri Araştırması’nın sonuçları açıklandı.

PwC Küresel Aile Şirketleri Hizmetleri Lideri Eric Andrew, aile şirketlerinin Türkiye ekonomisi için hayati öneme sahip olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: “Bu nedenle Türkiye’de aile şirketlerinin büyüdüğünü ve geliştiğini görmek harika. Türk aile şirketlerinin yüzde 81’i geçtiğimiz yıl satışlarda artış yaşandığını söyledi, bu oran dünya genelinde yüzde 65. Mevcut ekonomik ortamda bütün iş alanlarında bazı zorluklar söz konusu ancak Türk şirketlerinin 2010 yılına göre (yüzde 56) 2012 yılında belirgin bir şekilde daha az endişeli olduklarını (yüzde 37) görüyoruz.”

Türkiye sonuçlarını değerlendiren PwC Türkiye Aile Şirketi Hizmetleri Direktörü Mehmet Karakurt ise aile şirketlerinin bu ölçüde yerel ekonomiye canlılık kattığı ve iş hayatına etkisinin yüksek olduğu ülke sayısının sayılı olduğunu belirterek, “Araştırmamız gösteriyor ki Türk aile şirketleri geçtiğimiz zor dönemi başarıyla geçirmişler ve gelecek için de kendilerine güveniyor. Atlattıkları ekonomik krizin ardından kendi güçlerinin farkına daha çok varmaya başladılar. Artık Türk aile şirketleri dünyanın önde gelen şirketleriyle rekabet edebiliyor hatta yeri geliyor onları kendi bünyelerine katmaktan çekinmiyorlar. Şu sıralar çok duyduğumuz gibi: ‘Türkler her yerde…’ ” dedi.

Araştırmada öne çıkan hususlar

* Türkiye’deki aile şirketleri büyüme konusunda istekliler ve kendilerine güveniyorlar. Türk aile şirketlerinin yüzde 12’si önümüzdeki beş yıl içerisinde hızlı ve agresif bir biçimde büyümeyi planlıyor. Öte yandan Türkiye’deki aile şirketlerinin yüzde 78’i istikrarlı büyüme beklerken bu oran küresel düzeyde yüzde 69. * Türki yöneticiler en temel zorlukları değerlendirdiklerinde ilk üç dış unsur olarak piyasa şartları (yüzde 37), hükümet politikaları (yüzde 34) ve dış pazarlardaki zorluklar (yüzde 28) sıralanıyor. Endişe uyandıran noktalardan biri olan dış pazarlardaki zorluklar 2010 yılının sonucu olan yüzde 38 oranına göre ciddi bir düşüş gösteriyor. Bu da Türk aile şirketlerinin uluslararası piyasalara açılma konusundaki kendilerine güveninin önemli bir kanıtı olarak yorumlanmalı.

* Yetenekli elemanı bulabilmek: Küresel düzeyde, beceri sahibi kişilerin işe alımı gün geçtikçe önem kazanan bir konu. Türkiye’de bu konu 2010 yılındaki yüzde 44 oranından yüzde 23’e gerilemiş olsa da Türk aile şirketleri için en büyük dahili endişe kaynağı olmayı hala sürdürüyor.

* Elemanları elde tutabilmek: Türk aile şirketlerinin yüzde 81’i yetenekli personelin elde tutulması konusunda endişelere sahipken bu oran küresel düzeyde yüzde 46.
* Uluslararasılaşma: Türk aile şirketlerinin satışlarının yüzde 33’ü yurtdışı pazarlara yapılırken, bunun önümüzdeki 5 yılda yüzde 40’a yükselmesi beklenmektedir.

* Dünya ekonomisine ilişkin sorunlar sürüyor:- Türk katılımcıların yüzde 69’u orta vadede dünya ekonomisi konusunda endişe taşıyor (küresel oran yüzde 66). 

* Türk şirketleri yenilikçilik konusuna çok önem veriyor.

HABER MERKEZİ

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100