Bu haber kez okundu.

Amerikan borsası çöküyor
Dünyanın en büyük menkul kıymetler borsasının adresi Wall Street çıkmazda. Yabancı şirketler art arda Wall Street'e veda ediyor. Bütün bu gelişmeler elit dünya borsasının pozisyonunu kaybedeceğine işaret ediyor ~|~

Dünyanın en büyük borsası Amerikan Wall Street, gittikçe kan kaybediyor. Wall Street'ten kağıtlarını çeken şirketler kervanına son olarak Alman sentetik malzeme imalatçısı SGL Carbon da katıldı. Şirket, 25 Haziran'da New York (Dow Jones endeksi) borsasından çekileceğini ilan etti. Çekilmenin gerekçesi ise kotasyonun şirketin borsa değeri açısından bekleneni vermemesi.

SGL Carbon'dan önce de başka bir Alman şirketi Mayıs ayında aynı yol izlemişti; Alman kimya şirketi Altana. Altana'nın beş yıl önce başlayan Wall Street serüvenini noktalamasının başlıca nedenlerinden biri ilgisizlik.

Bu iki Alman şirketinden başka İsviçre'nin Adecco şirketi de New York borsasındaki kotasyonu kaldırdı. Şirket sözcüsü Axel Schafmeister Wall Street'ten çekilmelerinin nedenini şöyle özetliyor: "Aslında Amerikalı yatırımcının ilgisi azalmadı, aksine arttı. Şirket hhisselerimizin yüzde 25'i Amerikalılarda. Ama aynı zamanda New York borsasının işlem hacmi daraldı. Bu da Amerikalı yatırımcının hisse senedi talebini sadece Amerikan borsalarından karşılamadığını gösteriyor. Paris, Zürih ya da Londra borsaları da onlara cazip geliyor."

Büyük şirketler de kaçıyor
New York'tan ayrılacağını duyuran şirketler arasında Fransız Danone ve British Airways da var. Yabancı şirketlerin kaçışı finans dünyasına can veren New York'un özgüvenini sarstı. "Acaba New York'un dünya finans piyasaları liderliği tehlikede mi?" diye sorulmaya başlandı.
Yabancı şirketlerin Washington'daki lobi faaliyetlerini yürüten Nancy Mc Lernon'a göre, giderek küreselleşen sermaye piyasalarında şirket hisselerinin kota edildiği yer önem arz etmiyor.

Mc Lernon "Amerikan borsa denetleme kurulu kısa süre önce aldığı kararlarla yabancı şirketlerin kotasyondan çekilmelerini kolaylaştırdı. Bazı şirketler açısından New York'ta işlem görmenin maliyeti, getirisinden çok daha fazla. Öte yandan günümüzün global menkul kıymetler piyasasında, yatırımcı şirketin nerede olduğuna bakmadan hisse senedi satın alabiliyor" diyor.

Siyasiler harekete geçti
Amerikan makamlarının sayısız düzenlemeleri ve bunun doğurduğu avukat ve mali müşvavir masrafı, yabancı şirketleri New York dışına iten nedenlerin başında geliyor. 11 Eylül 2001'deki terör saldırılarının ardından alınan son derece sıkı güvenlik tedbirleri de yabancı şirket temsilcilerine New York'ta istenmedikleri hissini veriyor.
New York'un konumunun sarsılması politikacıları da harekete geçirdi. ABD Ekonomi Bakanlığı, 'yatırımını Amerika'da yap' kampanyası başlatırken, New York belediyesi de büyük bir danışmanlık şirketini New York'un rekabet gücünü saptamakla görevlendirdi. Lobici Nancy Mc Lernon sıkı düzenlemelerin yumuşatılması için senatörlerin de harekete geçtiklerini belirtiyor ve ekliyor: "ABD yabancı yatırımcının kendiliğinden bu ülkeye gelmeyeceğini nihayet anladı. Amansız bir rekabet var. ABD, işletmelerin, merkezleri yurt dışında bulunduğu için dezavantaja uğratılmadıklarını hissedecekleri bir ortam yaratmak zorunda."

İşsizlik korkusu büyüyor
Modern kapitalizmin rekabet şartları giderek ağırlaşıyor. Dünyanın en büyük ticari bankası Citigroup bile 17 bin kişiyi işten çıkartıp, 9 binlik istihdam hacmini iş gücü maliyetinin düşük olduğu Hindistan'a kaydırıyor. Wall Street bankerleri rekabet yüzünden önem ve işlerini kaybetmekten korkuyorlar. Uzmanlar ise "Wall Street'te esen sert rüzgarlar küreselleşmenin kokusunu taşıyor" yorumunu yapıyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100