Bu haber kez okundu.

Arz her zaman talepten büyük olduğu için devletin müdahalesi şarttır
Liberal?kapitalist modellerin ifade ettiği gibi arz talebe eşit değildir. Aksine arz talepten büyüktür. Piyasalardan para, spekülatif alanlara gitmese bile her zaman arz talepten büyük kalmaktadır. Dolayısıyla üretim ile tüketim arasında bir açık ortaya çıkmaktadır. ~|~

 

Eğer bu açığa müdahale edilmezse, ekonominin zaman içerisinde kendini dengelemesi mümkün değildir. Ekonominin yapısından kaynaklanan "üretim ile tüketim arasındaki bu açığın kapatılması" ancak devlet tarafından yapılabilir.

Dar gelirliyi desteklemek, denge için şarttır
Milli Devlet, Sosyal Devlet projeleri ile özellikle dar gelirli kesimin gelirlerine katkıda bulunarak tüketimi artırmaktadır. Tüketimde meydana gelen bu artış ekonomideki "üretim ile tüketim arasındaki açığı" kapatarak sistemin dengeye gelmesini sağlamaktadır. Üretimde meydana gelen artış, bir taraftan üretim ile tüketim arasında bir açık oluşturduğundan devletin piyasalara tüketim yanlı müdahalesini zorunlu kılarken; diğer taraftan bu müdahale için gerekli olan sermayeyi de sağlamaktır.

Üretim artışı devletlere senyoraj hakkı kazandırmaktadır
Üretim artışına bağlı olarak piyasaya belli bir oranda girmesi gereken yeni para, emisyon ile karşılanırken; bu, devletlere senyoraj geliri elde etme imkanı tanımaktadır. Devletin, Senyoraj hakkını kullanarak emisyonu genişletmesi, bu açığı kapatmanın yoludur.
Miktarı Milli Ekonomi Modelinde anlatıldığı ve formülize edildiği şekilde tespit edilerek, Milli Devlet'in Senyoraj hakkını kullanması ile üretim ve tüketim arasındaki istenilen denge sağlanır.

Emisyonun devreye konulması ekonomik bir zorunluluktur
Gayri Safi Milli Hasıla'nın gerektirdiği nispette emisyonun genişletilmesi ile senyoraj geliri elde edilmelidir; ancak böylece mali sistemde istenilen denge temin edilebilir. Aksi taktirde emisyonu Gayri Safi Milli Hasıla'nın gereği nispetinde genişletilerek Senyoraj geliri temin edilmez ise, piyasalarda deflasyon veya talep enflasyonu kaçınılmaz olur. Bu bağlamda bir kez daha altını çizelim ki, Senyoraj hakkının, ne oranda kullanılacağını Milli Ekonomi Modeli'nde ayrıntıları ile ortaya koyan Milli Devlet anlayışı, ekonomilerdeki deflasyon ve stagflasyonu engelleyecek bir çözüm getirmektedir.

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

 

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Sabden Orazalı / Kazakistan Bilim Adamları Kurul Başkanı
Borçlanmadan kalkınmayı sağlıyor
Globalleşme sonucu kazanan kim? Hakikatte kazanan gelişmiş ülkeler ve onların fertleridir ve aslan payını Amerika kazanmaktadır. G7 ülkeleri uluslararası kuruluşların siyasetini belirlemektedirler. Globalleşme sürecinde Türk devletleri, geri kalmış diğer ülkeler, bu sürece nasıl karşı koyabilirler? Büyüyen ve gittikçe hazımsızlaşan bu süreçle kendi iktisatlarımız ne derecede rekabet edebilirler? İşte bu noktada elimizde bir tez var. Milli ekonomi modeli tezi ve bu tezin sosyal devlet anlayışı: Ülkelerin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olmasının, kendi içlerinde dengeli ticareti geliştirebilmelerinin, iç ve dış harcamalarını borçlanmadan temin edebilmelerinin yollarına yapılan saptamaları burada görüyoruz. Burada, ülkelerin ve milletlerin kalkınmasının ve ekonomik bağımsızlığının ayakta tutabilmelerinin, globalleşmenin kötü etkilerinden kurtulabilmelerinin yolları anlatılmaktadır. Bu sayede öncelikle devletin kendisi ayağa kalkacak ve sonrasında bu durum sosyal devlet anlayışıyla vatandaşa yansıyacaktır. Dengeli, müreffeh ve gelişmiş, dünya ile rekabet edebilen bir ülke oluşturmak mümkün olabilecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100