17 Ocak 2009 Cumartesi 00:00
306 Okunma
Avrupa Birliği, parçalamak istiyor
? AB, asırlardan beri "tek vücut" olmuş milletimizin 36 etnik parçaya bölünmesi demektir. İlerleme raporuna göre, AB, Türkiye'yi etnik olarak da, dini olarak da bölmektedir. ~|~

 

AB, Lozan'da "azınlık" olarak belirtilen Yahudiler, Rumlar ve Ermeniler dışında Kürtleri, Katolikleri, Protestanları, Süryanileri, Keldanileri, Alevileri, Bahaileri de azınlık olarak değerlendirerek, Türkiye'den, bunları tanımasını istemektedir. Yine bu rapora göre AB, Boşnakça, Kürtçe, Arapça yayınların yansıra, Ermenice, Rumca ve Lazca yayınların yapılmasını talep etmektedir.

AB, topraklarımızın satılmasını istiyor
? AB süreci Türk topraklarının satılmasıdır. AB'ye uyum adı altında hazırlanan uyum paketleri çerçevesinde AKP hükümeti döneminde 45 günde 3 yasa çıkarılmıştır. Nitekim; 01 Haziran 2003 tarihli Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, 03 Temmuz 2003 tarihli Köylerden Yabancılara Toprak Satışına İzin Veren Kanun, 19 Temmuz 2003 tarihli Yabancılara Gayrımenkul Satışına İzin Veren Kanun, bu bağlamda çıkartılmış kanunlardır.

Ülkemizin her yerinden toprak satın aldılar
Bu yasalar neticesinde 68 ülke vatandaşı, 70 ilimizde, 42 bin 884 mülk edinmiştir. GAP bölgesinde 450 bin dönüm arazi İsraillilere geçmiştir. Yabancılara toprak satışına izin veren yasa ve doğrudan yabancı yatırımına destek yasası ile Türkiye'deki önemli maden yatakları yabancı şirketlerin eline geçmektedir.

Köylü toprağını satmaya zorlanıyor
Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir husus da şudur: Bu bölgelerde tarım ve hayvancılıkla hayatını sürdüren vatandaşlarımız, yüksek girdi maliyetlerinden dolayı pahalıya mal ettikleri ürünlerini ürün desteklemeleri de kaldırıldığı için ya hiç kâr etmeden veyahut çok az kârlarla satmak zorunda kaldıklarından dolayı, kendi geçimlerini dahi bu yolla temin edememekte, her geçen gün daha fazla zorlanmaktadırlar. Böylesi vahim ekonomik şartlara mahkûm edilen tarım köylüsüne, topraklarını, satın alan yabancılara satmaktan başka seçenek kalmamaktadır.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Ata SELÇUK / Fırat Üniversitesi
Birçok ülke MEM'i uygulamaya başladı
Milli devletin özünde öncelikli olarak tam bağımsızlık vardır. Çünkü, bağımsızlığın olmadığı yerde hiçbir şekilde devlet olamaz. Ancak iradesiz bir topluluk oluşur. Ekonomi devletlerin en temel taşlarından biridir. Bağımsızlığın en çok etkili olduğu bir faktördür. Ekonomi doğrudan doğruya hakim olanların elinde güçlü bir silahtır. Bir topluluk üzerinde tam olarak sonuç verir. Bu durum Prof. Dr. Haydar Baş tarafından yıllardan beri AB ye, ABD'ye IMF e hayır sloganları ile her türlü yayın organları vasıtası ile halkımıza defalarca duyurulmuştur. Bu maksatla şu anda tüm dünyanın duyduğu, ilim adamlarının kabul ve taktir ettiği, Global güçlerin görmezden geldiği Prof. Dr. Haydar BAŞ beyin MİLLİ EKONOMİ MODELİ  tüm dünyanın kurtuluş reçetesi olmuştur. Rusya bu modelin içinde beyan edilen gerçekleri kabul ederek, ev hanımlarını emekli yapmış. Doğum ikramiyesi olarak 9000 dolar ikramiye vererek nüfusunu gençleştirmenin çaresini bulmuştur. Birkaç ay evvel yüzbininci doğum gerçekleşmiştir. Maaşların 30?50 dolarlar seviyesinde olduğu bu ülke 2000 dolar askeri ücret uygulamaya başlamış halkını refaha kavuşturmuş ve ekonomisini düzeltmiş ve de ABD ye Ortadoğu ve Kafkaslardaki faaliyetleri nedeni ile rest çekmeye başlamıştır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100