25 Mart 2009 Çarşamba 00:00
132 Okunma
Batı, tarih boyunca kadına gereken önemi vermemiştir
Toplum hayatını düzenleyen kuralların içinde kadın ile ilgili olanlar, belirli dönemler hariç, her devirde münakaşa konusudur. ~|~

 

Bu tartışmalar özellikle Batı kaynaklı olup, kadının ruhu olup olmadığı noktasına kadar gitmektedir. Böylece kadın, ilk çağdan beri, hakkında en çok konuşulan ve fakat hakkı da en fazla yenen insan olmuştur.

Kadına layık olduğu yer verimemiştir
"Tahrif edilmiş İseviliğe göre; Hz. Adem'in cennetten çıkarılışına sebep olarak eşi Hz. Havva gösterilmiş ve bütün kadınların bu günahın yükünü taşıdıklarına, bunun mirasçısı olduklarına inanılmıştı. Eski İran'da yaygın olan Mazdek felsefesine göre kadın, havanın, suyun ve ateşin ortak kullanılması gibi ortak kullanılabilirdi. Budizm'in kurucusu olan Buda ise, yaşadığı sürece kadınları dinine kabul etmemişti. İnsanların bazılarının doğuştan ezilmeye mahkum olduğunu kabul eden anlayışlar, kadına da layık olduğu yeri vermemişlerdir.

Batı, kadının ruhunun olup olmadığını tartışmıştır
İlk ve Ortaçağ Avrupa'sında, kadınların ruhu olup olmadığı konusunda tartışmalar dahi yapılmıştı". Bu anlayış ve algılayışlar neticesinde Avrupa'da kadın, ilk çağlardan beri horlanmıştır. Kadını "köle" kabul eden anlayış, tarihte ilk olarak antik Grek kentlerinde ortaya çıktı. Hatta Grek kentlerinde fahişelik bir sanayi haline gelmiş, eşcinsellik yayılmıştı. Hakim anlayışa göre evlilikte saygı ve sevgi değil, erkeğin isteklerinin yerine gelmesi esastı. Mutlak erkek egemenliği bağlamında Batı'nın fikir mimarlarından Aristo, "Erkek yaradılıştan üstündür. Kadın ondan aşağıdır. Erkek haklı olarak buyurur. Kadın ise boyun eğer. Bu kaçınılmaz bir yasadır" demektedir.

Kadınlar kölelerle bir tutulmuştur
Atina demokrasileri ise kadını kölelerle bir tutar. Bir baba kızını istediği adama satardı. Kadın erkeğin kendisi için verdiği kurallara uymak zorunda idi. Erkek karısını değiştirmek veya başkasına vermek hakkına sahipti.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

 


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. F.R. Grabau / Magdeburg Üniv.?Almanya
Dar gelirliden vergi alınmamalı
Almanya'da "Sosyal harcamalar bütçenin % 18'idir ve yetersizdir. Konumumuzu korumaya çalışıyoruz ama bu mümkün gözükmüyor. Almanya yüksek vergiler konusunda lider. Mali kurumlar güçlü vergi sistemini savunmaktadır. Bu da Alman vatandaşlarının yüksek vergilerin altında ezilmesi sonucunu doğurmaktadır.
Prof. Dr. Baş'ın yardımına ihtiyacımız var
Halbuki Prof. Dr. Baş'ın Sosyal Devlet?Milli Devlet tezinde, sosyal devlet projeleri çerçevesinde vatandaşa kaynak aktarılması isteniyor. Bu son derece doğru bir yaklaşımdır. Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" tezinde ifade ettiği "belirli bir gelirin altındakilerden vergi alınmaması" formülünü destekliyorum. Prof. Dr. Haydar Baş çarpıcı son eseri, "Sosyal Devlet ? Milli Devlet" ile devletlerin dış boyunduruğa girmeden kendi gücüyle nasıl ayakta durabileceğini açık bir şekilde ortaya koymuştur.  Almanya için de modelin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'tan yardım istememiz gerekeceği kanaatindeyim.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100