06 Eylül 2006 Çarşamba 00:00
144 Okunma
Bilinçli yapılmayan alışveriş, ekonomiye zarar
İhracat bu yılın Temmuz ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,2 artarak 6 milyar 868 milyon dolar oldu. İthalat da yüzde 19,3 oranında yükseldi ve 11 milyar 448 milyon dolar olarak gerçekleşti ~|~

Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Kemal Özer, bireylerin ekonominin aslında hep birlikte bir ülkenin ekonomisini oluşturduğunu, cebindeki parayı en verimli şekilde harcayarak ihtiyaçlarını karşılayamayan bir ülkede, makro ekonominin de iyi durumda olmayacağını belirtti.

Türkiye'deki tüketicilerin bilinçli alışveriş yapıldığının söylenemeyeceğini ifade eden Özer, toplumumuzda doğru alışveriş bilincinin tam olarak yerleşmediğini belirtti.

Doğru alışverişin en önemli unsurunun, ihtiyaç duyulan mallardan, kısa dönemde ihtiyacı karşılayacak kadar, az alınıp taze olarak tüketilmesi olduğunu belirten Özer, ihtiyaçların, bütçe imkanları çerçevesinde önceliklere göre sıralanmasının da, en önemli alışveriş kuralları arasında yer aldığını ifade etti.

Liste şart
Özer, bireysel ve aile alışverişini disipline etmek için ise evlerde alışveriş listesi hazırlayıp öyle mağazaya gidilmesinin şart olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: "Özellikle mağazalarda promosyon olarak satılan ürünlerin ihtiyaç yokken, (lazım olur) düşüncesiyle alınması, zircirleme bir ekti yaparak ülke ekonomisini zarara uğratıyor. Sezon sonu indirimlerinde bu yanlış alışverişi çok net olarak görebiliriz. Sezon sonu indirimlerinde bir kazaktan, (gelecek yıl kullanırım) düşüncesiyle 2?3 tane alınır. Gelecek yıl ya modası geçer, ya aldığı rengi beğenmez ya da muhafaza edildiği yerde kullanılamayacak duruma gelir.

Bu durumda parasını adeta boşa harcayan kişi, aynı zamanda, (ürünüm satılıyor) düşüncesiyle, o kazaktan daha fazla üreten firmaya, yanlış ekonomik karar verdirerek, gereğinden fazla üretim yaptırır."

Özer, "Satarım" beklentisiyle üretimini artıran firmanın bu kez malını elinden çıkaramadığı için büyük zararlara girdiğini, borcunu ödeyemeyen ya da çalışanının parasını veremez hale gelen firmanın batabildiğini, bu firmanın ödeyemediği vergi başta olmak üzere pek çok paranın da devletin kasasına giremediği için, milli ekonominin zarara uğradığını dile getirdi.

"Bizde kılıbıklık sayılıyor" 
Avrupa'da listesiz alışverişe çıkılmaması gerektiğinin, okullarda ders olarak okutulduğunu anlatan Özer, "AB'de liste hazırlayarak alışverişe çıkanların oranı yaklaşık yüzde 90 iken, bu oran bizde yüzde 10'u bile bulmuyor. Hatta listeyle alışveriş yapana genelde (kılıbık) gözüyle bakılıyor. O kişi garip bakışların hedefi oluyor" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100