06 Kasım 2002 Çarşamba 00:00
180 Okunma
Cesur ÇAÇA;
Türkiye'nin 1.gündem maddesi olan seçimler geride kaldı. Sonuçlara bakıldığında; medyanın yönlendirmesinin etkili olduğu açıkça göze çarpıyor. Sürekli olarak, iki partiyi manşetlerde tutarak kamuoyunu yönlendirmek isteyen medya, nihayet aynı partilerden birini iktidar, diğerini de ana ve tek muhalefet partisi yapmayı başardı. Sonuçların Türkiye için hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Ancak, 57'nci hükümetin sonunu hazırlayan IMF patentli ekonomik programın, AKP tarafından da devam ettirileceğine yönelik sinyaller, "iyi dilek ve temennileri" adeta kemiriyor.

Peki şimdi ne olacak ? Bu soruyu cevaplandırmak şimdilik erken gibi gözükse de, aslında muhtemel tabloları çizmek çokta zor değil.

Bugüne kadar; tarımı bitiren, esnafı, köylüyü, işçiyi, memuru canından bezdiren ve işsizliği doruk noktaya çıkaran IMF programı uygulanmaya devam edilirse (ki AKP devam edileceğini kaydetti) ekonomik açıdan düzlüğe çıkmamız bir kenara, sürüklendiğimiz uçurumun kenarından aşağı doğru başaşağı çakılırız~|~.

Bu işin şakası yok; üretim durmuş, milli gelir azalmış, yoksulluk tavan yapmış, 203 milyar dolarlık borç gırtlağımıza kadar gelmişken, hâlâ borca dayalı IMF politikalarını uygulamak bu ülkeyi dönüşü imkansız yollara götürür.

IMF'nin dikte ettiği ekonomik program başta tarım sektörü olmak üzere her konuda Türkiye'nin nefesini kesmiştir. Bu realiteler gün gibi ortadayken, yeni kurulacak hükümetin IMF programını devam ettirmesi, "verilen oylara ihanet" anlamı taşıyacaktır. Eğer ekonomi alanında aynı program devam ettirilecekse "gelen hükümetin, giden hükümetten" farkı ne olacak.?

Buradaki "ihanet" sözcüğünü hamasi bir yaklaşım olarak değerlendirmemek lazım. Sonuç olarak bu ülkenin ve milletin kaderi sözkonusu. Şimdi IMF ve AB'ye dayalı ekonomik programın Türkiye ekonomisini nasıl bitirmek istediğiyle ilgili tarım alanındaki çarpıcı rakamlardan birine şöyle bir bakalım.

Avrupalı çifti , işletme sahibi yapılıyor

'Şeker pancarı, tütün, fındık gibi birçok ürünün ekilmesini yasaklayarak Türkiye'nin tarım sektöründen uzaklaşmasını sağlayan IMF'nin maskesini düşüren bir örnek:

Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki çarpıcı kıyaslama işletme sayısında da ortaya çıkıyor. 18 milyon 500 bin kişinin tarımdan geçimini sağladığı ve 7 milyon 370 bin tarımsal işletmenin bulunduğu AB'de, neredeyse tarımda çalışan her 2 kişiden biri işletme sahibi yapılıyor. Yani AB ülkeleri; bol kepçe kredi vererek kendi çiftçisini işletme sahibi yapıyor. Bu yolla tarım sektörü canlı tutuluyor.

Gelelim bize; nüfusunun yaklaşık yüzde 40'ını tarım sektöründe istihdam eden Türkiye'de tarımsal işletme sayısı sadece ve sadece 3 milyon 967 binle sınırlı kalıyor.

Tabii bu kıyaslamaların sadece bir şıkkı. Konuyla ilgili raporlara bakıldığında bu ve buna benzer hilelerin birçok örneğini görmek mümkün. Bütün bu tezgahların nihai amacı ise; tarım sektörünü kurutarak Türkiye'yi, Avrupa ülkelerden tarım ürünü ithal eder konuma düşürmektir. Ve maalesef IMF'nin sinsi oyunu meyvesini verdi; pamuk alanında iddialı olan Türkiye, bu yıl 460 bin ton pamuk ihraç etti.

Adamlar, açık açık "Şartlarımıza bağlı kalmanız koşuluyla size kredi (faizli borç para) veririz. Ancak siz de tarımdan elinizi çekecek, çiftçiye sağladığınız desteği azalta azalta kaldıracaksınız" diyor. Öte yandan, gözümüzün içine bakarak kendi çiftçisini işletme sahibi yapacak kadar destek sağlıyor.

Tekrar ediyorum; çok açık olan bu tezgaha göz yumarak, "IMF ile oturup anlaşırız ve ekonomik programı devam ettiririz" şeklinde bir icraat vatandaşın verdiği yetkiyi, vatandaşın aleyhine kullanmaktır. Sonuçları siyasi devrim olarak nitelendirilen 3 Kasım seçimleri geride kaldı ama kafalardaki soru işaretleri bitmedi. Başbakan kim olacak, yeni hükümet ne zama kurulacak, IMF programı devam ettirilecek mi, borçlar çevrilebilecek mi ? Bu ve bunun gibi değişik soruların cevabı merakla bekleniyor. Hepimiz bekleyip göreceğiz. Ne de olsa zaman birçok şeye en iyi ilaçtır.

Not:.............................................................................

Mübarek Ramazan ayımız kutlu ve mutlu olsun. Bugün adım attığımız bereket ve mağfiret ayının milletimiz ve tüm islam alemine hayır ve bereket ve getirmesini temenni ederim.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100