22 Ekim 2009 Perşembe 00:00
132 Okunma
Dar Bölge Kalkınma her ili kalkındıracaktır
Dar Bölge Yaygın Kalkınma Modeli'nin önemli bir özelliği de; sanayiinin yaygınlaştırılması ile milletin topyekûn bir atılım hamlesine başlaması ve her bölgenin devreye girmesi ile üretimin ve sermayenin tabana yayılmasıdır. ~|~

 

Ayrıca ülkemizde âtıl duran birçok arazi çok rahatlıkla halkın kullanımına açılabilir. İsterse devlete veya bireylere ait olsun hiç kimsenin, sahip olduğu bir araziyi boş tutmasının ekonomiye bir katkısı olmayacaktır. Öyleyse âtıl duran yerler için daha yüksek bir vergi uygulaması ile her yerin üretime kâtılması teşvik edilmelidir.

Teknoloji son derece önemlidir
Teknoloji ise son derece önemli bir başka konudur. Eğer bir ülke gerçekten kalkınmaya karar vermişse teknolojiye yatırım yapmak zorundadır ama bu yeterli değildir.
Önemli olan bu teknolojinin ilmine sahip olmaktır. Bu bilgiyi elde etmeden her yıl teknoloji transferi yapmak elde edilen gelirlerin her yıl dışarıya transfer edilmesi demektir. Teknoloji aynı sermaye ve emek miktarında daha fazla hasıla demek olduğu için hem emeğin, hem de sermayenin marjinal verimini arttıracaktır.
Her ülke için özellikle kendi ülkemiz için muhakkak bilim üretim üslerinin kurulması, üniversiteler ve özel sektör ile entegreli çalışılması gerekir. Buralarda elde edilecek yeni teknolojiler yerli sanayiye uyarlanarak hem maliyetler aşağıya çekilmeli, hem de dış pazarlarda yerli sanayicinin rekabet şansı arttırılmalıdır.

Bilim üslerini devlet finanse etmelidir
Sadece özel sektör bünyesindeki AR?GE çalışmaları bunun için yeterli olmayacağından muhakkak devlet tarafından bu bilim üslerinin finanse edilmesi gerekir. Çünkü bazen araştırmaların bütçesi ancak devlet tarafından finanse edilecek kadar yüksek düzeydedir.
Bir diğer konu da devletin üretimde yer alıp almayacağı meselesidir. Devlet sadece ekonomiyi düzenleyici olarak görev almak yerine özellikle kamuya ait ve stratejik sahalarda muhakkak üretici olarak piyasada bulunmalıdır. Yüksek sermaye gerektiren sahalara yatırım yapmalıdır. Böylelikle monopol piyasaların oluşumu da engellenmiş olacaktır. Ülkemizde sanki bir ekonomi kuralı imiş gibi savunulan özelleştirmenin ne iktisadi izahı, ne de fiili uygulaması vardır.
Fransa' da devletin ekonomide ki ağırlığı % 54, Belçika'da % 54.3, İsveç'te % 62.3, İtalya'da % 50.2, Almanya'da % 49, ABD' de % 32, İngiltere'de % 41 düzeyinde iken bu oran Türkiye'de 1998 yılı itibariyle % 26'dadır. Türkiye'de en son yapılan özelleştirmeler sonucunda bu oran, 2005 yılı itibariyle yüzde 20'nin altına inmiştir.
Balkanlarda ülkemizde olduğu gibi özelleştirme adı altında bölgenin yer üstü ve yer altı kaynakları, global güçler tarafından elde edilmeye çalışılmasına rağmen, bu ülkelerde devletin ekonomideki payı, ülkemize oranla çok daha yüksektir. SırbistanKaradağ'da devletin ekonomideki ağırlığı yüzde  60, Hırvatistan'da yüzde 40, BosnaHersek'te yüzde 55, Romanya'da yüzde 35'tir.

Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş


MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER:

Prof. Dr. Vladimir Lisiçkin / Rusya Bilimler Akademisi
MEM evrensel bir model
Rusya Ekonomi Bilimleri Akademisi Ekonomik Kuramlar ve Tahminler Bölümü Başkanıyım. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli yalnız ekonomini değil, küreselleşme ile ilgili tüm sorunların çözülmesinde önemli bir kaynak eser. XX. yüzyılın ortalarında başlayan dünyada büyük değişiklikler oldu, ortaya çıkan olumsuz proseslerin devamı sonucu dünya tüm alanları kapsayan küresel kriz ile karşılaştı. Küresel krizi daha da büyütüp derinleştiren başta ABD olmak üzere oluşturulan şer imparatorluğudur. Bugün insanlığın kaderi, şer imparatorluğunu yöneten ve kendi menfaatleri için çalışan bir grup insana bağlıdır. 90'lı yıllarda Sovyetler birliğinin çöküşünden sonra ABD dünya üzerinde total egemenlik kazandı ve birçok ülkelere ekonomiAfinans, askeri saldırılar yaptı. Küresel şer imparatorluğunun Rusya, Türkiye, Azerbaycan ve diğer ülkelere karşı gerçekleştirdiği yıkıcı politikasına karşı çıkmak için prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli kuvvetli bir temeldir.  Prof. Dr. Haydar Baş'ın modeli evrenseldir. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi'si, ülke ekonomilerini bağımsız ve kendi kendine yeterli kılmak için net tavsiyeler sunmaktadır. Bunun için var olan doğal kaynakları, ekonomik ve sosyal mekanizmaları içeren net kaynakları göstermektedir. Başta Asya Ülkeleri olmak üzere Üçüncü Dünya Ülkelerinin hükümet ve yöneticileri Prof. Dr. Haydar Baş'ın tavsiyelerinden acilen istifade etmek için ilgilenmeleri lazım.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100