25 Kasım 2008 Salı 00:00
97 Okunma
Devletlere para satan global odaklar semiriyor
DİBS sayesinde iç borç yolu ile devletlere para satan global odaklar, hem içeride dış piyasalara oranla çok daha yüksek olan faiz oranından, hem de döviz kurundan kat be kat daha fazla para kazanmaya başladılar. ~|~

 

Örneğin Amerikan sermayedarları, faizden kendi ülkelerinde 100 yılda kazanacakları geliri, ülkemizde bir yılda elde etmektedirler.

Global odakların faiz geliri faturası vatandaşa kesiliyor
Ülkemize son bir kaç yıldan beri gelen sıcak para, sözkonusu "yüksek faiz geliri"nden dolayı gelmektedir. Elbette ki global odaklar, bu kadar kâr elde ederken; devletler de, bu borç ve faizlerini ödemek için Sosyal Güvenlikten ve yatırımlardan vazgeçerek, hatta daha fazla vergi toplamak için yeni vergiler çıkartarak vatandaşlarından elde ettikleri gelirleri bu lobilere aktarmaktadırlar.

Ülkeler, devlet iradesi zayıflatılarak talan ediliyor
Çağdaş temellerini Milton Freadman'ın attığı devletin piyasalardan çekilmesini de tavsiye eden bu anlayış, özellikle geri kalmış ve kalkınmakta olan ülkeleri, tamamen global şirketlerin talan alanı haline dönüştürmüştür. 1994 yılında 117 ülkenin katılımı ile gerçekleştirilen Uruguay raundu ise, 1986'da Uruguay'ın Paunta del Esta şehrinde Ticaret Bakanları Toplantısı ile başlayan ve yedi yıl süren müzakerelerin, 15 Nisan 1994'te Fas'ta imzalanması ile yürürlüğe girmiştir. Aynı rauntta WTO (Dünya Ticaret Örgütü) kuruldu. GATTS antlaşmaları yürürlüğe kondu; yani hizmet sektörü de GATTS anlaşmalarının çatısı altına alındı. Bu görüşmelerde, diğer görüşmelere ek olarak "tarım desteklerinin sıfıra yakın düzeye çekilmesi" karalaştırıldı. Patent ve telif hakları da yine GATT kapsamına alındı; bu sayede teknolojinin bilgisini ve gelişmelerini elinde tutan global şirketlere pazarda monopol olma imkanı tanındı. DTÖ kurularak bünyesinde Tahkim Kurulu oluşturuldu, kurula ambargo yetkisi de verilerek ulus devletler üzerinde, özellikle gelişmekte veya az gelişmiş olan ülkeler üzerinde yaptırım gücü kazandırılmış oldu. GATT anlaşmalarının takibi de DTÖ'nün bünyesine alındı.

Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş


MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu / Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi:
Tüketime teşvik Prof. Dr. Baş'ın projesi
Dünya ekonomisi, büyük bir krizin içindedir ve serbest piyasa ekonomisi çoktan çökmeye başlamıştır. Nitekim  ABD'deki konut kredilerinin geri dönmemesi, önce bankacılık kesimini sonra borsaları vurmuş olması, bu çöküşü su yüzüne çıkarmıştır. Sonra bu dalga dalga dünyaya yayılarak Asya ve Avrupa borsalarının da çökmesine sebep olmuştur. ABD'deki bu krizi Beyaz Saray, ekonomik paket ile tüketicinin cebine 157 milyar dolar koyarak çözmeyi planladı. Bundan başka ABD'nin emisyonu artırma, para basma veya borçlanma yoluna gidebileceği belirtiliyor. Halbuki  Prof. Dr. Haydar Baş "Milli Ekonomi Modeli"  adlı eserinde Türkiye'nin ürettiği mal ve hizmet karşılığı olarak senyoraj hakkını kullanarak para basması gerektiğini yıllarca önce yazmıştı. Ayrıca ABD yönetiminin bir defaya mahsus tüketiciyi desteklemesine karşılık Prof. Baş, herkese "Vatandaşlık Maaşı" ve Ev kadınlarına maaş verilerek tüketimin sürekli teşvik edilmesi gerektiğini  ifade etmişti. Prof. Baş, "Sosyal Devlet  Milli Devlet" adlı eserinde ise Milli Ekonomi Modelinin nasıl uygulanıp hayata geçirebileceğimizi kısaca şöyle açıklamıştır: "Herkese iş bulunacak, vatandaş aç ve açık bırakılmayacaktır. Ayrıca zengin fakir arasındaki eşitsizlik ortadan kaldırılacak, fakir çocukların kendilerini geliştirebilmeleri için fırsat eşitliği sağlanacaktır..."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100