Bu haber kez okundu.

Doğuda tarlalar boş kalacak
RECEP BAHAR/ŞANLIURFA
Türkiye'de tarım kesiminin sorunları ülkemizin her köşesinde benzerlik gösteriyor. Çiftçiler yüksek maliyetler nedeniyle ektiğinden kâr elde edemiyor, sürekli ürün desenini değiştirmek zorunda kalıyor. Başarılı olamayınca da tarlasını, bağını, bahçesini terkederek şehirlere göç ediyor. Güneydoğu'da başka bir sorun kendini gösteriyor: Bölgede yüksek seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle tarım alanlarını sulamak şart... Ancak su yerin oldukça altında olduğu için elektrik kullanılarak motorlarla çekiliyor. Bu da elektrik maliyetlerini tarımda bölgenin ana sorunu haline getiriyor.
Türkiye’de 30 kuruş, ABD’de 8 kuruş
Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası (ŞUTSO) Başkanı E. Sabri Ertekin, basının da hazır bulunduğu bir ortamda Şanlıurfa’nın sorunlarını anlatıyor ve şunları söylüyor: “Şu anda sulama mevsimi olmasına rağmen, sulama elektriğinin pahalı olması dolayısıyla sulama yapılamamaktadır. Bu da hem tarımsal üretimin hem de istihdamın kaybedilmesi demektir. Bakanlar Kurulu kararıyla tarımda kullanılan elektrik fiyatları ve tarifenin düzeltilmesi gerekiyor. Şu anda vergiler dahil elektriğin kilovat/saati 30 kuruştur. Amerika'da olduğu gibi kilovat/saati 8 kuruşu geçmeyecek şekilde düzenlenmelidir. Şanlıurfa bazında 960 bin hektarlık alanın halen 205 bin hektarı sulanmaktadır." Ertekin'e göre Şanlıurfa'nın şu anda tarım ve hayvancılık geliri 5 milyar TL civarında... Ertekin, “Ürün desenini değiştirebilirsek, 2023 yılına kadar arazilerimizi sulayabilirsek, dönüm başına ürün verimi artacaktır. Üretici, ürünlerini dökmemesi lazım... Pazarını da düşünmeliyiz. Sadece tarım ve hayvancılıkta olan 5 milyar TL olan gelirimizi ilk etapta 26 milyar TL son aşamada ise 36 milyar TL’ye yükseltmek mümkün" diyor. 
Sulama yapılmalı ama nasıl?
Van Gölü'nden daha büyük bir su hacmine sahip olan Atatürk Barajı'nın yanı başında yer alan Şanlıurfa'da başta buğday olmak üzere hububat, bakliyat, pamuk ve fıstık tarımı yapılıyor. İlde sulama imkânları tam olarak kullanılabilse fındık bile yetiştirmek mümkün... Şanlıurfa Havalimanı'ndan şehir merkezine giden yolda fıstık bahçeleri dikkat çekiyor. Bir ŞUTSO yetkilisi bana geçen yıl olduğu gibi bu sene de fıstıkta 'yok yılı' olduğunu belirterek, "ABD'de fıstık bahçeleri sulanıyor. Bizde ise bir iki çiftçi bunu yapabiliyor. Sulanan bahçelerde ürün kaliteli ve iri oluyor ve daha çok verim alınıyor. Fıstıkta üretimde oynaklığı engellemek için bahçelerin sulanması gerekiyor" dedi. 
Şanlıurfa'da ve bölgede tarım yapılmaya çalışılan Diyarbakır, Batman ve Mardin'de sulama (elektrik) ücretleri çiftçilerin en büyük sorunu olarak öne çıkıyor. Sulama maliyetlerini Türkiye'nin dört bir köşesinde olduğu gibi mazot, gübre, ilaç ve tohum maliyetleri izliyor. Şanlıurfa'da bir kamu görevlisi bize kayınpederinin 600 dönüm tarlasını olduğunu ancak para kazanamadığını, kendisinin onu desteklediğini aktardı. Bir başka yetkili de yine bana şunları söyledi: "Burada ekip biçmek istiyorsan bedava tarla çok... Tarla sahipleri destekleme primlerini alıyor, tarlayı herhangi bir bedel talep etmeden ekip biçmek isteyene veriyor. Ekip biçen de emeğinin karşılığını aldı aldı, alamadı zarar etti..." “İlde tarımdan para kazanan var mı” sorumuza “serada domates üreten ve ürettiklerini Avrupa’ya pazarlayanların az da olsa para kazandıkları” şeklinde cevap verildi. 
Muş Ovası'nda olduğu gibi Şanlıurfa Ovası'nda da binlerce dönüm tarla boş duruyor. Benzer durum Mardin, Diyarbakır ve Batman'da ya da bölgenin diğer illerinde de mevcuttur.

Milli Ekonomi Modeli olmadan asla
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın sistemleştirdiği Milli Ekonomi Modeli, Türkiye’de çiftçilerin sorunlarına kapsamlı ve sağlıklı çözümler getiriyor. Model öncelikle çiftçiliği özendiriyor ve çiftçilere kazançlı bir kapı açıyor. Model’de elektrik, mazot, gübre, ilaç gibi temel girdiler devlet desteğinde çiftçilere sağlanıyor, dahası ürün alım garantisi ile bu sene yaşanan afetlerde şiddetle ihtiyaç duyulan ücretsiz ‘ürün ve çiftçi sigortası’ temin ediyor.

Dönüm başına 90 TL sulama ücreti
Güneydoğu'da elektrik ücretleri niye çiftçinin canını bu kadar yakıyor? Dicle Elektrik Dağıtım AŞ'nin (DEDAŞ) 2013 yılı için elektrik bedelini (bin metrekare) dönüm başına 90 lira olarak belirledi. Bize verilen bilgilere göre, dönüm başına 90 TL ekilenden biçilenden kazanmak bölge şartlarında mümkün görünmüyor. Bölgede gelişmiş sulama teknikleri kullanılmadığından fazla elektrik kullanılarak yerin metrelerce altından su çekilmekte, sulama yapılmakta. Bu sulama şekli üretim maliyetlerini ciddi şekilde artırıyor ve çiftçiler için büyük bir yük oluşturuyor. Hükümet ise özelleştirilen DEDAŞ'tan yana tavır alıyor ve elektrik borcunu ödeyemeyen çiftçilere destekleme primlerini ödemiyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'a göre, "Büyük miktarlara ulaşan elektrik borçları yapılandırılmalıdır. Bunlar yapılandırılmazsa, destekleme ödemeleri yapılmazsa önümüzdeki yılın üretimi tehlikeye girer." Tarımsal sulamaya ilişkin elektrik borcu bulunan çiftçilere, bu borçları ödeninceye kadar 2014 yılında yapılması gereken tarımsal destekleme ödemeleri verilmiyor. Bir başka ifadeyle destekleme ödemeleri üzerinde bloke bulunuyor. Bölgenin 6 ilinde yıllık elektrik tüketimi yaklaşık 20 milyar kilovat/saat... Bunun 4 milyar kilovat/saati tarımsal sulama yapan 33 bin çiftçi tarafından tüketiliyor. DEDAŞ geçen haftalarda kayıp kaçağı önlemek adına 'helalleşme' kampanyası başlattı. Kampanya ile tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedeli üzerinden yüzde 75'leri aşan düzeyde indirim yapılıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100