Bu haber kez okundu.

Ekonomiye müdahale edilmezse denge noktası bulunmaz
Bütün tabiat kuralları içerisinde, bu kuralların anayasası kabul edilen kanun "Entropi"dir. Yani madde, her zaman kendisinin üzerindeki potansiyel enerjiyi azaltacak yönde hareket eder. Örneğin, dağlar sivri uçları üzerinde durmazlar. ~|~

 

Uzay sürekli soğumakta ve sıfır Kelvin sıcaklığına doğru ilerlemektedir. Her hangi bir kimyasal reaksiyona müdahale ettiğinizde; reaksiyon bu etkiyi azaltacak yönde kendini ayarlar. Vücuttaki hormonsal salgılar, hep bu yönde hareket eder. Merkez?kaç kuvveti, ivmeli hareket vb? bütün tabiat kurallarında hep bu mantık hakimdir.
Eğer siz ekonomiye müdahale etmezseniz; kendi kendine ne dengeye gelir, ne de ilerleme kaydeder. Bir güç olmadan, hiçbir maddi olay kendi kendine ilerleme kaydedemez.
Bir diğer konu da, Marksist düşüncenin, "mülkiyet hakkı"nı insanın kendine "yabancılaşma"sı olarak görmesi meselesidir. Bu realite ile taban tabana zıttır. Nitekim, yeni doğan bir bebekte bile ortaya çıkan ilk duygu "sahiplenme duygusu"dur. İnsanın özüne aykırı bu Marksist yaklaşım ve talep, sosyalist sistemlerde bireylere ait olan zenginlikleri onların elinden alıp devleti idare eden mutlu azınlığın kontrolüne vermiştir.
Sosyalist sistemde halk, devleti idare edenlere çalışmıştır. Kapitalizmde ise halk, devleti kontrol eden global odakların esiridir.

Milli Devlette, devlet halka hizmet için vardır
Oysa Milli Devlet'te "devlet halk için"dir, halka hizmet için vardır. Marksizm ve genel olarak komünizmde de insan tarifi yine sisteme yöneliktir. Marksizm'e göre insan, "üreten ve tüketen bir araç"tır. İnsan, yaşamak için üretime katılmaya mecburdur. İnsan üretime katılmıyorsa, ne tüketme, ne de yaşama hakkına sahiptir. Miras hukukunun reddedilmesi de bu sebepledir. "Herkesin zenginliklerden yararlanması için herkes çalışmak zorundadır. Küçük çocuklar, yaşlı ve hastalar dışında çalışabilecek herkes için genel çalışma zorunluluğu sosyalist ekonomide bir mecburiyettir"

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu / İstanbul Üniversitesi
Bilim, Prof. Dr. Haydar Baş diyor
Dünya kurtuluş için Prof. Dr. Baş'ın tezlerine sarılırken, Türkiye'dekiler çöken Avrupa ve Amerika'nın peşine takılıp onlarla beraber batmayı devlet politikası ve Türk siyaseti zannetmektedirler. Buna siyaset denmez, buna bilimsel akıl denmez; bu batıştır. Körükörüne böyle bir batışa evet demek, Türk milletine ve medeniyetimize olduğu kadar, insanlığa da ihanet derecesinde bir vebaldir. Bu batışa evet dememek için, bilimin gösterdiğini, aklın ve gönlün tastiklediğini fark etmek ve ona sarılmak şarttır. Bu kongre bir kez daha gösteriyor ki, bilim Prof. Dr. Baş diyor, akıl Haydar Baş diyor, ilim ve irfan Sosyal devlet?Milli Devlet diyor. Aklın yolu birdir ve budur. Başka yol da görünmemektedir. Ve netice olarak Prof. Dr. Haydar Baş Beyin Sosyal Devlet ? Milli Devlet anlayışında her milletin ve her ülkenin başkalarına muhtaç olmadan kendi öz sermayesi ile kendi öz kaynakları ile kendi senyoraj hakkı ile yaşayabileceği kalkınabileceği bütün delilleri ile ortaya konmaktadır. Milli Devlet ? Sosyal Devlet her şeyden önce tam bağımsızlık esasına dayanır. Maddelendirmek gerekirse Milli Devlet demek siyasette bağımsızlık demek, Milli Devlet demek ekonomi de bağımsızlık demek, Milli Devlet kültürde bağımsızlık demektir. Hepinize teşekkürlerimi sunarım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100