12 Ekim 2009 Pazartesi 00:00
173 Okunma
Eksik tüketim tamamlanmazsa, dönemsel krizler kaçınılmazdır
Yaptığımız tespitler klasik denge analizlerini boşa çıkarmakta ve yeni denge analizleri yapmayı zorunlu kılmaktadır. Eğer düzenli olarak eksik tüketimi tamamlamak için hane halklarının gelir düzeyini yükseltici bir sosyal devlet modeli devreye konmazsa, dönemsel krizler kaçınılmaz bir netice olur. ~|~

 

Senyoraj hakkı mutlaka kullanılmlıdır
Üretim ile tüketim arasında oluşan bu eksikliği tamamlamak için devletin senyoraj hakkını kullanması ve bunu da sosyal devlet modeli ile tüketim kesimine aktarması gerekmektedir. Temelde üretim ile tüketim arasında meydana gelen farkın iki sebebi vardır. Birincisi yukarıda da ifade ettiğimiz gibi yapısaldır. Diğeri de paranın stoklanması sonucu meydana gelen gelir dağılımındaki dengesizliktir. Gelir yapısındaki bu bozukluk tüketim harcamalarını daha da aşağıya çekmektedir.

Tüketimin daralması üretimi de azaltır
Tüketimin eksik kalması yani üretim karşısında yetersiz olması, zaman içerisinde üretimi de azaltacaktır. Azalan üretim gelirlerinin azalmasına ve tüketimin daha da düşmesine neden olur. Bu, zincirleme reaksiyon gibi devam eder. Çözüm olarak kamu harcamalarını arttırmak anlık bir çözüm getirir. Oysa asıl olması gereken bu zincirleme tüketim daralmasını tetikleyen yukarıda ifade ettiğimiz problemleri çözüme kavuşturmaktır. Ayrıca belli bir hesap dahilinde yapılmayan, hele hele faizle alınan maliyetli para ile yapılan kamu harcamaları ekonomileri borç ve faiz batağının içine sokmaktadır.

Vergilerin artışı tüketimi daraltır
Buna mukabil arttırılan vergiler sonuçta daha fazla bir tüketim daralması ve aynı zamanda maliyet enflasyonuna sebebiyet vermektedir. Bunun adı da stagflasyondur.
Üretim mukabili piyasada bulunması gereken beli bir para miktarı vardır. Para bahsinde bunu formülize etmiştik. Ancak tüketim sadece piyasadaki para miktarına değil aynı zamanda hane halklarının gelir düzeyine de bağlıdır. Para miktarının artması demek tüketimin aynı paralellikte artması demek değildir. Bu para miktarının aynı zamanda herkesin sahip olacağı şekilde ekonominin çarkları içerisinde dolaşımda olması zaruridir. Ancak bu şartla tüketim harcamaları piyasayı dengeleyecek seviyeye ulaşabilir.

Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş


MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER

Prof.Dr.Tofik Guliyev / Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi
İnsana verdiği değer çok büyük
Pek çok sorunun çözümlenmesinde, kavranılmasında Prof.Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" özel bir önem taşıyor. Bu modelin insana verdiği değer çok büyük. Burada ekonomik menfaatler, diğer menfaatlerle uzlaşarak bir araya geliyor.
İnsan merkezli model
Milli Ekonomi Modeli'nin insanı merkeze oturtması, insanın ihtiyaçlarından yola çıkarak çözümler sunması oldukça önemli. Prof. Dr. Haydar Baş, Modelini sağlam bir temele dayandırıyor.
Modelin temelinde ahlaki değerler de var
Milli Ekonomi Modeli, bir ülkede olması gereken sadece ekonomik iyileştirmeleri ortaya koymuyor. Model, topyekün bir kalınmanın formulünü içeriyor. Prof. Dr. Haydar Baş'ın bu fikirleri normal bir toplumun oluşmasına, şekillenmesine ve devletlerarası ilişkilerin iyileştirilmesi bakımından çokça öneme sahiptir. Çünkü bu modelin temelinde manevi, ahlaki değerler de yer alıyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100