29 Aralık 2005 Perşembe 00:00
212 Okunma
En düşük işgücü Türkiye'de
İşsizlik Türkiye'nin en büyük sorunu olmaya devam ediyor... Türkiye, OECD ülkeleri arasında en düşük işgücüne katılım oranına ve en yüksek işgücüne dahil olmayan nüfusa sahip ülke konumunda. ~|~ Merkez Bankası Danışmanı Ercan Türkan, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında en düşük işgücüne katılım oranına ve en yüksek işgücüne dahil olmayan nüfusa sahip ülke olduğunu belirterek, işgücüne katılım oranları ya da işgücüne dahil olmayan nüfus oranını OECD ülkeleri ortalamalarına yakınsadıkça, orta ve uzun vadede daha fazla insana iş sahası açılması gereğinin ortaya çıkacağını söyledi.

Türkan, "Türkiye'de İşgücünün Yapı ve Dinamikleri: Gelişme ve Değerlendirmeler" konulu araştırmasında Türkiye ile diğer OECD ülkelerindeki işgücüne katılım oranlarını karşılaştırdı. Türkan'ın OECD'nin verilerinden yaptığı değerlendirmeye göre, Türkiye'de 2000'de yüzde 47.6 olan işgücüne dahil olmayan çalışma çağındaki nüfusa oranı 2001 ve 2002'de yüzde 47.7, 2003'te yüzde 48.9 ve 2004'te de yüzde 48.5 düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu oran AB 15'te 2004 sonu itibariyle yüzde 29.2 olarak tespit edildi.

AB 15'te işgücüne dahil olmayanların oranı 2000 ve 2001'de yüzde 30.5, 2003'te yüzde 30.1 ve 2003'te de yüzde 29.8 düzeyinde gerçekleşmişti. OECD ülkelerinin ortalamasında ise işgücüne dahil olmayanların oranı 2000'de yüzde 29.9, 2001 ve 2002'de yüzde 30, 2003'te yüzde 30.2 ve 2004 yılında ise yüzde 29.9 olarak belirlendi. Türkiye'yi 2004 sonu itibariyle işgücüne dahil olmayan nüfus sıralamasında yüzde 39.5'le Macaristan, yüzde 37.5'le İtalya, yüzde 37.2'yle Meksika, yüzde 35.8'le Polonya, yüzde 34'le Kore izledi.
Türkan, Türkiye ile Türkiye dışında en düşük oranlara sahip Macaristan, İtalya, Meksika ve Polonya'nın ortalamaları arasında 1.2 kat fark oldunu kaydetti.

Peki sebep ne?
Türkan, Türkiye'de işgücüne dahil olmayan nüfustaki yüksek seviyenin nedenlerini şöyle sıraladı: "İş bulma ümidi kalmayan fertlerin (kadın ve erkek) iş aramadan vazgeçerek işgücüne dahil olmaması, ?Ücretlerdeki düşüklük nedeniyle işgücü piyasası dışında kalmayı, ev işleri ve çocuk bakımı suretiyle aile bütçesine daha fazla katkıda bulunulacağına inanılması, Kayıtdışı istihdamın yaygın olması nedeniyle, özellikle kadınların çalışılması durumunda bile sosyal güvenlik şemsiyesi altına girememesinin yarattığı isteksizlik, ?Köyden kente göçlerin kadınları işgücünden uzaklaştırması, ?Emeklilik yaşının özellikle önceki uygulamalarda düşüklüğü nedeniyle erken yaşta emekliliğin tercih edilmesi, ?Ortalama eğitim düzeyinin uzaması ve işgücünün eğitim düzeyinin düşüklüğü, ?Türkiye'deki mevsimlik (part?time) çalışma kültürünün kısıtlılığı nedeniyle, tamamen işgücü piyasası dışında kalmak zorunda olunması."     

Daha fazla insana iş sahası açılması lazım
Türkan, Türkiye'de işgücüne katılım oranları ya da işgücüne dahil olmayan nüfus oranının OECD ülkeleri ortalamalarına yakınsadıkça, orta ve uzun vadede Türkiye'de işsizlik oranının yükselmesi, diğer bir deyişle daha fazla insana iş sahası açılması gereğinin ortaya çıkacağını kaydetti. Türkan, "Orta ve uzun vadede Türkiye'nin işgücü açısından uyum maliyetinin göreceli olarak daha yüksek olacağı düşünülmelidir" tespitinde bulundu. 
    
İşsizlik oranı yüzde 20.6'ya çıkıyor
Türkan, atıl işgücü olarak adlandırılabilecek "eksik istihdam", "mevsimlik çalışanlar" ve "iş aramayıp işbaşı yapmaya hazır olanların" işgücüne dahil olmaya karar verip, işgücü piyasasına yönelmeleri durumunda işsizlik oranının doğal olarak önemli ölçüde yükseleceğini söyledi. Türkan, söz konusu atıl işgücünün işsiz tanımına dahil edildiğinde, işsizlik oranlarının iki katın üzerinde yükseldiğine işaret ederek, "2005 yılının ilk dokuz aylık ortalamaları esas alındığında, klasik genel işsizlik oranı yüzde 10.1'ken, atıl nüfus da dahil edildiğinde yüzde 20.6'ya yükselmektedir" tespitinde bulundu. Türkan, Türkiye'de genel refah düzeyini artırmak için sadece işsizlerine değil, işgücüne dahil olmayanlara da iş yaratmak gerektiğine dikkat çekti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100