Bu haber kez okundu.

Hayvancılık stratejik önemi haiz bir sektördür
Bugün ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesinde kişi başına tüketilen hayvansal ürün miktarı önemli bir kriter sayılmaktadır. ~|~

 

Ayrıca hayvancılık sektörünün, göç olaylarını azaltmak, çeşitli sanayi dalları için hammadde sağlamak ve işsizliği azaltmak gibi devlet ekonomisine de çeşitli faydaları vardır.

Kaynaklar vatandaşlar için kullanılmalıdır
Globalizmin "kaynaklara erişim savaşı"na dönüştüğü günümüzde, her türlü kaynağımızın yalnızca milli menfaatler istikametinde değerlendirilmesi ve sadece vatandaşlarımız için kullanılması gerekmektedir
Sosyal Devlet karakterli Milli Devlet, diğer doğal kaynaklarda olduğu gibi, hayvancılık sektörüne de stratejik önemini dikkate alarak sahip çıkmaktadır. Bu bağlamda dışa bağımlı bir hayvancılık anlayışı yerine; IMF reçeteleriyle bitme noktasına gelen bu sektörü, var olan ve yeten imkânlarımızla tekrar
ayağa kaldırmak anlayışı uygulanmalıdır. Bunun için tam bir devlet desteği ve mili bir politika şarttır.
ABD sadece kanatlı hayvan ihracatından 2005 yılında 10 milyar ABD Doları gelir elde etmiştir. Bu miktar 2006 yılında ise 13 milyar dolara ulaşmıştır.

Milli Devlet etkili adımlar atacaktır
Bu rakamları dikkate aldığımızda ülkemizde sadece tavuk ihracıyla bile, hem yüksek bir gelir elde edebilir hem de istihdama ciddi katkılar sağlayıp gelir dağılımda adaletin oluşmasına destek olunabilir. Milli Devlet'in tarımda atacağı adımlar, hayvancılık ve balıkçılık için de geçerlidir. Milli Devlet olarak hayvancılığa verilecek desteklerden bazıları şöyle sıralanabilir:
Hayvancılıkla uğraşanlara sıfır faizli kredi desteği verilecektir. Böylelikle başta küçük ve orta işletmeler olmak üzere, üreticilerin büyümesine, hayvan sayısının artmasına imkan tanınacaktır. Üreticinin finansman sorunun çözülmesiyle birlikte hayvan sayısında sağlanacak artış, et ve süt fiyatlarının ucuzlamasına da imkan tanıyacağı için tüketicinin de yüzü gülecektir.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Sabden Orazalı / Kazakistan Bilim Adamları Kurul Başkanı
Bu tezle müreffeh bir ülke oluşturmak mümkün
Globalleşme sonucu kazanan kim? Hakikatte kazanan gelişmiş ülkeler ve onların fertleridir ve aslan payını Amerika kazanmaktadır. G7 ülkeleri uluslararası kuruluşların siyasetini belirlemektedirler. Globalleşme sürecinde Türk devletleri, geri kalmış diğer ülkeler, bu sürece nasıl karşı koyabilirler? Büyüyen ve gittikçe hazımsızlaşan bu süreçle kendi iktisatlarımız ne derecede rekabet edebilirler? İşte bu noktada elimizde bir tez var. Milli ekonomi modeli tezi ve bu tezin sosyal devlet anlayışı: Ülkelerin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olmasının, kendi içlerinde dengeli ticareti geliştirebilmelerinin, iç ve dış harcamalarını borçlanmadan temin edebilmelerinin yollarına yapılan saptamaları burada görüyoruz. Burada, ülkelerin ve milletlerin kalkınmasının ve ekonomik bağımsızlığının ayakta tutabilmelerinin, globalleşmenin kötü etkilerinden kurtulabilmelerinin yolları anlatılmaktadır. Bu sayede öncelikle devletin kendisi ayağa kalkacak ve sonrasında bu durum sosyal devlet anlayışıyla vatandaşa yansıyacaktır. Dengeli, müreffeh ve gelişmiş, dünya ile rekabet edebilen bir ülke oluşturmak mümkün olabilecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100